Bu hafta tabir yerinde ise durumu idare ettik diyebilirim. Bizler de öğrenciliğimiz de yaşadık. Sömestir tatilinin heyecanı nasıl bir öğrencinin motivasyonunu düşürüyorsa, devre arası ve yeni yıl heyecanı bir çok futbolcu kardeşimin ailelerine kavuşma telaşı ve özlemi oyuna ister istemez etki yaptı.

Aslında bu maç hem bizim için hem de rakip 1461 için de çok önemliydi. Bzim alacağımız 3 puan bir anda bizi 3üçüncülüğe oturtacak ve zirveye ortak edecekti. 1461 ise bu maçı kazansa 3 sıra atlayıp devre arasına bir ohhh çekerek girecekti ama olmadı.

Maç genelde al gülüm ver gülüm misali oynandı. Zaten tribünlerde seyirci olmayışı kenarda yönetimlerinin ve futbolcuların seslerini duyabiliyorduk. Zaman zaman saman alevi gibi kale önünde bir kaç pozisyonumuz oldu ama onlar da gol getirecek pozisyonlar değildi. Ben buradan hakemi kutlamak istiyorum. Belki eleştirenler çok oldu ama ceza alnında üç kere top bizim futbolcularımızın eline temas etti bunları kasıtlı görmeyen ve çarpma olarak nitelendiren bir hakem vardı unutulmamalı. Ha diyebilirsiniz ZEEFUİK'in tek başına gole giderken yaka paça tek dalarak künde, çırpma arası düşürülmesi ne derseniz! Bu pozisyonun hakkı rakip oyuncu Ömer'e kırmızı çıkarmalıydı derim.

Dedim ya tatsız tuzsuz maç kazasız, belasız birer puan paylaşarak bitti. Şimdi bakıyorum bundan 7 hafta önce; bırakın zirveyi düşememek için çabalarken bir anda zirveye ortak olduk. İşte buda PTT Liginin kalitesini ortaya koyuyor. Her takım bir diğerini yenecek güçte, bu ligin puan durumuda bunu ispatlıyor. Şimdi bakıyorm liderle aramızda 4 puan var 3 puanlı sistemde bu çok kolay kapatılacak bir fark. Yeter ki istenen oyunu,sahaya yansıtalım ve mücadeleyi elden bırakmayalım.

İkinci devreye çok iyi hazırlanacağımızı umut ediyorum amma; deyip noktayı koyup devam edeyim.

BALKESLER'e takviye şart. Bilhassa forvet ve orta sahaya mutlaka kaliteli en az 3 transfer şart. Orta sahada oyunu yönlendirecek, eskilerin tabiri ile -bizler biliriz- araya top atan rakibin arasından topu iğne deliğinden geçiren, mücadele gücü yüksek, adam eksilten bir İNCECİ futbolcu lazım. Yani ince paslar atabilen, pozisyona sokan tarzda. Umarım böyle bir isim bulunur alınır.

Şu na takım içi huzur, arkadaşlık, yönetim, futbolcu, teknik adam bütünlüğü sağlanmış durumda. Buna bir de taraftarımız eklendiğinde tutmayın gitsin BALKESLER'i. Ben umutluyum ve inşallah  başaracağız. Umarım kenti yönetenler, iş adamları, bu güzide futbol takımımızı şehrimizin marka ismi BALKESLER'i unutmazlar. sevgiler ,  selamlar ....