Aynı partinin neferleri ama birbirlerine bilenebiliyorlar. Aynı partide siyaset yapıyorlar ama ayrışıyorlar.
Butlan kararı CHP’yi karpuz gibi ortadan ikiye böldü!
Tabii bir anket sonucuna bakarak söylersek, tam ortadan ikiye olmuyor. Özgür Özel’in ardında yürüyüp butlana karşı çıkanlar ayrı bir partiyle seçime girdiğinde yüzde 26 küsur oy alıyor. Butlan CHP’si tek başına seçime girdiğinde ise yüzde 5 küsur seviyesinde kalıyor.
Yani karpuzun dilimleri eşit olmuyor.
Butlan CHP’sinin seçime girip giremeyeceği de tartışılıyor. Temmuz’da bir kurultay olmazsa, Siyasi Partiler Kanunu’nun ilgili maddelerine göre seçime girememe riski söz konusu olabiliyor.
Butlan CHP’sini yönetenlerin ise görülen o ki kurultay yapmak gibi bir dertleri yok! Yani kurultay olacak ama onlar ne zaman isterse...
Bu noktada Özgür Özel’in açıkladığı yeni planlar devreye girebilir. Bunlardan en önemlisi, yeni bir siyasi parti çatısı altında toplanmak ya da başka bir partinin şemsiyesi altında seçime girmek.
Tıpkı Altılı Masa bileşenlerinin CHP şemsiyesi altında seçime girmeleri gibi.
Bu noktada Özgür Özel’in iktidar hedefi de sapabiliyor tabii...
***
Bunlar bir tarafa, insanın en çok üzüldüğü nokta; Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel klikleri arasında sıkışıp kalanlar.
“Özgür Özel’in arkasındayım” diyen çok, ama partide bir görevi olanların, butlan CHP’sinde ne yapacaklarına karar verememeleri...
Mesela son günlerde Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin çiftçiye ürün, köylere tanker dağıtım törenleri ve diğer açılışlar için bir araya gelen, birlikte aynı karede yer alan arkadaşların durumu...
Bizim Büyükşehir Belediye Başkanı, butlan CHP’sinin tarafında. Bunu herkes biliyor, kendisi de zaten inkâr etmiyor.
Ki Ahmet Akın, Kemal Kılıçdaroğlu’nun en yakınındakilerden biri.
“Özgür Özel’in arkasındayız, değişimi savunuyoruz” diyen CHP’nin anlı şanlı ilçe başkanları, bazı belediye başkanları, kadın ve gençlik kolları yöneticileri; butlan CHP’si safında yer alan Ahmet Akın’la aynı kareye giriyor.
Açılış törenlerinde boy gösteriyor. Samimi pozlar veriliyor.
İşin bu kısmında bizim açımızdan bir sorun yok elbette. Ayrıca protokol işlerinde “sen ocusun, sen bucusun” muhabbeti yapılmaz.
Ama bir de parti tabanı var...
“Özgür Özel’ciyim” diyen arkadaşların, butlan CHP’sinin tören alanında, butlancı Ahmet Akın’ın kurdurduğu gölgeliklerin altında durması, her konuşmaya alkış tutması; Özgür Özel ve ekibinin mağduriyetine inanan ve onların safında yer alan parti tabanında eleştiri konusu oluyor muhakkak.
Dediğim gibi, bizim açımızdan sıkıntı yok… Parti tabanı sıkıntılı!
Bir süre sonra butlan CHP’si saflarında yer alırlarsa şaşırmayın!
Zaten öyle olmazsa ya kendiliklerinden ve zorunlu halden istifa edecekler ya da görevden alınacaklar.
***
Görevden almalar başladı zaten. İpin bir ucu yakın zamanda CHP il başkanlığına uzanacak.
Şu günlerde sağlık sorunları yaşadığı yazılıp çizilen İl Başkanı Erden Köybaşı, “gördüğüm lüzum üzerine” diye not düşüp istifa kağıdını imzalayacak.
Şu anda butlan CHP’sinin yeni il başkanı arayışı sürüyor. Bir iki önemli isim var; onların üzerinde duruluyor.
