'Eski Turkiye'nin zenginliğiydi mizah... Mizah yazarları, çizerleri en sert yorumları ile siyasetcilere yüklenir, çok büyük sorunlar da yaşanmazdı. Siyasetçileri hicveden, tiye alan bir "Plastip Show" vardı ve hem de devlet televizyonunda ilk çıkışını yapmıştı...
Ülkemizde bir zamanlar mizah, gündelik hayatımızda daha yaygındı ve günümüze oranla çok daha hoşgörü ile karşılanırdı. Zaman zaman bazı yargılamalar ve cezalandırılmalar yaşansa da adeta istisna düzeyindeydi. Mizah dergileri basın dünyasının önemli bir unsuruydu. Bugünkü hoşgörüsüz kısır ortam yerine daha özgür denebilecek bir ortam vardı.
Çok değil 90'lı yıllarda da durum böyleydi. O yılların mizah üretiminin yoğun ve yaratıcı günlerinde bir grup gencin yaptığı yenilik büyük bir ilgi yaratmıştı.

"PLASTİP SHOW" ADETA EFSANEYDİ...
20'li yaşlarda 20 kişilik yaratıcı yeteneğe sahip genç bir ekip, siyaset dünyamızın liderlerinin kukla tiplemeleri ile mizahta bir efsane olmuştu. O yıllarda televizyon yayınları bile henüz yeni sayılırdı. Siyaset dünyamızın karakterleri, gerçek halleri ile boy gösterirken, bu defa plastikten kuklalar olarak karşımızdaydı.
Her ne kadar Fransız mizah programı "Les Guignols"un Türkiye uyarlaması olsa da bize özgü bir yorumuydu.
Bu 3 dakikalık gösterilerde
siyasetçilerimizin diyalogları, kendilerine has yorumları, dillerine pelesenk olmuş kalıplaşmış lafları, gafları, çelişkileri, antidemokratik yaklaşımları, toplumun tepkisini çeker; hicvedilir, tiye alınırdı.
Bu formatta, adeta yeni bir televizyonculuk türü ortaya konulmuştu.

HEM DE DEVLET KANALINDA
Bu yenilik, televizyon yayıncılığında önemli bir iz ve yakın tarihimize önemli belgeler bırakan Mehmet Ali Birand'in da ilgisini çeker ve bir programını Plastip Show'a ayırır.
Cüneyt Özdemir'in anlatımı ile Plastip Show'un oluşum süreci ve mizaha yeni yaklaşımı konu edilir.
Programın Yapımcısı Cihat Hazardağlı, bu şov projesinin ortaya çıkış hikayesini anlatırken ilginç bir noktaya dikkat çekecektir. Bu politik mizah şovu, hem de bir devlet kanalı olan TRT Televizyonunda yayınlanacaktı.

BARIŞ MANÇO SİYASETÇİLERİ SORGUYA ÇEKİYOR
Ünlü müzisyen Barış Manço, özel bir bölümde; "7'den 77'ye" programını Plastip Show formatında yapar.
Manço, kendi üslubu ile siyasetçileri eleştiriyor. Manço, bu bölümün adını İkinci Cumhuriyetçilere bir gönderme ile "İkinci Kahvaltı" koymuştur.
Evren ile Manço arasında su diyalog geçer:
Barış Manço - Nasılsıniz sayın Evren?
Kenan Evren - Sıkılıyorum be Barış; ne arayan var ne soran. Eskiden öyle miydi? Simdi Yeni Demokrasi Hareketi diyorlar. Biz bir harekat yapmıştık ne yeni demokrasi kalmıştı ne de eski demokrasi...
Barış Manço - Yakında Marmaris'e gelmeyi düşünüyorum.
Kenan Evren - Gel gel; merkezde 'Leonardo Evren' diye sor hemen gösterirler. Orada benimle öyle dalga geçerler...
EN UÇTA DENEBİLECEK KARİKATÜRLER, GAZETE MANŞETLERİNDE, DERGİ KAPAKLARINDAYDI
O yıllarda karikatürler, en uçta, en sert çizimleri ile gazetelerde, dergilerde etkindi. Örneğin Milliyet Gazetesi'nde her gün birinci sayfanın göbeğinde siyaset gündemine uygun bir karikatür yer alırdı. Bu karikatürleri Bedri Koraman çizerdi.
Ünlü mizah dergisi Gırgır, binlerce tiraj yapar, neredeyse gündemi oluştururdu.
Zaman zaman tiplemesi yapılan kişilerden tepkiler de gelirdi. Bunlardan biri de Sinema Oyuncusu Kadir İnanır'dı. İnanır'ın tepkisi bir gazetede; "Plastip'çileri yamultacağım!" başlığı ile verilmiş.
Fakat daha çok gülünür geçilirdi...