ÖMER KANTARLIOĞLU

 

BİZİ PKK İLE AYNI KEFEYE

KOYANIN ALNINI KARIŞLARIM

Siyaset arenasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin zaman zaman HDP ile hâttâ PKK ile yan yana olduğu, CHP’nin HDP siyaseti yaptığı algısı oluşturuluyor. CHP ile HDP aynı paralelde mi?

Bu en büyük ahlaksızlık. CHP ile HDP’yi, PKK’yı bir aradaymış gibi göstermek. Yani terörle CHP’yi yan yana getirecek adamın alnını karışlarız. En sert tepkiyi burada veririz. Çünkü bu tamamen çok büyük şerefsizliktir. Böyle bir şey olamaz, olabilir mi? Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekiliyim, Kuvayi Milliye’nin baş şehri Balıkesir’in milletvekiliyim, ben burada bu memleketin çocuğu olarak, bizimle PKK’yı, terörü yan yana koyacak adamın alnını karışlarım. Yemin ediyorum, dünyayı başına yıkarız. Böyle bir şey kabul edilemez. Onun için herkes dikkat edecek, ayrıştırmayacak, birleştirecek. Yahu hem birleştirmeden yanayız diye herkese atıp tutuyorlar, hem de en büyük ayrımı kendileri yapıyorlar. Milliyetçilik diyorlar, kendileri milliyetçiliği hiç sahiplenmiyorlar. Ayrımcılık yapmayacağız, birleşeceğiz diyorlar, kendi kafalarına göre ayrım yapıyorlar. Ben inanamıyorum; dinden bahsediyorlar dini istismar ediyorlar.

 

BÜYÜKŞEHİR’E ADAY OLURSAM

HERKES SEVİNİR

Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olacağınız artık Balıkesir’in her yerinde çok sık konuşuluyor. Böylesine büyük bir organizasyonu üstlenebilecek misiniz?

Ben şu anda Milletvekili olarak Balıkesir’e hizmet ediyorum. Milletvekilliği yapmak da kolay bir iş değil. Hele hele Balıkesir gibi büyük bir coğrafyanın Milletvekili olmak hiç kolay değil. Balıkesir’e birlik ve beraberlik içerisinde hizmet etmek gerekiyor. Ben aday olursam buna AK Partililer de sevinir, MHP’liler de sevinir. Çünkü onları mutlu edecek projelerle biz geliriz, kimseyi ayıramayız. Benim mantalitem bu. Ben bunu herkese söylüyorum. Ben şunu düşünüyorum: Milletvekili oldum ya, Allah’a binlerce kere şükürler olsun; örgütümüz layık gördü, halk da destekledi, dünyanın en büyük onurunu yaşıyorum. Balıkesir’de milletvekilliği yapmak kolay iş değil. Çünkü burasının sorumluluğu ağır. Burası Kurtuluş Savaşı’nın başlangıç pimini çeken yer. Onun için bu bilinçle  çalışıyoruz. Böyle yapınca da kimseyi ayırmadan herkesi kucaklamak gerekiyor.

KİMİN ÇÖZDÜĞÜNDEN ÇOK

SORUNUN ÇÖZÜLMESİ ÖNEMLİ

Muhalefet Milletvekili olarak halkın beklentilerine karşılık verebildiğinizi dünüşüyor musunuz?

Biz de koşturuyoruz elbette. Görevimi en iyi şekilde yapmak için mücadele ediyorum. Bunu yaparken de hiç kimseyi ayırmadan yapıyorum. Böyle yapıyoruz, çalışıyoruz, insanlara iktidarda olmadığımız halde elimizden gelen yardımı yapmaya çalışıyoruz. Hiç kimseye de iktidarda değiliz, bakın biz yapamayız demiyoruz. İktidarda olmayabiliriz ama bize halkın bir yetkisi var, bizim de kendimize göre bazı imkan ve yetkilerimiz var. Bunları sonuna kadar kullanmak en önemli şey. Hatta yetişemezsek bunu iktidar partisiyle işbirliği yaparak sorunu çözmek zorundayız. Kimin çözdüğünden ziyade sorunun çözülmesi önemli. O anlayışla gidiyoruz ve milletin de hoşuna gidiyor.

