Ne zaman protein konuşulsa aklımıza ilk gelen şey kırmızı et, tavuk ya da yumurta oluyor. Hatta birçok kişi "Protein alacaksam et yiyeceğim" diye düşünüyor. Oysa bizim mutfağımızın yıllardır sofralardan eksik etmediği, belki de kıymeti en az bilinen besinlerden biri var: Yeşil mercimek.



Çocukluğumuzda annelerimizin pişirdiği yeşil mercimek yemeği ya da mercimekli bulgur pilavı çoğumuz için sıradan bir akşam yemeğiydi. O zamanlar kimse protein hesabı yapmazdı. Kimse "Süper gıda" demiyordu. Ama bugün dönüp baktığımızda aslında o tabakların ne kadar değerli olduğunu daha iyi anlıyoruz.
Son yıllarda sağlıklı beslenme deyince ithal tohumlar, egzotik meyveler ya da pahalı besinler konuşuluyor. Oysa market rafında sessizce duran bir paket yeşil mercimek, çoğu zaman bunların hepsinden daha fazla fayda sağlayabiliyor. Üstelik cebi de zorlamıyor.



Yeşil mercimeğin en büyük artılarından biri yalnızca protein içermesi değil. Aynı zamanda lif açısından da oldukça zengin. İşte bu yüzden uzun süre tok tutuyor, sindirimi rahatlatıyor ve kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı oluyor. Özellikle gün içinde sürekli acıkan ya da tatlı krizleri yaşayanlar için iyi bir seçenek olabilir.
Bir başka güzel tarafı da kalp dostu olması. Düzenli ve dengeli beslenmenin bir parçası olarak tüketildiğinde kötü kolesterolün kontrolüne katkı sağlayabiliyor. İçerdiği demir ve magnezyum sayesinde de vücudun ihtiyaç duyduğu önemli mineralleri karşılamaya yardımcı oluyor. Özellikle et tüketimini azaltanlar için oldukça değerli bir alternatif.



Elbette burada küçük bir parantez açmak gerekiyor. Son günlerde sık sık "Yumurtadan daha fazla protein içeriyor" başlıklarını görüyoruz. Bu tür cümleler biraz dikkatli okunmalı. Çünkü karşılaştırmalar çoğu zaman 100 gram üzerinden yapılıyor. Bir kişinin tek seferde 100 gram kuru mercimek tüketmesiyle bir ya da iki yumurta yemesi aynı şey değil. Yani, porsiyon miktarı ve beslenmenin bütünü de en az protein kadar önemli.
Bence asıl çıkarılması gereken sonuç şu: Sağlıklı beslenmek her gün pahalı ürünler tüketmek anlamına gelmiyor. Bazen mutfağımızda yıllardır duran, hatta çoğu zaman ikinci plana attığımız besinler, vücudumuz için en doğru tercihler olabiliyor.



Belki de sofralarımıza biraz daha sık yeşil mercimek koymanın zamanı gelmiştir. Çünkü bazen en değerli besinler, en gösterişsiz olanlardır.