HABER GALERİSİ İÇİN TIKLAYIN

Ülkede yaşanan sorunlara da değinen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, demokrasiyi tesis ettikleri tekdirde sorunların da sona ereceğini dile getirdi. Kılıçdaroğlu ayrıca ülke ekonomisinden dış politikaya, demokrasiden yaşam koşullarına kadar yapacaklarını anlattı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 24 Haziran seçimleri öncesinde ziyaret ettiği Balıkesir’de İş dünyası, sendikalar, muhtarlar ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi. Gala Yaşam  ve Aktivite Merkezi’ndeki buluşmada ülke sorunları ele alındı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kalabalık bir topluluğa yaptığı konuşmada dış politikadan ekonomiye, demokrasiden insan haklarına kadar birçok konuda partisinin görüşlerini açıkladı. Kılıçdaroğlu konuşmasının ardından toplantıya katılanların sorularını aldı. 

HİÇ KİMSE HAYATINDAN MEMNUN DEĞİL

Türkiye'de hep birlikte huzur içinde yaşamak istediklerini söyleyen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, kavga ve huzursuzluk istemediklerini belirtti. Türkiye'nin güzel bir ülke olduğunu ancak siyasi yönetimin bu ülkeyi yaşanamaz haline getirdiğini ifade eden Kılıçdaroğlu şunları ifade etti:

"İşçi, sanayici, memur hayatından memnun değil. Hayatından kim memnun? Rahmetli Ecevit'in dediği gibi 'Bu düzenden kim memnun, bu düzenden çıkarı olanlar kim?' Önümüzdeki süreç hepimizin düşünerek sandığa gitmesi gereken bir süreçtir. Büyük laflarla sandığa gitmenin bir alemi yok. Biz her şeyden önce kendi ülkemizde demokrasi olsun istiyoruz. İnsanlar düşüncelerini daha iyi açıklasın diye, medya işini özgür yayın yapsın diye, çiftçi alın terinin karşılığını alsın diye demokrasi istiyoruz. Neden demokrasi? Eğer yasanın bir hükmü esnafı rahatsız ediyorsa esnaf kuruluşları çıkıp bu bizi rahatsız ediyor desin diye. Tüm dünyada Türkiye'nin saygınlığı olsun diye demokrasi istiyoruz. Demokrasinin olmadığı hiçbir ülke gelişmemiştir. Neden demokraside insanlar gelişir. Çünkü bilim gelişir. Hizmet üretilir, sanat üretilir hayatın her alanında üretim olur. Üretim var ama beton üretimi var. Tasarruflarımızı Betona yatırdık."

 

KATMA DEĞERİ YÜKSEK ÜRETİM LAZIM

Osmanlı'nın Sanayi Devrimi'ni kaçırdığı için battığını belirten Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Cumhuriyet kurulduğundan toplu iğne üretecek fabrika yoktu. Kaçırılan sanayi devrimini Türkiye hızla yakalamak istedi. Ne kadar geciktik? 100 yıl kadar geciktik. Şimdi dijital devrim çağındayız. Dijital çağ ile sanayi devrimi arasında büyük fark var. Ne kadar hızlı koşmamız gerektiğini ve bilgi çağının önemini kavramak zorundayız. Bilgi çağını yakalamanın yolu üretimden geçiyor. Katma değeri yüksek üretim."

 

PARLAMENTER SİSTEME GERİ DÖNMEYİ DÜŞÜNÜYORUZ

CHP adayı Muharrem İnce'nin cumhurbaşkanı seçilmesi ve parlamentoda çoğunluğun ele alınması durumunda yeni bir parlamenter rejim kuracaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, yapılan Anayasa değişikliğinde hukuk fakültelerinin konuşmadığını belirtti. Üniversitelerde farklı düşündükleri için öğretim üyelerinin kapı önüne konduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, "Hukuk fakülteleri ve üniversiteler konuşmayacakta kim konuşacak? Bizim üniversitelerde farklı düşündü diye hocayı kapı önüne koydular. Bu insan hakları ve demokrasiye sığar mı? Benim ve Sayın Muharrem İnce'nin de sözü. Sayın İnce Cumhurbaşkanı seçildiğinde ve hükümeti kurduğumuzda ilk iş üniversiteden atılan hocaların onurlarını geri vereceğiz. Biri hariç İbrahim Kabaoğlu. O milletvekili olacak. Sayın Kabaoğlu, bir Anayasa hukukçusu. Bu demokrasi olmadığını gösteriyor bize. Biz buradan yola çıkarak demokrasimizi geliştirip güçlü bir parlamenter rejim kurmak istiyoruz" şeklinde konuştu. '

