NAZİF İLBOZ


Güneş tepede, toprak kavruluyor, yapraklar kıvrılıyor… Domates ve biberlerde ise beyazlaşma, sararma, siyahlaşma, buruşma ve çürüme görülüyor. Peki bütün bunların nedeni yalnızca aşırı sıcak mı? Hayır. Asıl sorun çoğu zaman sıcaklıkla birlikte yapılan yanlış sulama, bitkinin yapraksız kalması ve topraktaki nem dengesinin bozulması.

Yazın en sıcak günlerinde bahçeye girip domates ve biberlere baktığımızda insanın içi gerçekten acıyor.

Daha birkaç gün önce sağlıklı görünen domatesin bir tarafında beyazımsı-sarı bir leke… Sonra o bölge kuruyor, kahverengileşiyor, siyaha dönüyor. Bir süre sonra çürüme başlıyor.

Biberlerde ise başka bir tablo var.

Meyveler buruşuyor, güneşe bakan tarafları renk değiştiriyor, bazıları kararıyor. Yapraklar içe doğru kıvrılıyor. Bitki adeta kendisini güneşten korumaya çalışıyor.

“Bitkiyi susuz bırakmayalım” derken acaba fazla su vererek başka bir probleme mi yol açıyoruz?


Güneş yanığı neden olur?

Domates ve biberlerde görülen her siyahlaşma güneş yanığı değildir. Ancak özellikle meyvenin doğrudan güneşe bakan tarafında başlayan açık sarı, beyazımsı veya gri lekeler güneş yanığının tipik işaretleri olabilir.

Güneş yanığında meyvenin güneşe bakan yüzeyi aşırı ısınır. Önce renk açılması ve dokuda bozulma görülür. Daha sonra bölge kuruyabilir ve bu hasarlı doku mantar ve bakterilerin yerleşmesiyle çürümeye başlayabilir.

Güneş yanığı oluşmuş domates veya biber eski haline dönmez.

Dolayısıyla mücadele, hasar oluştuktan sonra değil, oluşmadan önce başlamalıdır.


En büyük koruma yaprağı korumak

Domates ve biberin meyvesini güneşten koruyan en önemli doğal şemsiye yine kendi yapraklarıdır.

Bu nedenle aşırı sıcaklarda “bitkiyi havalandırayım” düşüncesiyle gereğinden fazla yaprak temizlemek doğru değildir.

Özellikle meyvelerin güneş gören tarafı çıplak bırakılırsa güneş yanığı riski artar.

Elbette hastalıklı, tamamen kurumuş veya bitkiye artık fayda sağlamayan yapraklar temizlenebilir. Ancak sağlıklı yaprakların tamamını güneşten kaçırmak adına budamak, sıcak hava dalgasında ters etki yaratabilir.

Nitekim yüksek sıcaklıklarda yaprak kıvrılması bitkinin su kaybını azaltmaya yönelik doğal bir savunma mekanizmasıdır.


“Çok su verirsem sıcaklığı dengelerim” düşüncesi yanlış

Bahçelerde en sık yapılan hatalardan biri bu. Toprak kurudu diye bitkiye bir anda bol miktarda su vermek… Sonra birkaç gün hiç sulamamak… Ardından yeniden aşırı su vermek…

Domates ve biber için asıl tehlike çoğu zaman susuzluktan çok nemin sürekli değişmesidir.

Düzensiz sulama; meyve çatlamasına, çiçek burnu çürüklüğüne ve çeşitli fizyolojik problemlere yol açabilir. Özellikle domates ve biberlerde kalsiyumun meyveye taşınmasını da olumsuz etkileyebilir. Buradaki sorun her zaman toprakta kalsiyum bulunmaması değildir; bitkinin suyu düzenli şekilde alamamasıdır.


Kaç günde bir sulamak gerekir?

İşte burada herkesin uygulayabileceği tek bir rakam vermek yanıltıcı olur. Sulama sıklığını toprağın yapısı, hava sıcaklığı, rüzgar. Bitkinin büyüklüğü, meyve yükü, malç kullanımı, güneşlenme süresi, damla sulama sisteminin debisi belirler.

Kumlu toprak daha çabuk su kaybeder. Killi toprak suyu daha uzun süre tutar.

Bu nedenle “domatesi kesinlikle üç günde bir sulayın” demek yerine toprağın nemini kontrol etmek çok daha doğrudur.

Parmağınızı veya küçük bir el aletini toprağa birkaç santimetre sokun.

Toprak yüzeyinin kuru görünmesi tek başına yeterli değildir. Kök bölgesinin durumuna bakmak gerekir.

Domates için genel bahçe yetiştiriciliğinde haftada yaklaşık 1 inç yani 25 milimetre su bir referans olarak veriliyor; ancak çok sıcak, rüzgârlı dönemlerde ve kumlu topraklarda ihtiyaç artabilir. Önemli olan suyu yüzeysel ve sık sık serpiştirmek yerine kök bölgesini yeterince nemlendirmektir.


Sabah sulamak neden daha doğru?

Çok sıcak günlerde sulama zamanlaması da önem kazanıyor. En uygun dönemlerden biri sabahın erken saatleri.

Sabah sulamasında bitki günün sıcaklığı başlamadan suya ulaşır. Toprak nemlenir ve bitkinin gün içerisindeki su stresini azaltmaya yardımcı olur.

Akşam sulamasında ise özellikle yaprakların ve gövdenin ıslanması hastalık riskini artırabilir.

