Yıllar önce İçişleri Bakanlığı tarafından "Öncelik Hayatın, Öncelik Yayanın" sloganıyla ülke genelinde önemli bir farkındalık hareketi başlatılmıştı. Kampanyanın amacı oldukça netti; trafikte insan hayatını öncelemek, yaya geçitlerini gerçekten yayaların güvenle kullanabildiği alanlar haline getirmek ve sürücülerin bu konuda bilinçlenmesini sağlamaktı.

Yeni düzenlemeyle birlikte yaya geçidinde bulunan ya da geçmek için bekleyen her vatandaşın önceliği olacağı açık bir şekilde ifade edildi. Bu kurala uymayan sürücülere ciddi yaptırımlar uygulanmaya başlandı. İlk günlerde hem yayalar hem de sürücüler açısından alışma süreci yaşansa da zaman içerisinde yapılan denetimler, uygulanan cezalar ve toplumda oluşan bilinç sayesinde sistem büyük ölçüde oturdu.


Diğer şehirlerde durum nasıldır bilinmez ancak Balıkesir'de bu uygulamanın uzun süre başarılı şekilde karşılık bulduğunu söylemek mümkün. Bir dönem yaya geçitlerine yaklaşan araçlar duruyor, vatandaşlar güvenle karşıya geçebiliyordu.

Özellikle yaşlılar, çocuklar ve engelli bireyler açısından bu uygulama büyük bir rahatlama sağlamıştı. Trafikte "önce insan" anlayışının yerleşmeye başladığını görmek sevindiriciydi.

Ne var ki son günlerde Balıkesir sokaklarında dolaşan herkesin dikkatini çeken önemli bir sorun var. Yaya geçitlerinin büyük bölümünde çizgiler artık neredeyse görünmez hale gelmiş durumda.

Yol üzerindeki kabartmalar yerinde olsa da zamanla silinen boyalar, geçitlerin fark edilmesini zorlaştırıyor.

Yaya geçidinin belirgin olmaması sadece estetik bir eksiklik değildir. Bu durum doğrudan trafik güvenliğini ilgilendiren ciddi bir sorundur.

Sürücü geçidi son anda fark ediyor, yaya ise haklı olarak geçiş önceliğini kullanmak istiyor. Sonuçta gereksiz tartışmalar yaşanıyor, ani frenler yapılıyor ve kazaya davetiye çıkaran görüntüler ortaya çıkıyor.


Bugün Balıkesir'de birçok noktada yaşanan sıkıntının temelinde işte bu görünmez hale gelen yaya geçitleri bulunuyor.

Oysa trafik güvenliği yalnızca kurallarla sağlanmaz. Kuralların uygulanabilmesi için fiziki şartların da eksiksiz olması gerekir.

Çizgisi silinmiş bir yaya geçidi hem sürücüyü hem de yayayı zor durumda bırakır.

Şehir içindeki yolların bakım ve işaretlemelerinden Balıkesir Büyükşehir Belediyesi sorumludur. Dolayısıyla yaya geçitlerinin yenilenmesi, boyalarının düzenli olarak tazelenmesi ve görünürlüğünün artırılması da belediyenin görevleri arasındadır.


Buradaki eksikliğin nedeni malzeme kalitesi midir, ihmal midir, yoksa bakım programındaki aksaklıklar mıdır bunu ilgili birimler elbette açıklayacaktır.

Ancak ortada inkâr edilemeyecek bir gerçek vardır; Balıkesir'deki birçok yaya geçidi artık alarm vermektedir.

Unutulmamalıdır ki trafik kazalarının önemli bir bölümü küçük gibi görünen ihmallerden kaynaklanır. Silinmiş bir çizgi, eksik bir tabela ya da görünmeyen bir işaret bazen telafisi olmayan sonuçlara yol açabilir. Bir kutu yol boyasının maliyetiyle önlenebilecek bir kazanın bedeli ise bir insanın hayatı olabilir.

Belediyenin bu konuda kapsamlı bir çalışma başlatması artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Özellikle okul çevreleri, hastaneler, kamu kurumları ve yoğun yaya trafiğinin bulunduğu bölgelerde yaya geçitleri vakit kaybetmeden yenilenmelidir.

Gece görüşünü artıran reflektif boyalar kullanılmalı, gerekli görülen noktalarda ilave uyarı levhaları ve aydınlatmalar yapılmalıdır.

Çünkü "Öncelik Hayatın, Öncelik Yayanın" sözü sadece afişlerde kalan bir slogan olmamalıdır.


Bu anlayış yollarımızda, kaldırımlarımızda ve yaya geçitlerimizde de kendisini göstermelidir. Yaya geçidinin çizgisi silinirse zamanla kurallar da unutulur. Kurallar unutulduğunda ise en büyük bedeli yine insanlar öder.

Balıkesir'e yakışan; yayaların kendini güvende hissettiği, sürücülerin kurallara gönüllü olarak uyduğu ve yerel yönetimlerin de altyapıyı eksiksiz yerine getirdiği bir trafik düzenidir. Küçük görünen eksiklikler büyümeden giderilmeli, yaya geçitleri yeniden eski görünürlüğüne kavuşturulmalıdır. Çünkü trafikte öncelik her zaman insan hayatıdır. İnsan hayatının önüne geçebilecek hiçbir ihmal olmamalıdır.