Erden Köybaşı’nın, “CHP’nin iktidar hedefi ve partinin gücünü, varlığını korumak adına butlan cephesinde yerimi alıyorum” demeyeceği muhakkak.
Yani biz öyle düşünüyoruz.
Bu arada önceki gün vefat eden Dursunbey İlçe Başkanı’nın cenazesine Ahmet Akın’la birlikte gittiklerini hatırlatalım. Bu bilgi de bir kenarda dursun, ileride lazım olur.
***
CHP’de henüz her iki tarafa da yaranamadığı göze çarpan Milletvekili Serkan Sarı’ya gelince...
Düne kadar partinin genel başkan yardımcısı olan Ensar Aytekin’in üyeliği silindiğine göre, Serkan Sarı CHP’nin Balıkesir’deki tek milletvekili...
Özgür Özel safında olduğunu beyan ediyor, değişimi savunuyor falan ama artık net olmayışından mı, duruşunu beğenmedikleri için mi bilemeyiz; Serkan Sarı’yı kendilerindenmiş gibi görmüyorlar gibi geliyor bize.
O da zaten bir iki çıkıştan sonra kendi gündemine geri döndü. Bu işlere pek bulaşmadan süreci en az hasarla atlatmak niyetinde...
Yarın ne olacağını kimse bilemez.
“O da partimin istikbali, bütünlüğü, gücü adına” deyip butlan tarafına göz kırpabilir.
***
Ahmet Akın açısından bakarsak...
Şu sıralar fena halde imaj dağılması yaşıyor.
Her önüne gelen Akın’a saydırıyor. Sempatisini yitirmiş durumda.
Bir kısım medyaya yazdırılan Ahmet Akın güzellemelerinin şu anda pek işe yaradığını sanmıyorum.
Sosyal medya, Ahmet Akın’a ateş püskürüyor.
İki yılda oluşturduğu sempatik, sevecen, herkese yakın, dinamik imaj yerle yeksan oldu.
Bunu düzeltmek için çok para harcıyor şimdi.
O törenler, açılışlar, çiftçiye tarımsal ürün, köylüye yangın tankeri dağıtmalar, park açılışları, yeni kent lokantaları, yeni kafeler...
Bunlar için düzenlenen törenler bedava mı yapılıyor?
Masrafta sınır yok.
Açılışlardaki kalabalıksa Büyükşehir’in yönetim kadroları ve personeli çoğunlukla...
Yani her gün aynı kitleye hitap ediyor.
Genel sekreterinden yardımcılarına, daire başkanlarından şube müdürlerine kadar tüm kadrolar tam tekmil o törenlerde boy gösteriyor.
Tören alanına erişim için her biri kendi makam aracıyla ulaşım sağlıyor.
Tüketilen benzine, mazota yazık...
Bu da önemli bir yekûn tutuyor haliyle.
Bunların hepsi dağılan imajı düzeltmek, eski sempatisine kavuşmak için...
Tabii şimdiden sonra çok zor bu.
***
Ayrıca butlanI kabul etmeyenlere yönelik Büyükşehir Meclisi’nde nasıl bir tavır içinde olacağını da az çok ortaya koydu Haziran Meclisi’nde.
Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı söz istedi.
“Ne var, ne istiyorsun, konu ne?” diye diklendi.
“Dilekçen yok, konuşamazsın” dedi, susturdu adamı.
Onlar da üç beş meclis üyesiyle birlikte salonu terk etmek zorunda kaldılar.
Yani kendi partisinin seçilmişine yaptı bunu...
CHP’li olmak yetmeyecek demek ki.
Ya Butlan CHP’sinden taraf olacaksın ya da Melih Bağcı gibi dışlanacaksın.
Bu durum ileride Büyükşehir Meclisi’nde CHP kadroları içinde muhalefet grupları oluşmasını da beraberinde getirir.
CHP’de yaşanan bu kaosun, koşturmacanın, tartışmanın, kavganın içinde sağlıklı bir belediyecilik yapılmadığına da tanık oluyor bu şehrin insanları.
Şimdilik bu kadar...