VALLAHİ yazıma başlarken şunu itiraf edeyim; ben bu maçtan böyle bir skor ile ayrılacağımızı hiç düşünmedim. Neden derseniz, nedeni açık .. Hafta içinde basına sızan Nizamettin, Abdülkadir , bir oyuncumuz daha vardı ismini hatırlayamadığım; alacakları için TFF’ye başvurmuşlar… Eh; pes derim yani kimse kusura bakmasın.

Yahu bu kulübün futbol şubesi sorumlusu ve ekibi varsa ne iş yapar?

Ya da bu futbolcular,  ''Biz paramızı alamadık Federasyon’a gideceğiz” dedikleri biri; bir muhatap nerededir?

Kendilerine yemek yapan aşçı ustamıza mı söylesinler;  ya da çaylarını demleyen temizliklerini yapan görevliye mi? Çok ilginç. Sonra da çıkıyor kulüp yetkilileri: “Biz gideceklerini biliyorduk …”

Pes vallahi. Yani madem bu sorun biliniyor, bu futbolcular çağrılıp “ya arkadaşlar sıkıntılarınızı biliyoruz sizden biraz daha sabır rica ediyoruz” babında bir konuşulsa, yetkili merci bu elbette Kulüp Başkanı olmalıdır;  bunlar ortaya çıkmaz, sonra da geri vites yapıp toparlamaya çalışılmaz .

Peki bu kardeşlerim tesislerde kalıyorsa, futbol şubesinden bir görevli içlerinde neden zaman harcamaz?  Bence onlarla yemek yemeli, onlarla sohbet etmeli, onlarla sorunlarını konuşmalı;  evli iseler ev ziyaretleri yapmalı, küçük bir ikram ile bir çiçek ile gidilip bir çayları içilmeli, eşinin kendinin sorunları dinlenmeli.

Bunları Hoca mı yapacak lütfen?

“Eh maç bitti, Hoca ve ekibi nasılsa soyunma odasında, tesislerde..  Onlar  çözsün” zihniyetine girilirse işte bu gibi kulübün marka değerine zarar veren olayları yaşarız.

Haa; bu yetkili arkadaşlar “bizim zamanımız yok, kendi derdimiz bize yetiyor” diyorsa o zaman kusura bakmayın istifa edin; yapacaklar gelsin.  Bu yönetim acizliğidir, yönetim acemiliğidir ...

 

***

ÖNCEKİ yönetimi acemi görüp  “sorunlar karşısında aciz kaldı” diye yazıyoruz çiziyoruz. Sizlerin beyanları yaşanan olaylar nedeniyle iyi de siz çok mu yetkili etkili oldunuz derler adama. Ben de diyorum, kimse alınıp gücenmesin, empati olgusunu kaybeden bir toplum olduk; duyarsızlık diz boyu toplumumuzda.  Bari  sizler kulüp yönetenler bilinçli kesim dediğimiz insanlar “biz bu kulübün neferiyiz” diyerek yola çıkanlar empati yapalım .

Deveye sormuşlar neren eğri?  

“Nerem doğru ki” demiş…

Bu atasözünü hatırlatırlar.

 

***

CAN Hocama ve ekibine acıyorum. Bu şartlarda takımı maça hazırlamak zor, bir de motive etmek daha da zor. Psikolog olsa bu kadar sorun karşısında dayanamaz sıyırır. Bir sürü dedikoduyu atlat , sorunlu futbolcuların derdini çözmeye çalış , idmana çık , her gece “Allah’ım ya 6 puan daha silinirse” diye düşünmekten, hesap yapmaktan uykuların kaçsın; sonra bu sorunları vur sırtına ekibinin ve futbolcuların, “haydi arkadaşlar bu maçı alacağız” motivasyonunu yükle. Tövbe haşa peygamber sabrı gerek; inanın kutlarım bu şartlarda bu puanı toplayan bir takımı;  ayakta alkışlarım.

 

***

HEPİMİZİN ailesi var; ev dediğimiz o kutsal çatı altında huzursuzluk oldu mu insanın ne o eve gidesi gelir, ne oturası gelir, ne de yemek yiyesi, eğlenesi gelir.  Kendimizden pay biçelim; eh futbolcu da “paramı alabilecek miyim , yahu mücadele ediyorum ama ya puan silinir de sil baştan olur mu , ya hoca bırakır mı , eyvah ödemem vardı paramı da alamadım ben ne diyim şimdi alacaklıma ,evinde şu ihtiyacımı karşılayamadım eşim de tavır koydu huzursuzum” gibisinden düşünceler ve yaşananlar o futbolcunun sahada ayağına pranga olur;  ne futbol oynar ne de katkı koyar.  Önce kafalar rahat olacak, sonra antreman performansı, sonra kaliteli bir futbol sahaya konacak; işte bunun tek bir ismi var: HUZUR ...

Kulüp içinde huzuru sağlamak şart; ama maddi ama manevi.

 

***

GELELİM maça:  El insaf; nasıl bir görüş açın var sevgili yan hakem kardeşim? Adam ceza sahasının dışında müdahaleyi alıyor, adeta roket gibi uçuşunu yapıp ceza alanı içine düşüyor, sen de bunu penaltı diye gösteriyorsun!

Ya o kendini atan futbolcu kardeşim; inanın şimdi tesislerde makara yapıyor:  '”Nasıl da yedirdim hocaya!..”

Keşke sen de futbolcu kardeşim “müdahale dışardaydı hocam” demek centilmenliğini gösterseydin ama haklısın 3 puan için her şey mübah.

Ardından gelen ikinci gol bence Allah’ın bir lütfu.  Ümraniye takımına ortaya kesilen bir yan top kim vurdu kime çarptı ben çözemedim, tıngır tıngır kaleye giden bir top.

Otto’nun  kaçırdığı gole de yandık.

 

***

İKİNCİ yarıda o ölü toprağını attık ve golü de bulduk; güzel bir kanat organizasyonu Abdülkadir’den tek vuruş: 2-1

Ardından hırslı istekli bir oyunun meyvesi Otto’dan af dilercesine şık bir vuruşla gelen gol: 2-2 Bence 2-0 geriden gelip 2-2 maçı bitirmek başarıdır; hele hele rakip 2 hafta öncesine kadar bu ligin lideri ise tebrik ederim.  Sanıyorum sıralamadaki yerimiz üç aşağı beş yukarı ilk yarı bitene dek bu sıralarda olacak gibi. Eğer ikince devre lige sorunları çözmüş, iyi bir kaleci ve defans önünde oynayacak ön libero, yine defansın sağına ve göbeğine bir kaliteli oyuncu alınır ise ilk iki olmaz ama play-off çok rahat oynar BALKESLERİMİZ.

BU ARADA, HOCAM KALECİLERİMİZE BİR AYAR VERMELİ.

 

HUZUR dedim; huzur her şeyi çözecektir. Sevgilerimle…