İKTİDAR MUHALEFETİ NEDEN DİNLESİN Kİ?
ERGÜN AYDOĞAN
Normal demokratik rejimlerde iktidarla birlikte muhalefet olmalıdır. Demokrasiyle yönetilmenin olmazsa olmaz koşulu muhalefetin vazgeçilmezliğidir. Demokrasisi işleyen, kurumları yerleşmiş, itiraz ve eleştiri kültürünün meşru zeminler içinde yapılabildiği. Yönetene itiraz edenin, eleştirenin herhangi bir baskıya maruz kalmadığı; yönetenlerin kontrolü altına girmemiş basın ve sosyal-medya tarafından linç edilmediği, güvenlik güçleri tarafından özgürlük alanlarının daraltılmadığı, yargı tarafından hapse atılmadığı ülkelerde iktidarla muhalefet rekabeti siyasi alanla sınırlıdır.
Her an iktidarla muhalefetin yer değiştirme ihtimali olasılık dahilindedir.
Yönetenlerin yaptıklarını sorgulamadan koşulsuz kabul etmek, yönetenlere koşulsuz itaat etmek, yönetenlerin alternatifi siyasi muhalefet; diktatörlüklerde, tek adam rejimlerinde, otokratik yönetimlerde yoktur.
İktidar, mutlak iktidar güç zehirlenmesine yol açabilir, iktidarı elinde bulunduranlar bir süre sonra denetim ve kontrolden, kendine göre yaptıklarının doğru olduğu inancıyla, muhalefetin eleştirilerinden rahatsızlık duyabilir. Bir süre sonra bu eleştirileri kendisini durdurmaya yönelik maksatlı ve kötü niyetli hareketler olarak görebilir.
Veya iktidara gelinceye kadar kullandığı demokratik değişim süreçlerinin, demokratik alanların genişliğini iktidarına yönelik bir tehdit olarak görebilir.
Muhalefetin görevi iktidarı siyaseten denetlemek, yaptıklarını sorgulamak, alternatif çözüm önerilerini anlatmaktır. İktidar ve muhalefet doğası gereği birbirinden farklıdır, farklı oldukları içinde biri iktidar birileri muhalefettir.
Ancak…
Bazı durumlar vardır ki, iktidar ve muhalefetin birlikte hareket etmesi en azından toplumun tümünü ilgilendiren; savaş, terör, afet, ekonomik buhran durumları gibi durumlarda.
Dünyanın baş edebilmek için seferber olduğu Covid-19 salgını ve onunla birlikte ekonomik sorunlar da iktidarıyla, muhalefetiyle görüş farkı gözetmeksizin bir arada olunması gereken anlardan birisidir.
Ama öyle mi derseniz, kesinlikle öyle değil. Ve toplumun her kesiminden iktidara yönelik demokratikleşmenin artırılması, kutuplaşmanın ortadan kaldırılması, kapsayıcı politikaların izlenmesi yönünde öneriler yapılıyor. Ama iktidar bu önerilerin hiçbirine kulak asmıyor.
İKTİDAR ÖNERİLERİ DİNLEMEZ
Çünkü önerilenleri yaparsa iktidarını kaybedeceğini düşünüyor!
Ne deniyor?
Demokratikleşmelerin önünü aç. Yargıyı siyasallaştırma, yargı iktidara muhalefet edenlerin üzerinde tehdit oluşturmasın. Basın üzerinde iktidar baskısı oluşmasın, basın tarafsız ve özgür olarak görevini yapsın. İhaleler sadece iktidar yakınlarına değil, eşit bir yarışla hak eden alsın. Görevlendirmeler siyasi Saiklerle değil liyakatle olsun. Muhalefetin uyarıları dikkate alınsın. Cumhurbaşkanı tarafsızlık yeminine uygun davransın...
Bu ve buna benzer öneriler özellikle son zamanlarda arttı. Geçmişte bugünkü yönetenlere destek vermiş ama bir süre sonra yolları ayrılmış çevreler tarafından, yazarçizerler tarafından da sıkça iktidara öneriler yapıldığını görüyoruz. Hiç kuşku yok bu öneriler toplumsal barışın tesisine yönelik iyi niyetli öneriler olabilir. Ama iktidar sahipleri bunların hiçbirini dikkate almaz.
Neden mi?
Çünkü iktidar bunları yaparsa iktidarını kaybedeceğini düşünüyor. Onun için, ihtiyaç olduğu kadar değil, istediği kadar demokratik alanları açıyor. Yargıyı kontrolü altında tutuyor, yargıyı muhalefet edenlerin üzerinde baskı aracı olarak kullanıyor. Basın üzerinde RTÜK baskısı kuruyor, RTÜK eliyle iktidara karşı olan medya kuruluşlarına ölçüsüz cezalar yağıyor. Kendi iş adamlarını, kendi sermaye sınıfını oluşturuyor. Liyakate değil, siyasi duruşuna bakıyor. Bırakınız muhalefetin toplum yararına bile olsa önerilerine kulak vermeyi, muhalefeti özellikle CHP’yi şeytanlaştırıyor.
Neymiş? Cumhurbaşkanı tarafsızlık yeminine uymalıymış, siyasi parti genel başkanlarını bir masa etrafında toplamalıymış! Tarafsız olacak olsa, tarafsızlık yeminine uyacak olsaydı, partili cumhurbaşkanı sistemine neden geçmek istesin ki!
Muhalefet hala mesele memleket meselesi bizi bir masa etrafında toplayın adı da ‘memleket masası’ olsun diyor. Toplamaz, toplasa bile partili cumhurbaşkanından ne bekliyorsunuz?
Belediye başkanlarını topladı da ne oldu?
İktidar demokratik yöntemlerle demokrasi adına iktidara geldi, şimdi artık iktidarda sonsuza kadar kalmanın yollarını arıyor. Onunda, kutuplaştırmadan, karşısındakileri şeytanlaştırmaktan, tabanını konsolide etmekten geçtiğini düşünüyor.
İyi niyetle bile olsa artık iktidara öneri yapmanın hiçbir anlamı yok. Çünkü iktidar kendi siyasi gündemiyle, kendi yolunun doğruluğuna inanıyor. Ve geçmişte çok ihtiyaç duyduğu, çok savunduğu o demokratik araç ve yöntemlerin kendi iktidarını sonlandıracağını düşünüyor.
İktidardan memnun olmayanlar, iktidara alternatif olduğunu düşünenler, iktidara yalvarmayı bırakıp çözüm yollarını bulmalıdırlar…
Yorumlar
Trend Haberler
Erling Haaland Fransa Karşısında Neden İlk 11'de Yok? Sakat mı, Cezalı mı? İşte Gerçek!
Var Mısın Yok Musun Pınar Ne Kadar Kazandı? Pınar Kayabaşı Kaç TL Ödül Aldı?
Gram Altın 6 Bin TL'nin Altına Geriledi! İslam Memiş’ten Yatırımcıya Kritik Çağrı: "Sakin Olun...''
Türkiye'de Dijital Kesinti: İnternette Bant Daraltma mı Var? 24 Haziran Sosyal Medya Çöktü mü, İnternet Neden Yavaş?
Beşiktaş'ın 2026-2027 Sezonu Formaları Bugün Görücüye Çıkıyor! Forma Lansmanı Saat Kaçta? Canlı Yayınlanacak mı?
Kontrolmatik (KONTR) Hisseleri Düşmeye Devam Ediyor! BIST 100'den Çıkarıldı! Hisseler Neden Düşüyor?