Yeni bir yıla girerken teknoloji dünyası her zamanki gibi büyük vaatlerle dolu. Ama açık konuşmak gerekirse, artık kimsenin mucize peşinde koştuğunu sanmıyorum. Çoğumuzun beklentisi daha basit: Daha az yoran, daha az karmaşık ve gerçekten işimize yarayan teknolojiler.

Yapay zekâ konusu da bu yüzden farklı bir noktaya geldi. Geçen yıllarda “neler yapabiliyor” diye konuşuyorduk, şimdi ise “ne kadar güvenilir” olduğunu sorguluyoruz. Her işi otomatikleştirmesi değil, hata payını azaltması, işleri daha düzenli hale getirmesi bekleniyor. Kimse makineyle yarışmak istemiyor; makinenin yanında daha rahat çalışmak istiyor.

Cihazlar tarafında da benzer bir tablo var. Telefonların biraz daha ince ya da kameralarının biraz daha iyi olması artık heyecan yaratmıyor. Asıl mesele, gün içinde şarj aleti aratmayacak, iki yıl sonra da yavaşlamayacak ürünler. İnsanlar “en yenisi”nden çok “en sorunsuz olanı” tercih etmeye başladı.

Yeni yılın en önemli başlıklarından biri de güvenlik olacak gibi duruyor. Verilerimizin nerede, kimlerin elinde dolaştığı artık daha çok konuşuluyor. Ücretsiz uygulamaların aslında neye mal olduğunu fark eden kullanıcı sayısı artıyor. Bu da firmaları daha şeffaf olmaya zorlayacak.

Oyun, eğlence ve dijital içerik tarafında ise hız değil erişim öne çıkıyor. Herkesin pahalı sistemlere ulaşması mümkün değil ama herkes iyi bir deneyim yaşamak istiyor. Bulut tabanlı çözümler, abonelik sistemleri ve daha kısa, daha yoğun içerikler bu yüzden yaygınlaşıyor.

Belki de en büyük beklenti şu: Teknolojinin bizi sürekli meşgul etmemesi. Daha az bildirim, daha akıllı filtreler ve gerçekten gerekli olduğunda devreye giren sistemler… Yeni yılda insanlar, teknolojinin hayatlarını yönetmesini değil, hayatlarına uyum sağlamasını istiyor.

Özetle yeni yıldan beklenti çok net: Daha fazla özellik değil, daha az sorun. Daha hızlı değil, daha dengeli bir teknoloji.