 

İKTİDAR MİLLETVEKİLLERİYLE

HİÇ BİR SORUN YAŞAMIYORUM

İktidar Partisinin Milletvekilleriyle aranız nasıl, zaman zaman sorun yaşıyor musunuz?

AK Partili Milletvekilleri ile aramızda hiç bir sorun yok. Mesela Sema Hanım (Kırcı) olsun, Kasım Bostan, Mahmut Poyrazlı, Ali Aydınlıoğlu olsun hiç sıkıntımız yok. Zaten aramızda bir sıkıntı da olamaz. Bizim buradaki hedefimiz Balıkesir olmalı. Ali Abi benim kilomu sorguladı, ben de kilomu söyledim. Çıkıp da ben O’na bir şey mi diyeceğim. Sonuçta yüz yüze bakıyoruz. Hizmet etme odaklı Ankara’dayız. Önemli olan hizmetimizle öne çıkmak. Lafla uğraşmak olmaz.

 

CHP İÇİNDE HİÇ KİMSEYLE

KAVGAM YOK, FISTIK GİBİYİZ…

CHP içinde herhangi bir gruplaşmanız, kliğiniz yok izlediğimiz kadarıyla. Herkesle uyumlu bir görüntü çiziyorsunuz. Bu arada yeni İl Başkanı ve ekibini nasıl buluyorsunuz?

Partide herkes gümbür gümbür çalışıyor. İl Başkanımız Serkan Sarı da çok iyi çalışıyor, elinden gelen gayreti gösteriyor. Ondan sonra önceki yönetimler de bırakmadı, onlar da büyük destek veriyor. Yani eski yönetimler yeni yönetimlere destek veriyor. Bundan daha güzel bir şey var mı? Biz buradan Altıeylül eski başkanımız Yusuf Bey’e  (Yüksel) kahve içmeye gideceğiz. Haydar Ağabey’den de (Çuhadar) çok şeyler öğrendik. En çok öğrendiğim şey birleştiricilik, toparlayıcılık. Kimseyle kavgası, gürültüsü yok, herkes bir arada. Benim de hiç kimseyle kavgam yok. Böyle olurca da fıstık gibi oluyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’na enerji konusunda danışmanlık yapıyorsunuz. Kurultay sonrası süreçte bu görev devam ediyor mu?

Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu benimle görüştü ve Başdanışmanlık görevimin devam ettiğini söyledi.

15 Temmuz 2018’de bir erken yerel seçim olabileceği konuşuluyor. Sizce bir erken seçim olur mu?

Seçimin 15 Temmuz 2018’de yapılacağını herkes söylüyor. Ben de huylanmaya başladım. Ama olacağını zannetmiyorum. Bence önce yerel seçimleri alabilirler. Seçim normal zamanında olur diye düşünüyorum.

 

BALIKESİR’İN BİR ÇOK KÖYÜNDE

İMAM EKSİĞİ VAR…

Köylere gidiyor musunuz? Köylünün sorunlarını dinliyor musunuz?

Şu anda partimiz köylerde çalışmalar yapıyor. Ama bunu yaparken de siyaseti hiç kullanmıyor. Altıeylül İlçe Başkanlığımız köylere gittiğinde ne bir parti logosu var, CHP ismini geçirmeden eğitim çalışmaları yapıyorlar. Düşünebiliyor musunuz karşı tarafa hizmet etmek amaçlı bir çalışma oluyor. Başkanımız yanında bir ekiple köylere gidiyor, anlatıyorlar, sorunları dinliyorlar, çözüm üretiyorlar. Yani siyaset yapmıyorlar. Bizim işimiz millet kazansın, herkes güzelce yaşasın. Her gittiğim köyde ilk ziyaret ettiğim yerler ibadethaneler. Çünkü ibadethaneye gittiğim zaman oraya verilen değeri daha rahat görebiliyorum. İbadethanelerin cemaatleri var, insanlar oraya gidiyorlar sıcak mı, eksikleri var mı, birileri yardım yapıyor mu? Bunlara bakıyorum. Çünkü onlar hepimiz için dua ediyorlar, biz de gidiyoruz. Biliyor musunuz, Balıkesir’de imam eksiğimiz var. Balıkesir’in çoğu yerinde imam yok. Ben bunu kaç kere görüştüm. Dursunbey’in bir çok köyünde şu anda imam yok.

