Ana muhalefeti kendi içine, kendi iç kavgasına hapsettiler.
Bugün gelinen noktada Cumhuriyet Halk Partisi fiilen iki parçalı bir görüntü veriyor. Bir tarafta Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleyenler, diğer tarafta Özgür Özel etrafında kenetlenenler var. Seçimle göreve gelen bir yönetimin tartışmalı bir yargı kararıyla görevden uzaklaştırılması ve yerine kurultayda seçim kaybetmiş eski genel başkanın getirilmesi, siyasetin önüne yeni bir tartışma alanı açtı. Parti yönetimini artık delegelerden çok mahkeme kararlarının belirlediği yönündeki eleştiriler de bu nedenle giderek yükseliyor.
***
Oysa CHP, son yerel seçimlerde Türkiye'nin birinci partisi olmuştu. Özgür Özel de bu sonuç üzerinden genel seçimlere uzanan bir iktidar yürüyüşü başlatmaya çalışıyordu. Ancak bugün ortaya çıkan tablo, bu yürüyüşün önüne uzun ve kalın duvarlar örüldüğünü gösteriyor.
Bayram boyunca yaşananlar bunun en somut örneğiydi.
Mutlak butlan kararı sonrasında genel başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Merkez'de bayramlaşma programı düzenledi. Binlerce partili toplandı, konuşmalar yapıldı. Ancak dikkat çeken nokta şuydu; konuşmalarda iktidarın politikalarına yönelik güçlü bir eleştiri dili görülmedi. Eleştirilerin hedefinde CHP vardı. Suçlamalar CHP'ye yönelikti. İthamlar CHP'lilere yönelikti. Hatta yer yer parti içi bir yargılama havası hâkimdi.
Kılıçdaroğlu sık sık "arınma" ifadesini kullanıyor. Bu kavram artık bir slogan haline gelmiş durumda. Genel Merkez binasına asılan dev pankartlar da bunun göstergesi. Ancak ortada iddialar, suçlamalar, gözaltılar, tutuklamalar ve soruşturmalar olsa bile henüz verilmiş kesinleşmiş yargı kararları bulunmuyor. Yargı hüküm vermeden siyasi hüküm vermek ise ayrı bir tartışma konusu olarak önümüzde duruyor.
***
Öte yandan Özgür Özel'in Ankara Güvenpark'ta düzenlediği bayramlaşma mitingine bakıyoruz. Meydanın görüntüsü çok şey anlatıyordu. CHP seçmeni ve CHP tabanı, mutlak butlan sürecindeki tercihini büyük ölçüde ortaya koymuş görünüyordu.
Bayram boyunca Türkiye'nin kurucu partisi olan CHP'nin içine sürüklendiği tabloyu izledik. Açıkçası üzüldük.
Şimdi ise yeni kurultay çağrıları gündemde. Kimi çevreler kurultayın 45 gün içinde yapılmasını talep ediyor. Ancak bu konuda ciddi hukuki tartışmalar da yaşanıyor. Çünkü eğer 2023 kurultayı geçersiz kabul ediliyorsa, teorik olarak 2020 kurultayının geçerli olduğu sonucu ortaya çıkıyor. Bu durumda aradaki süreçle ilgili farklı yorumlar gündeme geliyor. Siyasi Partiler Kanunu ve seçim mevzuatı açısından çeşitli hukukçuların farklı değerlendirmeler yaptığı görülüyor.
Bir yandan da Kılıçdaroğlu cephesinden gelen açıklamalar dikkat çekiyor. "Kurultayı yapacağım ama önce arınacağız" mesajı veriliyor. Bu söylem, önümüzdeki dönemde parti içinde ciddi tasfiyelerin yaşanabileceği yorumlarını da beraberinde getiriyor.
Soruşturmalarla karşı karşıya bulunan belediye başkanları, mutlak butlan kararına tepki gösteren milletvekilleri ve parti yöneticileriyle ilgili disiplin süreçlerinin gündeme gelebileceği konuşuluyor. Hatta parti içinde, Özgür Özel ve ekibine yönelik "paralel yapı" suçlamalarının ilerleyen günlerde daha yüksek sesle dillendirilebileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
***
Özgür Özel cephesi ise mücadeleyi CHP içinde sürdüreceğini söylüyor. Ancak siyasette koşullar bazen yeni adresleri de zorunlu hale getirebilir. Bu ihtimal bugün uzak görünse de artık tamamen ihtimal dışı da sayılmıyor.