DEMOKRASİ GÜÇLENİRSE TÜRKİYE GÜÇLENECEKTİR

Türkiye'deki siyasi partilerde lider baskısı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Millet üzerinde milletvekili üzerinde lider baskısını kabul etmiyoruz. Milletin seçtiği vekillerin üzerinde vesayet kabul etmiyoruz. Grup kararları alınabilir, bunun demokrasiye aykırı bir tarafı yok. Pek çok düzenleme yapmak lazım demokratik parlamenter sistemde. Yurt dışı seçim çevresi olması lazım. Yurt dışında oy kullanılıyor niye kendi milletvekillerini seçemiyorlar. Bizim hayalimiz geniştir, demokrasiden yanadır. YÖK diye bir kurum var kalkması lazım, sivil bir anayasaya ihtiyaç var. Toplumsal barışımız için sivil bir anayasa hazırlamalıyız. Demokrasimiz güçlenirse güçlenecek olan Türkiye'dir."

 

 BORCU OLMAYANA SIFIR FAİZLİ KREDİ

Türkiye'nin beton ekonomisinden üretim ekonomisine geçmek zorunda olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, tahsil edilemeyen vergileri tahsil edeceklerini söyledi. Devletin tahsil edemediği 322 milyar lira vergi olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu şunları kaydetti: "Tahsil edilemeyince ne oluyor gidip borç alıyor, koşuyor Londra'ya. İçeride hazine bonosu satıyor yüksek faizlerle 151 milyar dolar dışarıya ödediğimiz faiz. 687 milyar Türk lirası içeriye ödediğimiz para. Faiz lobisine karşıyız diyorlar, gidiyorsun, kapısını çalıyorsun, borç para alıyorsun. Borcu hepimiz ödüyoruz. Hepimiz vergi veriyoruz. Bizim üretmemiz lazım, ürettiklerimizi ihraç etmemiz lazım. Geleneksel mal üretin, 10 TIR dolusu geleneksel mal ihraç ederseniz, adam bir çanta cep telefonu ile gelir sizden daha çok kazanır. Hem tahsilat yapacağız, hem üretim ekonomisine geçeceğiz. Vergi ve prim borcu olmayan her KOBİ'ye ödediği vergi ve sigorta primi kadar 1 yıl sıfır faizli kredi vereceğiz. Al kardeşim vergi primin kadar al kullan, üret. İşini büyütecek. Kayıt dışı çalışmasına gerek kalmayacak. Yanında çalıştırdığı işçiyi kayıt dışı göstermeyecek. Ekonomiyi büyütmek zorundayız. Güçlü olmak zorundayız. Üretmeyen bir ülkenin güçlü olma şansı yok. Çiftçi de üretecek, kendi kendine yeten bir Türkiye'den bugüne geldik. Konya'dan küçük Hollanda 180 milyar dolar ihraç eder. Aramızda dağlar kadar fark var. Niye üretmiyoruz? Çiftçi niye zarar ediyor? Niçin TMO, ÇAYKUR, Fiskobirlik görevini yapmıyor. Nohudu ben sana ucuz vereceğim diyor, samanı da ucuz vereceğim diyor. Batı, uçak yapmayın bedava vereceğiz, askerin yemek yediği çatal kaşığa kadar bedava geldi. Kıbrıs çıkartmasında uyandık. O zaman benim uçaklarımı benim gemilerimi kullanamazsınız dediler. Şimdi de tarımda aynı oyun oynanıyor. İşsizlik varsa orada barış olmaz. Üretim olacak, oteller dolu olacak, herkes kazanacak."

 

İŞSİZLİK OLAN YERDE BARIŞ OLMAZ

Kılıçdaroğlu işsizlik sorunu ile ilgili yapacaklarını anlattığı konuşmasının devamında şunları dile getirdi

"İşsizlik varsa orada barış olmaz. Üretim olacak, oteller dolu olacak, herkes kazanacak. Güçlü bir sosyal devlet, asgari ücret Muharrem Bey Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduğunda asgari ücreti 2 bin 200 TL yapacağız, vergi de olmayacak. Ayda 300-500 liraya geçinen aylıklar var. 1 milyon 644 bin kişi bin 500 TL'nin altında gelir ile geçiniyor. Emekli aylığı bin 500 liranın altında olmayacak. Bakın, sosyal güvenlikte reform yaptık diyorlar. Bugün, hayatı boyunca asgari ücret üzerinden prim ödeyen birisi emekli aylığı bağlayın dediğinde 718 lira 69 kuruş aylık bağlanıyor. 1 Ekim 2008'den önce dilekçeyi verseydi bin 800 lira emekli aylığı alacaktı. Yüzde 50'den fazla düşüş. BAĞ-KUR’lu birisi en düşük primi ödeyip emekli olmak istediğinde 840 lira aylığı, 1 Ekim 2008'den önce olsaydı bin 800 lira olacaktı. Her ay 1000 TL eksik. Şu soruyu soralım. Emeklilik yaşı oldu 65. Daha önce 5 bin gün prim ödeme günü vardı 7 bin 200'e çıkardılar. Benim zamanımda açık 2 milyar liraydı şimdi 34 milyar lira. Maaş da yarı yarıya düştü. Bu açık nasıl oluyor da 2 milyar liradan 34 milyar liraya çıktı? Hayret ettiğim nokta şu, bu tabloya hiç bir sendikacının itiraz etmemesi. Taşeron işçinin hakkını gündeme getirmeseydik kimsenin aklına gelmezdi. Herkesin karnının doyduğu bir toplum inşa etmek istiyoruz. Taşeronun da kadrosu olsun. Allah'ın izni ile parlamentoda çoğunluğu sağladığımızda 500 bin taşeron işçisine gözümüz kapalı kadroyu vereceğiz"