Bu nedenle mümkünse suyu yaprağın üzerine değil, doğrudan kök bölgesine vermek gerekir. Damla sulama veya toprağa yakın çalışan sulama sistemleri bu açıdan avantajlıdır.


Toprağın üzerini boş bırakmayın

Aşırı sıcaklarda bahçenin en büyük yardımcılarından biri de malç.

Domates ve biberlerin kök çevresindeki toprağın üzerini saman, kuru ot, uygun organik materyal, yaprak, bahçe malcı, gibi malzemelerle kaplamak toprağın doğrudan güneş altında kalmasını azaltır.

Böylece buharlaşma yavaşlar ve sulamalar arasındaki nem daha uzun süre korunabilir. Bu aynı zamanda sıcak günlerde kök bölgesinin aşırı ısınmasını da azaltmaya yardımcı olur.


Biber neden özellikle güneş yanığına açık?

Biberde güneş yanığı ciddi bir sorun haline gelebilir. Özellikle yaprak örtüsü zayıflamışsa ve meyveler doğrudan güneşe maruz kalıyorsa risk yükselir.

Güneşe doğrudan maruz kalan meyvenin yüzeyi aşırı ısınır; doku kurur, renklenme bozulabilir ve daha sonra çürüme başlayabilir. İyi yaprak örtüsü ve düzenli toprak nemi güneş yanığını azaltan iki önemli unsurdur.

Sağlıklı yaprağı koru, kökü susuz bırakma, toprağı da çamura çevirme.


Domatesin altı neden siyahlaşıyor?

Domatesin güneşe bakan tarafı beyazlaşıp, kuruyup sonra çürüyorsa güneş yanığı ihtimali düşünülebilir.

Ama domatesin çiçek ucunda, yani sapın karşı tarafında kahverengi-siyah, çökmüş bir alan oluşuyorsa akla başka bir problem gelir:

Çiçek burnu çürüklüğü.

Bu durum özellikle düzensiz sulama ve kökün suyu düzenli alamamasıyla ilişkilidir. Etkilenen bölge ikincil mantar ve bakterilerin giriş noktası haline gelerek daha sonra çürüyebilir.

Burada hemen “toprakta kalsiyum yok” diye düşünmek de doğru değildir.

Çoğu durumda mesele, kalsiyumun bitki tarafından meyveye yeterince taşınamamasıdır.

Dolayısıyla ilk yapılacak iş sulama düzenini düzeltmek.


Çok sulamanın zararı nedir?

Bitki susuz kalmasın diye sürekli su vermek de doğru değildir. Aşırı ıslak toprak; köklerin havasız kalmasına, kök sisteminin zarar görmesine, hastalık riskinin artmasına, besin maddelerinin dengesinin bozulmasına neden olabilir.

Üstelik çok sulamak, düzensiz sulamanın yarattığı problemi de çözmez.

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın biber yetiştiriciliği materyalinde de biberin suyu sevmesine rağmen aşırı sulamadan ve çok ıslak topraktan kaçınılması gerektiği belirtiliyor.


Siyahlaşan ve çürüyen meyveyi bitkide bırakmayın

Güneş yanığı almış, yumuşamış, siyahlaşmış veya çürümeye başlamış meyveyi “belki düzelir” diye bitkinin üzerinde tutmak doğru değildir.

Çünkü hasarlı doku, ikincil mantar ve bakterilerin yerleşmesi için uygun ortam oluşturabilir.

Bu meyveleri koparıp bahçeden uzaklaştırmak daha doğru olur.

Ancak burada da bir uyarı: Hastalıklı meyveyi kopardıktan sonra aynı makas veya bıçakla sağlıklı bitkileri kesmeyin.

Kullandığınız aletleri temiz tutun.


Gölgeleme yapılabilir mi?

Aşırı sıcaklıkların birkaç gün üst üste devam ettiği dönemlerde özellikle küçük bahçelerde geçici gölgeleme düşünülebilir.

Ancak amaç bitkiyi tamamen karanlığa almak değil.

Amaç öğle saatlerinde gelen aşırı ve yakıcı güneş yükünü azaltmaktır.

Özellikle meyvelerin doğrudan güneşe maruz kaldığı bölümlerde uygun gölgeleme materyalleri kullanılabilir.

Fakat gölgeleme yapılırken hava dolaşımının tamamen kesilmemesi gerekir.

Çünkü sıcak, havasız, nemli ortam bu kez mantar ve bakteriyel hastalıkların önünü açabilir.


Bahçede sıcak havaya karşı öneriler

Sağlıklı yaprakları gereksiz yere kesmeyin. Domates ve biberi susuz bırakıp ardından birden fazla miktarda su vermeyin. Mümkünse damla sulama kullanın. Sulamayı sabahın erken saatlerine alın. Suyu mümkün olduğunca yapraklara değil kök bölgesine verin.Toprağın nemini parmakla veya basit bir toprak kontrolüyle takip edin. Kök çevresinde malç kullanarak buharlaşmayı azaltın. Güneşe doğrudan maruz kalan meyveleri koruyacak yeterli yaprak örtüsünü muhafaza edin. Güneş yanığı veya çürüme başlamış meyveleri bitkinin üzerinde bekletmeyin. Aşırı gübreleme yapmayın. Özellikle sorun yaşanırken rastgele kalsiyum, azot veya başka bir gübre yüklemek yerine mümkünse toprak analizi yaptırın.