 

300 KOYUN VERECEKLER AMA

600 BİN TL TEMİNAT İSTEYECEKLER

Köye geri dönüş için Hükümet’in başlattığı bir hayvancılık projesi var. Bu konuda muhalefet Milletvekili olarak neler söylersiniz?

“Ekonomi Türkiye’de berbat. Köylü kente göçüyor. Türkiye’de en çok boşalan köylerin başında Balıkesir geliyor. Ama göreceksiniz 2019 yılından sonra bütün millet köylere akın edecek. Şimdi köye dönüş için proje geliştirdiler. Köye dönene 300 koyun verecekler. Ama bunun karşılığında da 600 bin TL’lik teminat isteyecekler. Bunu yapacağınıza insanlara 40-50 tane koyun hibe verin. Halka güvenin. Herkesi malzeme olarak veya müşteri olarak görmeyin. Şu anda çiftçide para yok, pul yok. Adamın evi, tarlası her şeyi ipotekte zaten. Bu memlekette sen köylüysen, çiftçiysen her türlü bedeli ödüyorsun. Ama çok büyük tüccarsan gidip hibe kredi alabiliyorsun. Böyle bir şey var mı? Biz istiyoruz ki herkes zengin olsun. Balıkesir’in bir özelliği var. Ben Balıkesir’i çok iyi çalışıyorum. Mesela kaç tane büyükbaş hayvanımız var, ne kadar toprağımız var, her sene kaç tane hayvanımız ölüyor hepsini çalışıyorum. Neden? Çünkü buraya hizmet etmek istiyorsan önce altını sağlam dolduracaksın.

 

TARLALARI YENİDEN

DEĞERLİ HALE GETİRECEĞİZ

“Balıkesir şu anda kazanmıyor, kaybediyor. Biz de Balıkesir’in kazanması için mücadele ediyoruz ve kazandıracağız. Asıl iş topraktan başlıyor. Atatürk diyor ya ‘Köylü milletin efendisidir’ diye. Bunu derken ülkenin gelişiminin oradan başladığını ima etmeye çalışıyor. Ama şimdi köyler boşalıyor. Yani köylü bir amca tarlayı ekeceğine çocuğunu bir fabrikaya sokuyor, dünyanın en mutlu insanı oluyor ve ‘Allah be hayatımı kurtardım’ diyor. Onun için biz o tarlaları o kadar değerli hale getireceğiz. Mesela Balıkesir’de süt ile uğraşanlar hiçbir zamanda ürettiği sütten zarar etmeyecek. Bu bizim kesinlikle üzerinde çalıştığımız bir proje. Bizim etimiz Türkiye’nin en lezzetli eti, meşhur. Ama biz bunu marka haline getiremedik. O vizyon yok. Balıkesir’de artık bir OSB kurulacaksa bu ihtisas OSB’si olması lazım. Mesela Edremit Körfezi’nde zeytincilikle ilgili olması lazım. Mesela hayvancılıkla ilgili, süt ve süt ürünleriyle ilgili de sanayinin tamamen bu bölgede desteklenmesi lazım ki, burada bu işi yapanlar kalkınsın. İşin daha doğrusu Balıkesir’in kazanmasını kafada düşünmek lazım. Akşam yatana kadar Balıkesir nasıl kazanır, köylü daha nasıl zenginleşir, köylü nasıl çoluğunu çocuğunu şehire göndermek yerine toprağı çalıştırır, sütçü nasıl parasını daha fazla kazanır, et nasıl marka olur bunları düşünmeliyiz. Yani başka burada sen bunları yapamadan nasıl Balıkesir’i kalkındıracaksın?

 

EN ÖNEMLİ SORUN

İŞSİZLİK

En önemli sorun işsizlik. Balıkesir gibi Kuvayi Milliye şehrinde birisi kendini işsizlikten dolayı yakıyorsa idarecilerin, şehri yönetenleri oturup düşünmesi lazım. Burası Güneydoğu değil, terör problemimiz yok. Burada en büyük problemimiz işsizlik. Bir de işsizlik artarak devam ediyor, bir de üstüne köyden göçü ekleyin. Hangi köye giderseniz gidin köylerde müthiş bir nüfus azalması var, bunu görüyorsunuz. Bu övünülecek bir şey değil. Gelişmiş  ülkelerde millet şehirden kaçar köye gider. Ama burada millet ekmek derdine merkeze akın ediyor.