MALUM KİŞİ
Siyasetin en ilginç tarafı, dün söylenen sözlerin yıllar sonra dönüp sahibinin kapısını çalabilmesidir. Türkiye siyasetinde bunun sayısız örneği var. Bugün Balıkesir'de konuşulan konu, sıradan bir siyasi dönüşüm hikâyesinden çok daha fazlasını içeriyor.
Bir tarafta, 2017 yılında dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP yönetiminin önde gelen isimleri hakkında savcılığa giderek suç duyurusunda bulunan dünün DP ve AK Partilisi, bugünün CHP’lisi ve Karesi Belediye Başkanı Mesut Akbıyık var.
Diğer tarafta ise bugün yeniden CHP'nin genel başkanlık koltuğunda oturan aynı Kemal Kılıçdaroğlu.
Aradan geçen yıllar içerisinde Türkiye siyaseti değişti, partiler değişti, ittifaklar değişti, siyasi pozisyonlar değişti. Ancak Balıkesir Adliyesi'nin önünde çekilen o fotoğraf ve yapılan o açıklamalar unutulmadı.
***
O günlerde Mesut Akbıyık, yaklaşık 40 kişilik bir grupla birlikte adliye önüne gelmiş, yalnızca bir eleştiri yapmakla yetinmemiş, doğrudan suç duyurusunda bulunmuştu. Açıklamalarında Kemal Kılıçdaroğlu'nu, dönemin Grup Başkanvekilleri Özgür Özel, Engin Altay ve Engin Özkoç'u hedef almış, hatta onları "FETÖ kaynaklı kampanya yürütmekle" suçlamıştı.
Dahası vardı.
Akbıyık, açıklamasında "Kemal Kılıçdaroğlu'nun FETÖ ile ilişkilerini ortaya koyan birtakım başlıklar artık sıklıkla gündeme gelmektedir" diyerek son derece ağır ithamlarda bulunmuştu. O günkü siyasi atmosfer düşünüldüğünde, bu sözlerin sıradan bir polemik olmadığı açıktı.
Bugün ise aynı Mesut Akbıyık, CHP'nin seçilmiş bir belediye başkanı.
Üstelik bu noktaya geliş hikâyesi de başlı başına dikkat çekici.
***
Siyasete Demokrat Parti saflarında başlayan Akbıyık, daha sonra Süleyman Soylu'nun AK Parti'ye geçiş sürecinde onun en yakın çalışma arkadaşlarından biri olarak siyasi yolculuğunu sürdürdü. AK Parti'den Karesi belediye meclis üyeliği yaptı, milletvekili aday adaylığı için görevinden ayrıldı.
Sonrasında ise siyasetin yönü değişti.
2024 yerel seçimleri öncesinde CHP'nin Karesi Belediye Başkan adayı oldu.
Bu adaylık Balıkesir CHP örgütlerinde ciddi tartışmalara yol açtı. Parti tabanının önemli bir bölümü, yıllarca merkez sağ ve AK Parti siyaseti içerisinde yer alan bir ismin CHP'nin adayı yapılmasına itiraz etti. Ancak genel merkez farklı düşündü.
Daha doğrusu, Balıkesir kulislerinde yaygın şekilde konuşulduğu üzere, bugün Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ahmet Akın'ın güçlü desteğiyle adaylık şekillendi. Daha önce adaylığı açıklanan Serpil Akgül geri çekildi ve CHP'nin adayı Mesut Akbıyık oldu.
Sonrası malum.
Türkiye genelindeki siyasi rüzgârın da etkisiyle CHP önemli başarılar elde etti ve Akbıyık, Karesi Belediye Başkanı seçildi.
Fakat bugün yaşanan CHP krizi, eski defterleri yeniden açıyor.
Çünkü artık CHP'nin başında, yıllar önce hakkında suç duyurusunda bulunulan isim oturuyor.
***
İşin ilginç tarafı, Mesut Akbıyık da bu konunun konuşulmasını istemediğini açıkça söylüyor. Daha önce verdiği röportajlarda suç duyurusunun "simgesel" olduğunu ifade etti. Hatta Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel'i ziyaret ederek özür dilemek istediğini de açıkladı.
Ancak siyasette bazı dosyalar, sahipleri kapatmak istese de kapanmaz.
Bugün CHP koridorlarında, Balıkesir'in kahvehanelerinde, parti toplantılarında ve siyasi sohbetlerin yapıldığı her ortamda aynı soru soruluyor:
"Mesut Akbıyık ne yapacak?"
Sorunun ikinci bölümü ise daha da merak uyandırıyor:
"Kemal Kılıçdaroğlu ne yapacak?"
Ortada yalnızca geçmişte yapılmış bir eleştiri yok. Ortada savcılığa taşınmış, kamuoyuna açık biçimde dile getirilmiş son derece ağır suçlamalar bulunuyor.
Kılıçdaroğlu'nun bu süreci unutup unutmadığını bilmiyoruz.
CHP yönetiminin Akbıyık konusunda herhangi bir değerlendirme yapıp yapmadığını da bilmiyoruz.
Herhangi bir siyasi tasarruf düşünülüp düşünülmediğini de bilmiyoruz.
Bildiğimiz tek şey, CHP'de yaşanan son gelişmelerin ardından Balıkesir siyasetinin en çok konuştuğu başlıklardan birinin bu olduğu.
***
Bugün Balıkesir'de herkesin sorduğu soru tam olarak şu:
Dün "FETÖ ile iltisaklı" olmakla suçlanan bir genel başkan ile o suçlamayı yapan bir belediye başkanı, aynı siyasi çatının altında yollarına nasıl devam edecek?
Bu sorunun cevabını zaman gösterecek.
Akbıyık, CHP’deki ayrışmada tarafını net biçimde ortaya koymadı. Partisinin ilçe örgütüne bir iki ziyaret yapıp ‘destek’ görüntüsü verdiyse de, geri planda durup gelişmeleri izlemekle yetindi.
Siyasetin sağından gelen Mesut Akbıyık, bugün muhtemelen “nasıl düştüm ben bu çukura” diye söyleniyordur. Ama şu da bir gerçek ki, Akbıyık belediyecilikte kendi bildiği siyaseti sürdürüyor; CHP yakadaki rozetten ibaret!
Malum Kişi