Balıkesirspor’da bir süredir konuşulan SGK prim borçları, artık kulübün geleceğini tehdit eden bir krize dönüşmüş durumda. Rakam ürkütücü: Toplam borç 40 milyon lirayı aşmış. Üstelik bunun yalnızca 17–18 milyon liralık kısmı ana para. Geri kalanı ise yıllar içinde katlanan faiz.
Bu tablo doğal olarak şu soruyu gündeme getiriyor: Bu borç kimin?
Yanıt net: Borç, tüzel kişilik olarak Balıkesirspor Kulübü’nün. Yani bugün itibarıyla sorumluluk, mevcut yönetimin üzerinde.
SGK’nın muhatabı kim? Mevcut Başkan nerede duruyor?
Bugün SGK nezdinde kulübün birinci derecede muhatabı, mevcut kulüp başkanı Volkan Altınöz. Başkan Altınöz, Büyükşehir Başkanı Ahmet Akın’ın isteği ve desteğiyle göreve gelirken kulübün borçlu olduğunu elbette biliyordu. Zaten Türkiye’de borcu olmayan profesyonel futbol kulübü neredeyse yok.
Ancak devlet açısından “senin dönemin, benim dönemim” ayrımı yapılmıyor. Kulüp başkanlığı görevini devralan isim, borçlarıyla birlikte devralmış oluyor.
Bu noktaya kadar olağan bir tablo söz konusu.
Peki eski başkanlara neden tebligat gitti?
Balıkesirspor’da krizi asıl büyüten gelişme burada yaşandı. SGK İl Müdürlüğü, geçmiş yıllarda kulüp başkanlığı yapmış tüm isimlere ayrı ayrı borç tebligatları gönderdi. Daha önce böyle bir durumla karşılaşmayan eski başkanlar, doğal olarak şaşkına döndü.
Bu tebligatlar, kulübe gidilmesine, mevcut yönetimle yüz yüze görüşmelere ve zaman zaman hararetli tartışmalara neden oldu. Yapılandırmanın neden bozulduğu, kimin sorumluluğunda olduğu masaya yatırıldı.
Kırılma noktası: Bozulan yapılandırma
Yapılan görüşmelerde ortaya çıkan tablo şu:
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın ısrarıyla kulüp başkanlığına getirilen Abdullah Bekki ve ekibi döneminde, SGK yapılandırması ikinci plana atıldı.
Kulüp; menajer, futbolcu, personel ve diğer borçlarla uğraşırken SGK taksitleri ihmal edildi. Sonuçta yapılandırma bozuldu. Bozulunca da ana borcun üzerine faiz üstüne faiz bindi ve 17 - 18 milyon liralık borç, neredeyse üç katına çıkarak 40 milyon seviyesine dayandı.
Eğer yapılandırma bozulmasaydı, bugün bu kriz konuşulmuyor olacaktı.
Eski Başkanlar ne kadar sorumlu?
Kamuoyunda yanlış anlaşılan bir nokta var. Eski başkanlara gönderilen tebligatlar, kulübün toplam SGK borcunu kapsamıyor. Yalnızca kendi dönemlerinde kesilen idari para cezalarını içeriyor.
Bu cezalar; futbolcuların ve kulüp çalışanlarının asgari ücretten sigortalı gösterilmesinden kaynaklanıyor. Emeklilik aşamasında SGK’ya yapılan şikâyetler sonucu bu cezalar kesilmiş. Bugün tüm kulüplerde oyuncular da, personel de çoğunlukla asgari ücretten sigortalı gösteriliyor. Balıkesirspor bir ilk değil yani.
Rakamlar oldukça sınırlı. Kimine 10 bin, kimine 30 bin lira. Tüm eski başkanların ceza toplamı yaklaşık 900 bin lira; faiziyle birlikte 1,5–2 milyon lirayı ancak buluyor. Üstelik bu isimlerin büyük bölümü, kendi payına düşeni ödemeye hazır olduklarını da açıkça ifade ediyor.
Siyaset–Futbol ilişkisi! Asıl sorun burada
Balıkesirspor’un geçmişine bakıldığında ortak bir gerçek göze çarpıyor: Kulüp başkanlarının tamamı, siyasi tasarruflarla göreve gelmiş isimler. Genellikle de büyükşehir belediye başkanlarının desteği ve yönlendirmesiyle.
Seçim dönemlerinde boynuna kırmızı-beyaz kaşkolu takıp şampiyonluk vaat edenler, billboardlardan Balıkesirspor’u propaganda malzemesi yapanlar, seçim sonrasında aynı ilgiyi göstermedi.
Bu şehirde Balıkesirspor’un kalıcı gelir kaynakları hiçbir zaman oluşturulmadı. Kulüp; belediyelerin, iş dünyasının ve geçici bağışların insafına bırakıldı.
Ahmet Akın Dönemi... Beklenti büyük, hamleler sınırlı
Bugün eski başkanlar ve mevcut yönetim, çözüm için Ahmet Akın’ın kapısını çalıyor. Akın, görüşüyor, dinliyor, SGK nezdinde girişimlerde bulunacağını söylüyor. Hatta Balıkesirspor’un adının “Büyükşehir Belediyesi Balıkesirspor” benzeri bir yapıya dönüştürülmesi fikri de masada.
Ancak mesele yalnızca isim meselesi değil. Kulübün kalıcı gelir üreten bir yapıya kavuşması şart.
Bağışlarla bu iş yürümez
İmar düzenlemeleri karşılığında “bağış” adı altında kulübe aktarılan paralar, geçici rahatlama sağlar. Ama bu yöntem hem sürdürülebilir değil hem de kamuoyunda soru işaretleri yaratıyor.
Gerçek çözüm; Balıkesirspor’a akaryakıt istasyonu, kafe, sosyal tesis, ticari işletmeler gibi kalıcı gelir kaynakları kazandırmak.
60 yıllık mazinin geldiği nokta
1966’da kurulan, Süper Lig görmüş Balıkesirspor’un bugün 3. Lig’de SGK prim borçlarını konuşuyor olması, bu şehrin ortak ayıbıdır.
Stadın protokol tribününde kaşkol takıp poz vermekle bu iş olmuyor. Eğer Balıkesirspor’un isminin başına “Büyükşehir” yazılacaksa, bu yalnızca tabelada değil, bütçede ve vizyonda da hissedilmelidir.
Top artık sahada değil; Ahmet Akın’ın masasında.
Selam ederim.