AHMET ÖZTOPAL

Geçen hafta ülkemiz, Afrika kaynaklı önemli bir toz taşınımının etkisinde kaldı. Gökten çamur yağmasıyla birlikte, 7’den 77’ye hepimiz, bu doğa olayının farkına vardık. Yapılan ölçümler neticesinde de, ülkemizin özellikle batı bölgelerinde, toz miktarının Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği sınırların üstüne çıktığı görüldü.

Peki, nedir bu toz taşınımı ve neden önemlidir? Dilerseniz, dilimizin döndüğünce izah etmeye çalışalım.

Dünyamızdaki başlıca toz kaynakları olarak Afrika, Asya, Arabistan, Avustralya ve Güney Amerika’da bulunan çölleri gösterebiliriz. Bunlar arasında Afrika’da bulunan Sahra Çölü ile Asya’da bulunan Gobi Çölü ve Taklamakan Çölü en bilindik ve en önemli olanlarıdır. Bu bölgelerden kalkan tozlar, troposferin (meteorolojik olayların meydana geldiği atmosfer tabakasının) üst seviyelerine kadar yükselerek, güçlü hava akımları yardımıyla binlerce km uzaklara ulaşabilmektedirler. Yağış ile birleşmeleri neticesinde de, yeryüzüne çamur olarak düşmektedirler.

Toz deyip geçmemek lazım. Toz taşınımları, bir başka açıdan da mikrop taşınımıdır aslında.

Yaşanılan toz fırtınaları kara, deniz ve havayolu ulaşımını olumsuz yönde etkileyerek, ulaşımda önemli aksamalara da neden olabilmektedirler. Ayrıca solunum sistemimiz üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle de, solum yolu ve kalp sorunları olan kişiler ile yaşlı ve çocuklar, tozdan önemli derecede etkilenebilmektedirler.

Ülkemizde görülen tozların kaynağı Afrika ve Ortadoğu’dur. Özellikle Irak ve Suriye sınırımız ile güneydoğu bölgemiz tozdan en çok etkilenen alanlardır. Bununla birlikte, Afrika kaynaklı çöl tozları da etkisini batı bölgelerimizde hissettirmektedirler.

Toz taşınım zamanlarında, çamur yağması normal bir durumdur. Ayrıca, bu dönemlerde, özellikle solunum yolu ve kalp rahatsızlıkları olan kişiler ile yaşlı ve çocuklarımızın dikkatli olmaları gerekmektedir. Mümkün mertebe toza maruz kalma süresi azaltılmalıdır. Dolayısıyla açık hava etkinlilerinin azaltılması da önemli bir konudur.

Sağlıcakla kalın.