Anayasamızda hak ve özgürlükler başlığı altında ve devletin niteliklerinden sayılan sosyal devletin ne demek olduğunu az çok biliyoruz.
Sosyal devlet ne demek?..
Bildik ve tanıdık açıklamalara bakarsak; sosyal devlet, bireylere asgari gelir güvencesi veren, onları toplumsalrisklere karşı koruyan, sosyal güvenlik olanağı sağlayan ve yurttaşların tümüne eğitim, sağlık, barınma gibi hizmetleri sunan devlet demek.
Bu bildik ve tanıdık hatta çoğumuzun ezber ettiği tanımlama, aslında ne demek istiyor ve sosyal devlet aslında ne anlama geliyor, farkında mıyız?..
Bireylere asgari gelir güvencesi vererek işsizliğin olmadığı, işsizlerin dahi asgari geçim düzeyinde yaşayabildiği, gelir sahibi bireylerin ise geçinebilecekleri gelirin sağlandığı bir ülkede yaşamak demek sosyal devlet.
Bireyleri yaşamalarına engel olacak risklere ve olaylara karşı güvence altına alan, yaşadıkları evlerin sağlam ve güvenli, yaşadıkları sokağın nefes alınabilir ve temiz olması demek sosyal devlet,
Deprem, afet, yıkım, terör, cinayet ve ne olursa olsun, insanları derhal güvence altına almak ve yıkımın ve ölümün pençesinde nefes almak zorunda bırakmamak demek sosyal devlet.
Evsiz kalanlara çadır verip yağmurda, karda, soğukta çaresiz bırakmak demek değil sosyal devlet.
Anayasamızda ve bildik tanımlamalarda yer alan ve ezber ettiğimiz sosyal devlet tanımlarının anlattığı çok olgu var aslında.
Bilmemiz, anlamamız ve farkında olmamız için çok kafa yormamıza gerek de yok.
Bir haktır sosyal devlette yaşamak.
Hakkımızdır aç, açıkta ve çaresiz yaşamamak.
Hakkımızdır insanca yaşamak.
Hakkımızdır geceyi aç ve açıkta geçirmemek.
Bu yüzden sosyal devlet yardım sağlayan, yardım dağıtan ve dağıttığı yardımlar ile övünen devlet değildir. Yardım yoktur devletin tanımında, devlet hizmet eder ve insanlara hizmet için vardır. Yurttaş olsun olmasın devletin topraklarında yaşayan bireyler, yardıma değil hakları olan hizmet ve güvenceler ile bu topraklarda nefes alıp bu toprakların insanları olarak ve devleti ayakta tutanlar sıfatıyla yaşarlar.
Sosyal devlet lütuf değil haktır ve yıllarca verilen emek ve savaşlar sonrası insan hakkı olmuştur.Sosyal devletin adının bile anılmadığı, yurttaşlığın değil kulluğun egemen olduğu tarihlerde bile sosyal devletin sesi, hakkın ve insan olmanın sesi, tanıdık seslerle dile getirilmiş ve günümüze ışık tutmuştur.Bu tanıdık seslerden biri lakabı lakabı Ebu Zer, Ebu Zer el-Gıfârî olan Cündeb bin Cünâde bin Süfyân’dır ve 600’lü yıllardan günümüze seslenmiştir:
“Evinde ekmek olmadığı halde kınından sıyrılmış kılıcıyla başkaldırmayan adama şaşarım.”
Yorumlar
Trend Haberler
Erling Haaland Fransa Karşısında Neden İlk 11'de Yok? Sakat mı, Cezalı mı? İşte Gerçek!
Var Mısın Yok Musun Pınar Ne Kadar Kazandı? Pınar Kayabaşı Kaç TL Ödül Aldı?
Gram Altın 6 Bin TL'nin Altına Geriledi! İslam Memiş’ten Yatırımcıya Kritik Çağrı: "Sakin Olun...''
Türkiye'de Dijital Kesinti: İnternette Bant Daraltma mı Var? 24 Haziran Sosyal Medya Çöktü mü, İnternet Neden Yavaş?
Beşiktaş'ın 2026-2027 Sezonu Formaları Bugün Görücüye Çıkıyor! Forma Lansmanı Saat Kaçta? Canlı Yayınlanacak mı?
Kontrolmatik (KONTR) Hisseleri Düşmeye Devam Ediyor! BIST 100'den Çıkarıldı! Hisseler Neden Düşüyor?