Merhaba. Bu haftaki yazıma başlamadan önce hayallerimi yazmak istiyorum. Aslında ben İstanbulspor maçını 3 puanla geçeriz düşüncesindeydim. Ne yalan söyleyeyim ve yazı başlığımı da “İstanbul’da bir güzel İstanbul kadar güzel” diye planlamıştım ama olmadı. Futbolun içinde var olan yenilgi bu hafta bize uğradı. Eh yazıma şöyle başlayayım o vakit “Sevdiğimi verin bana İstanbul sokakları”

 

Bakıyorum bu yenilgi ardından çeşit çeşit yazanlar, çizenler var. Hala geçen hafta yazımda da belirttiğim gibi “öküz altında buzağı arayanlar” yazıyor çiziyor. Yahu arkadaşlar bu takım ekonomik olarak çok iyi bir kulüp müydü? İstenilen yerlere, nokta kaliteli transferler mi yapıldı? Üst düzey imkanlarla donanmış alt yapısı sağlam, futbolcuların ödemleri günü gününe yapılan bir ekipten mi söz ediyoruz? Yapmayın, bizim memleketin meşhur lafıdır “ne kadar ekmek, o kadar köfte” Ne çabuk unuttuk İzmir deplasmanına giderken kulüp otobüsünün haciz edildiğini, futbolcuların amele gibi yol ortasında otostop yapacak duruma düştüklerini? Ne çabuk unuttuk lig başlarken alt yapıdan gelen genç oyuncularla lige başladığımızı? Ne çabuk unuttuk hocanın parasal istekleri yüzünden kulübe hacizler koydurduğunu? Ne çabuk unuttuk idman boykotlarını? Lütfen; ha bu arada bunlar yaşanırken ayrık otlarının hala daha düzenli paralarını aldığını ve tuzlarının kuru olduğunu da unutmayalım!

 

Yeni yönetim iş başında ve gayet iyi spekülasyonlardan uzak, kulübü şarampolden yola çıkarmış ve iyide yol tutmuş bir yönetim var. Memleketimizin yetiştirdiği bu kulübe maddi değil yürekten bağlı, arma aşkı olan bir teknik heyet var. Kıt kanaat imkanlarla son dakikalarda oluşturulan, inançlı, elinden geleni yapan, çalışkan bir kadromuz var. Daha ne istiyorsunuz? Bakın milyar dolarlar harcayan bir çok üst düzey rakip kulüplerin çok üstünde bir yerdeyiz. Olacak tabi mağlubiyet. Bu lig her zaman söylerim; bence en kora kor, en mücadele ruhu yüksek oyunculardan kurulu. Kalitesi Süper Ligden yüksek bir lig. Bakın sıralamamıza 3 puan cezamız olmasaydı -ki geçmiş yönetimlerin kestiği bir faturadır- yerimiz ilk altı içinde. Yapmayın ayıp ve günah emeğe saygı lütfen.

 

Artık kulüp üzerine oynamayın ve futbolu BALKESLERİ yaralamayın. Evet, ağır bir yenilgi oldu 4-1 bende üzüldüm ve şaşırdım. Ama ilk golde her iki takım oyuncuları da çarpışmadan dolayı arkadaşlarının durumuna bakarken yaşanan bir şaşkınlık ve merak anında geldi. OTOO o golü altı pas önünde yapsaydı durum 2-1’e gelecek, belki de maçı çevirecektik, ama olmadı. Benim eleştirim bu hafta defansa kimse alınmasın. Gücenmesin şaşkın, yer tutamayan, adam paylaşamayan, biraz da dağınık bir defans izledim. Ayrıca orta saha tamamen rakip takımın kontrolünde idi. Belki de yanlış düşündüm ama ilk dakikalarda üstümüze gelirler düşüncesiyle fazlaca oyunu geride kabul ettik ve yaslandıkça yaslandık. Gollerde bu anlarda ardı ardına geldi.

 

Bir parantez; attığı jenerik gol için tebrikler  SEDAT’a. Gerçekten muhteşem bir sol ayak vuruşu ile tam da köşeden  golünü attı. O mesafeden taksi tutsanız kaleye 20 lira yazardı. Bu da işin esprisi olsun.

 

Sanıyorum bu maçın sonunda Can Hocam ve ekibi futbolcu kardeşlerim bizlerden daha üzgünlerdir. Ama 3 puanlık sistemde telafisi mümkün bir puan kaybı. Bu hafta BÜYÜK BALKES TARAFTARININ DESTEĞİYLE ve sosyal medyadan, vereceğimiz olumlu destekle futbolcu kardeşlerim ellerinden geleni yapacak ve bizleri her zaman olduğu gibi mutlu edeceklerdir. Sevgiler.