İran'ın direnişi, Amerika'yı ve Trump’ı zorluyor. Ukrayna, İngiltere desteğinde Rusya–Türkiye doğalgaz hattını sabote ediyor. Almanya'nın da bu girişimi desteklemiş olduğu iddia ediliyor. Enerji hatları üzerinden yürüyen gerilim, küresel ölçekte yeni bir krizin habercisi olabilir.


İran'ın direnişi, Amerika'yı, Trump'ı zorluyor. Ukrayna, İngiltere desteğinde Rusya-Türkiye doğalgaz hattını sabote ediyor. Almanya'nın da bu girişimi desteklemiş olduğu iddia ediliyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nin 28 Şubat'ta başlattığı İran'a yönelik saldırıları devam ederken savaşın enerji odaklı yapısı daha da belirginleşti. Konuyla ilgili olarak Rusya'nın Ankara Büyükelçiliği resmî Facebook hesabından yapılan bir açıklama bu duruma işaret ediyor. Açıklamada Ukrayna'nın, İngiltere'nin savaş teknolojisi ve bilgi desteği ile Rusya-Türkiye doğalgaz hattına ve Mavi Akım Hattı’na yönelik füze saldırıları yaptığı bilgisi paylaşıldı.

Bu açıklama ise geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Amerika ziyaretinde ABD Başkanı Trump'ın, Türkiye'nin Rusya'dan doğalgaz almaması yönündeki telkinlerini hatırlattı.

Açıklamada bir de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin, elinde bir makasla Rusya-Türkiye doğalgaz boru hattını kesmeye çalışırken gösteren bir de karikatür kullanıldı.


RUSYA DIŞİŞLERİ: “KÜRESEL ENERJİ KRİZİ” UYARISI

Rusya'nın Ankara Büyükelçiliği resmî Facebook sayfasında yapılan açıklama şöyle:

İran'a yönelik saldırılar nedeniyle Hürmüz Boğazı fiilen kapatılmışken Ukrayna'nın Neo-Nazi rejimi, Rusya-Türkiye arasındaki doğalgaz altyapısına zarar verilmesi ile ilgili girişimlerinden vazgeçmiyor. Belki de bu adımlarla "küresel" bir enerji krizi yaratmayı planlıyorlar.

24 Şubat'tan bu yana Russkaya, Beregovaya ve Kazacha kompresör istasyonları 12 kez saldırıya uğradı. Bu tesisler kritik öneme sahip enerji altyapısıdır ve Türk Akımı ve Mavi Akım doğalgaz boru hatları üzerinden gaz ihracatının güvenliğini sağlar.


RUSYA BÜYÜKELÇİLİĞİNİN AÇIKLAMASI REUTERS VE MİLİTARY WATCH İLE ÖRTÜŞÜYOR

Rusya Dışişleri Bakanlığı açıklamasındaki bilgiler Reuters Haber Ajansı’nda yer aldı.

Reuters haberinden bir paragraf şöyle:

Kremlin Çarşamba günü, Ukrayna'nın Rusya'nın Bryansk kentine düzenlediği ve İngiliz Storm Shadow füzelerinin kullanıldığı ölümcül saldırıda İngiliz uzmanlarının da yer aldığını iddia etti ve İngiltere'nin rolünü "hesaba katacağını" söyledi.

Bryansk bölge valisi, Salı günü gerçekleşen saldırıda en az altı sivilin öldüğünü ve 37 kişinin yaralandığını belirterek saldırıyı "terörist füze saldırısı" olarak nitelendirdi ancak neyin vurulduğunu açıklamadı.


MİLİTARY WATCH: İNGİLİZ GÜDÜMLÜ SEYİR FÜZESİ İLE RUSYA'YA SALDIRILDI

Askerî gözlem dergisi Military Watch’ın yorumu da aynı olayı doğruluyor.

Military Watch, bir başka önemli gelişme iddiasında da bulunuyor ve ABD'nin İran'a bir "ateşkes" önerdiğini fakat İran'ın reddettiğini ileri sürüyor. Yorum şöyle:

Kremlin ve Rusya Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna topraklarından fırlatıldığı bildirilen ve modifiye edilmiş Su-24M savaş uçaklarından düzenlenen Storm Shadow seyir füzesi saldırısında İngiliz Silahlı Kuvvetlerinin merkezi bir rol oynadığını iddia etti.

