Siber güvenlik denince çoğumuzun aklına karanlık bir odada kapüşonlu biri geliyor. Oysa mesele o kadar uzak değil. Hatta fazlasıyla yakın...
Cebimizdeki telefon kadar, evdeki internet kadar, kullandığımız sosyal medya hesabı kadar bizimle ilgili bir konu bu.
Artık hayatımızın büyük kısmı dijitalde geçiyor. Banka işlemleri, özel yazışmalar, fotoğraflar, iş dosyaları… Hepsi birkaç tık uzağımızda. Kolaylık sağlıyor mu? Evet. Ama aynı zamanda yeni bir kırılganlık da yaratıyor.
“Benim neyim var ki çalınacak?” düşüncesi en tehlikelisi. Çünkü mesele sadece para değil. Kimliğiniz, e-posta hesabınız, sosyal medya profiliniz… Bunlardan biri ele geçirildiğinde diğerlerine ulaşmak sanıldığından daha kolay. Bir yerde kullandığınız zayıf bir şifre, bütün dijital hayatınızın kapısını aralayabiliyor.
Aslında çoğu açık, büyük teknik saldırılardan değil küçük ihmallerden doğuyor. Aynı şifreyi her yerde kullanmak, gelen her bağlantıya düşünmeden tıklamak, herkese açık Wi-Fi ağında banka hesabına girmek… Bazen güvenlik açığı dediğimiz şey, sadece acelecilik oluyor.
Şirketler için durum daha da hassas. Veri sızıntısı artık sadece teknik bir sorun değil; güven meselesi. Bir kurumun verilerinin çalınması, sadece maddi zarar değil, itibar kaybı demek. Ve itibar kaybının telafisi, çoğu zaman maddi zarardan daha zor.
Üstelik tehditler de değişti. Eskiden bireysel hacker hikâyeleri konuşulurdu. Şimdi organize yapılar, otomatik saldırılar, hatta gelişmiş yazılımlar devrede. Ama savunma tarafı da boş değil. İki adımlı doğrulama, biyometrik girişler, düzenli güvenlik güncellemeleri… Bunlar artık lüks değil, temel ihtiyaç.
Belki de siber güvenliği abartılı bir teknik konu gibi görmekten vazgeçmeliyiz. Bu, dijital çağın günlük alışkanlığı. Nasıl evden çıkarken kapıyı kilitliyorsak, internette de bazı kapıları kapatmayı öğrenmeliyiz.
Tamamen güvende olmak mümkün değil. Ama daha dikkatli olmak mümkün. Ve bazen tek bir güçlü şifre, düşündüğümüzden daha büyük bir fark yaratıyor.
Çünkü günün sonunda gerçek şu:
Dijital dünyada ne kadar bilinçliysek, o kadar güvendeyiz.