Bu süreç yalnızca Genel Merkez'le sınırlı kalmayacak gibi görünüyor. İl ve ilçe örgütlerinde de ciddi değişikliklerin yaşanması bekleniyor. Özellikle mutlak butlan kararına karşı tavır alan örgütlerin geleceği merak konusu. Örgüt yönetimleri ve yerel teşkilatlar üzerinde yeni bir yapılanma sürecinin başlayacağı yönündeki beklenti oldukça güçlü.
CHP, kendi içine kapatılıyor.
Bunun bedelini sadece Özgür Özel ekibi ödemeyecek. Kılıçdaroğlu ekibi de enerjisinin büyük bölümünü parti içi mücadeleye harcamak zorunda kalacak. Böyle bir tabloda iktidarı zorlayacak, gündemi belirleyecek ve kamuoyunu etkileyecek güçlü bir muhalefet üretmek kolay olmayacak.
***
Balıkesir cephesinde de dikkat çekici gelişmeler yaşanabilir.
Özellikle Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ismi bu süreçte öne çıkıyor. Kemal Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bilinen, büyükşehir belediye başkanlarının Özgür Özel destekli ortak bildirisine imza atmayan ve geçmişte CHP Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Ahmet Akın, mutlak butlan tartışmalarının merkezindeki isimlerden biri haline geldi.
Ancak bu süreçte kamuoyundan ciddi tepkiler aldığı da görülüyor. Sosyal medya paylaşımlarının altındaki yorumlara bakıldığında eleştirilerin yoğunluğu dikkat çekiyor. Bu durum Ahmet Akın'ın siyasi imajına büyük zarar verdi. Akın’ın nasıl bir toparlanma stratejisi izleyeceği önümüzdeki dönemin önemli başlıklarından biri olacak.
Mutlak butlan kararı sonrasında parti yönetimine dönebileceği konuşuluyordu ancak belediye başkanlığı görevine devam etmeyi tercih etti. Buna rağmen önümüzdeki dönemde belediye çalışmalarından çok parti içi gelişmelerle anılması sürpriz olmayacak. İl ve ilçe örgütlerinde yaşanabilecek değişimlerde etkili bir rol üstlenmesi bekleniyor.
Dolayısıyla Ankara'da yaşanan siyasi depremin artçıları Balıkesir'de de hissedilecek.
***
Bir başka önemli başlık ise Büyükşehir Belediye Meclisi. Düşünün; mutlak butlan sürecine yakın duran bir belediye başkanı ve önemli ölçüde Özgür Özel çizgisinde duran bir meclis grubu. Böyle bir denklemin ilerleyen dönemde çeşitli siyasi gerilimler üretmesi ihtimal dahilinde.
Bu durum doğal olarak meclisteki muhalefetin elini de güçlendirebilir.
Zaten CHP'de yaşanan gelişmelerden en memnun görünen kesimlerden biri AK Parti cephesi. Görüştüğümüz birçok AK Partili, yerel yönetimlerde ellerinin güçleneceğini düşünüyor. Hatta bazıları, Büyükşehir Belediyesi'ndeki üst düzey yönetim kadrolarında önemli değişiklikler yaşanabileceğini öngörüyor.
Büyükşehir Meclisi'nde de yeni bir siyasi iklim oluşabileceği konuşuluyor. Örneğin AK Parti Grup Başkanvekili Yasin Sağay ile Ahmet Akın arasındaki sert tartışmaların yerini daha farklı bir ilişki biçiminin alabileceğini söyleyenler var.
Düşünsenize...
Büyükşehir Meclisi'nde bağırıp çağırmayan bir Yasin Sağay.
Balıkesir'de siyasetin önümüzdeki dönemde bize konuşacak çok konu vereceği kesin. CHP'de başlayan bu iç hesaplaşmanın nerede duracağını, kurultayın yapılıp yapılmayacağını, yapılırsa nasıl sonuçlanacağını ve Balıkesir'e nasıl yansıyacağını birlikte izleyeceğiz.
Ama bugün için görünen tablo şu:
CHP artık iktidarla mücadeleden çok kendi içindeki mücadeleyle meşgul. Eh; iktidar da öyle istiyor zaten…
POLİTİKA