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, saldırının "İngiliz uzmanlar olmadan gerçekleştirilemeyeceğini" vurgulayarak saldırıların Ukrayna'ya karşı devam eden askerî harekâtın gerekliliğini gösterdiğini, çünkü "hedeflerden birinin Kiev'i askerden arındırmak ve bu tür saldırıları gerçekleştirme yeteneğinden mahrum bırakmak" olduğunu belirtti.

Saldırıda yedi ölüm de dahil olmak üzere 48 kişi yaralandı.


UKRAYNA İÇİN “VEKALET DEVLETİ” BENZETMESİ

Yorumda devamla şöyle denildi:

Rusya Dışişleri Bakanlığı, saldırıda yedi İngiliz seyir füzesinin kullanıldığını bildirerek Birleşik Krallık ve Ukrayna savaşı çabalarını destekleyen diğer ülkelerin Bryansk'taki sivil kayıplardan "tamamen sorumlu" olduğunu ve Londra'nın Ukrayna'yı vekalet devleti olarak kullanarak "çatışmayı hasar ve can kaybı açısından yeni bir seviyeye taşımaya hazır" olduğunu iddia etti.


“ALMANYA DA DESTEKLEDİ”

Military Watch'ta Almanya'nın bu saldırıda rol aldığı da iddia edildi:

Ocak 2024'te Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Ukrayna'daki İngiliz özel kuvvetlerinin Rus hedeflerine karşı Storm Shadow seyir füzelerinin fırlatılmasını kolaylaştırmak için hayati destek sağladığını doğruladı.

Birleşik Krallık, o yılın Eylül ayında Rusya genelindeki hedeflere yönelik füzelerin kullanımını onayladı ve o yıl Fransa ile birlikte ABD tarafından sağlanan ATACMS balistik füzelerinin ve diğer mühimmatın yalnızca Kırım gibi tartışmalı bölgelerdeki hedeflere değil, uluslararası alanda tanınmış Rus topraklarına yönelik saldırılar için de kullanılmasına izin verilmesi için ABD'ye lobi yapma girişiminde merkezi bir rol oynadı.

Birleşik Krallık ve Fransa, o yılın Ekim ve Kasım aylarında Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine Storm Shadow ve SCALP-EG havadan fırlatılan seyir füzelerinin büyük teslimatlarını gerçekleştirdi ve Rusya'nın derinliklerindeki stratejik hedeflere yönelik yenilenen saldırılara hazırlık olarak tedarikleri artırdı.


“İRAN, TRUMP'IN ATEŞKES ÇAĞRISINI REDDETTİ”

Military Watch'tan bir diğer iddia ise şöyle:

İran İslam Devrim Muhafızları, ABD ve stratejik ortaklarının Ortadoğu'daki hedeflerine yönelik yoğun balistik füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenleyerek ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta düşmanlığı başlatmasının ardından ülkeye yönelik saldırıların füze güçlerini kısa sürede felç edeceği yönündeki Batı dünyasının ilk beklentilerini boşa çıkardı.

Bloomberg'in yakın tarihli bir değerlendirmesine göre İran ile savaş, ABD Silahlı Kuvvetlerinin daha önce karşılaştığı hiçbir düşmana benzemeyen bir çatışmaya dönüştü ve düşmanlığın seyrini hızla kontrol altına almak için ezici güçle hızlı saldırılar başlatma girişimlerinin istenen sonuçları vermediği vurgulandı.

Batılı analistler, İran'ın yıllardır füze ve insansız hava aracı cephaneliği oluşturmasının ve bunların ülke genelindeki tesislerde dağıtılıp gizlenmesinin son derece etkili olduğunu belirtiyor.

İngiliz gazetesi The Guardian, 11 Mart'ta ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un çeşitli kanallar aracılığıyla İran devletinden iki kez ateşkes talep ettiğini, İran'ın ise ABD'nin ateşkesi gelecekteki bir saldırıya daha iyi hazırlanmak için kullanabileceği gerekçesiyle bu talebi reddettiğini bildirdi.