Bugün ADS'ye konuk olduk . Malum ADS yaptığı flaş transferler ve yaptığı yatırımlarla Süper Lige çıkmak adına herşeye sahip bir takım. Biz ise gırlağa kadar borç, yeterli kadro kuramamış, yönetim istim üstünde, sorunları olan ben buna birde isim buldum; ''Ergen '' yapıda bir takımız biz. Yani ne yapacağı belli olmayan,  hafiften asi, kendi doğruları olan ve kimsenin aklına ihtiyacı olmayan bir ekibiz.  Ve o meşhur tirbünlerimizin sloganı Hep beraber, hep beraber  veya meşhur Diyarbekir türküsü gibi beraber, beraber, beraber ölek ölek, beraber nakaratlarına nazire yaparcasına ''hep berabere kalan bir ekibiz ''

İşte bu ahvalde ADS  deplasman maçına; Oomüthiş tarftar desteğini arkasına alan bir takıma karşı maça çıkarken kime sorsanız, zor maç ama; yani beraberlik iyi sonuç olur be abi, yenilmeyelim yeter abi gibisinden yorumlar alınabilirdi. Ve netekim, maç başladı -bende o ara başka bir yere odaklanmışım- spikerin GOLLL sesiyle irkildim birde baktım Dk 1 GOL 1. Güzel bir atak ve dönen topa "klas bir vuruş Pote'den top ağlarımızda köşeden"

Golü yedikten sonra o üzerimizdeki telaşı attık ve dengeli bir oyun sergilemeye başladık. Ben şahsım adına mücadelemizi, hırsımızı, kondüsyonumuzu beğendim. Adam kovalayan, rakibe çabuk basan, kontratakların başlangıcında atılan uzun topları rakipten önce alan ve göze hoş gelen işler yapan bir  BALKES izledim.

Zaten devre arası bu oyunu gören hocamız cesaretle rakibin üzerine gidin demiş olsa gerek ikinci yarı başladı bizde saldırıya başladık. Onların golüne nazire yaparcasına o kadar erken olmasa da erken bir dakikada 54'de kazandığımız penaltı ve Zeefuik'in golüyle skoru eşitledik. Haliyle rakibimiz yine yüklenmeye başladı. Bu arada Muğdat'ı, Glumac'ı, Yiğit İsmail'i, Vukoviç'i, bu dakikalardaki diğer arkadaşlarından daha ön plana çıkan oyunlarından dolayı kutluyorum. İşte rakibimizin bu yüklendiği dakikalarda sağdan Ahmet Solakel'in gerçekten güzel kesme ortasına net bir kafa vuruşu top yine ağlarımızda. Burada defansımızın hatası olduğunu söylemeliyim. Rakip oyuncu o kadar rahat bir kafa vuruşu yaptı ki, idmanda o kadar rahat topa vurdurmazlar ona ama oldu. Futbolun içinde var bunlar.

Bu dakikadan sonra BALKESLER'imiz  ataklarını sıklaştırdı ve kondüsyon olarak, ayakta kalan, ayağa top yapan, akıllıca savunma, kurnazca atak yapan BALKESLERİ izlemeye başladık. Burada bir parantez  -Osman Özköylü hocam o kadar heyecanlı ve o kadar stresli ve hırslı ki bir ara galiba dedim sahaya girip ataklara katılacak. Onu geçtim başladı kenarda zıplamaya ve hakemle didişmeye- Sevgili hocam bunlara gerek yok. Sizin bu haliniz inanın bana doğruları yapmaya çalışan futbolcularınıza stres yüklüyor, onlarda gereksiz fauller yapıyorlar  ve oyun disiplininden uzaklaşan dağınık bir görünüm çizmeye başlıyorlar. Sakin olun lütfen ...

Bu anlamda  bir parantezde Karikari'ye ve takımı yönetenlere. Kimse kusura bakmasın ama tam manasıyla tel tel dökülüyor. Topa vuracak güç kalmamış. O meşhur sırtı dönükken feykini atıp rakbi geçip klas vuruşların adamı nerede ? Defansa gelip top çıkaran, koşularıyla rakibi bayıltan nerede? Yapılması zor klas vuruşların adamı nerede? Umarım toparlanır, sorun neyse bulunur ..

Ve Kerim. Yetişşş Kerimmmmm. ''Buyrun benim'' dercesine oyuna girdi ve uzatmalarda o zurnanın zırt dediği dakikalarda yakaladığı pozisyonda topa yaradana sığınıp öyle bir vuruş yaptı ki;  topu ağlardan çıkarken gördük. Bu haftanın kurtarıcısı uzaktan isabetli ve jenerik olacak golleri ile evet Kerim'di. Tebrik ediyorum ...

Şimdi bu beraberliğin şerbetini vermeye sıra geldi. İşte o da önümüzdeki hafta kendi evimizde oynayacağımız KSK maçı alınacak. 3 puan bizi umut etmediğimiz bir noktaya getirir. Bu oyun anlayışımızla Tekaütlerden kurulu moralsiz KSK'yı yeneceğimize inancım tam ...

HAYDİ TRİBÜNLERE LÜTFEN TAKIMIMIZA SAHİP ÇIKALIM VE O MUHTEŞEM TARAFTARIMIZI CÜMLE ALEME GÖSTERELİM ...sevgilerimle ...