Marmara Denizi'ndeki fay hatları ve muhtemel İstanbul depremine yönelik senaryolar tartışılmaya devam ederken, Prof. Dr. Osman Bektaş'tan dikkat çeken açıklamalar geldi.

Bektaş, 2026 yılında yayımlanan iki farklı uluslararası bilimsel çalışmayı referans göstererek Ana Marmara Fayı'nın tek tip davranan bütünsel bir yapıdan ziyade farklı özelliklere sahip segmentlerden oluştuğunu vurguladı.

Prof. Dr. Bektaş'ın “İstanbul deprem kıyameti balonu yavaşça sönüyor” ifadeleri, deprem uzmanlarının ve vatandaşların gündemine oturdu.


"Marmara'da Zayıf ve Kilitli Zonlar Yan Yana"

Sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Osman Bektaş, 1999 Gölcük depreminden bu yana İstanbul için kurgulanan büyük felaket senaryolarına değindi. Bektaş, “1999'da İzmit depremiyle şişirilmiş ‘İstanbul deprem kıyameti balonu’ yavaşça sönüyor” şeklinde konuştu.

Bektaş'ın dikkat çektiği ilk araştırma, 2026 yılında Japon bilim insanları tarafından gerçekleştirilen magnetotellürik (MT) inceleme oldu. Fay çevresindeki yer altı yapısının elektriksel direnç özelliklerini inceleyen çalışma hakkında konuşan Bektaş, verilerin Marmara'da değişken karakterli alanlara işaret ettiğini aktardı. Bektaş, söz konusu araştırmayı şu sözlerle özetledi:

"Marmara'da akışkanlı-zayıf ve dirençli-kilitli zonların yan yana bulunduğunu gösteriyor."

Bu bilimsel veri, Ana Marmara Fayı'nın baştan sona aynı oranda kilitli olmadığını ve tekdüze bir gerilim biriktirmediğini ortaya koyuyor.


Ana Marmara Fayı Tek Parça Mı Kırılacak?

Prof. Dr. Osman Bektaş, değerlendirmelerinde yer bilimci Marco Bohnhoff'un 2026 tarihli araştırmasına da yer verdi. Bohnhoff'un çalışmasının Marmara fay sisteminin karmaşık yapısını gözler önüne serdiğini belirten Bektaş, sistemin yavaş kayma (creep) yapan, geçiş gösteren ve kilitli segmentlerden meydana geldiğini dile getirdi.

Fay üzerindeki "creep" (yavaş kayma) davranımsal hareketi, bazı bölgelerdeki biriken enerjinin devasa bir kırılma yaratmadan yavaşça salınmasını sağlıyor. Ancak kilitli bölümlerde enerji birikimi devam edebiliyor.


İstanbul Depreminin Büyüklüğü Ne Olacak?

Marco Bohnhoff'un yayımladığı makalenin başlığını paylaşan Bektaş, "Ana Marmara Fayını ve İstanbul depremini yeniden düşünmek gerekir" ifadesini vurgulayarak mevcut varsayımların güncellenmesi gerektiğini savundu.

Yapılan iki bağımsız araştırmadan hareketle değerlendirmede bulunan Bektaş, kamuoyunda sıkça dile getirilen 7 ve üzerindeki deprem senaryolarına karşı "M<7" ifadesini kullandı. Bektaş'ın bu tespiti, olası depremin büyüklüğünün 7'nin altında kalabileceğine dair tartışmaları yeniden başlattı.

Muhabir: Haber Merkezi