 

'OBİT'İ KURACAĞIZ'

Dış politika ile ilgili konuşan Kemal Kılıçdaroğlu şunları ifade etti:"Herkesle kavgalıyız. Yapacağımız ilk iş Sayın İnce Cumhurbaşkanlığını kazandığında İran-Irak ve Suriye ziyaret edecek. 4 ülke bir araya geleceğiz. Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı'nı kuracağız. Sayın İnce diyecek ki 'Ortak kültürümüz var mı, hepimiz Müslümanız çok şükür niye birbirimiz öldürüyoruz? Bir Amerika, bir Rusya silahlar benden diyor. Ortadoğu'nun büyümesi için ana rolü Türkiye Cumhuriyeti oynayacak. Fabrikaları, hava alanlarını biz yapacağız. Türkiye'ye 4 yıl içinde dolar yağacak. Öyle gidip Londra'da dolar dilenmeyeceğiz. Bunun önüne geçeceğiz. Sadece kendimiz için üretmeyeceğiz, herkes için üreteceğiz. Boşuna mı Anadolu'yu Kalkınma Bölgelerine göre ayırdık. Boşuna mı diyoruz Anadolu’yu şaha kaldıracağız. Her şey Ankara, İstanbul, İzmir’de. Peki, Çorum, Balıkesir, Sivas bunlar ne olacak? Almanya'ya bakın sanayinin yurt genelinde nasıl dengeli dağıldığını görürsünüz. Devletler de planlama yapar. Bir ülke önündeki 50 ve 100 yılı planlamak zorundadır. Bu hızlı değişime nasıl ayak uyduracağız? Beyin göçü veriyorsak nasıl büyüyeceğiz. Onlar bizim ufkumuza yetişemezler, kavga edecek zaman yok. Türkiye'yi büyütmek zorundayız. İnsani gelişmişlikte çok gerilerdeyiz. İlk 20 içine girersek gelir kişi başında 35-40 bin doları bulacak. Biz boşuna mı OBİT diyoruz? Esnaf arkadaşlarım, devlete yük olmayan kurumlardandır. En çok huzur isteyenler esnaflardır. En büyük huzursuzluğu yaşayan yine esnaflardır. Esnaflardan kira stopaj vergisini kaldıracağız. Esnaflar, hep esnaf bakanlığı kurulmasını isterler. En sonunda pes edip hiç bir yere gitmiyorlar. Esnaf Bakanlığı kuracağız, esnafın sorunları ile ilgilenecek."

 

 MUHTARLAR ÖZERK OLMALI

Konuşmasında muhtarların sorunlarına da değinen Kılıçdaroğlu, demokrasinin başladığı ilk yerin Kastamonu Taşköprü'deki muhtar seçimleri olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle tamamladı: "Toplu bir muhtarlar kanunu olması lazım. Mahallenin muhtarının belediye kararından haberi yok. Ne olması lazım? Mahallesi ile ilgili karar alınacaksa muhtar belediye meclisine katılması söz hakkı olmalıdır. Bütün sosyal yardımlar muhtarlar eli ile dağıtılmalıdır. Gerçekten fakire yardım dağıtılacaksa muhtar sosyal yardımları dağıtmalı hükumet çekilmelidir. Muhtarların bağımsız bir yeri yoktur. Muhtarlar da seçim ile geliyor. Muhtarların birleştirilmiş oy pusulaları yok. Muhtarın sorunlarını en iyi çözecek biziz. Bir köşeye atıldınız. Sizin bağımsız bir binanızın olması lazım. Size, belediye veya il özel idaresinden bir yardımcı elemen verilmeli. Ayrıca her muhtarlığın bir bütçesi olması lazım. Muhtarın bütçesi olacak devletin denetleme görevi olacak. Kaynak var mı? Kaynak var. 79 yılda harcanan para 713 milyar dolar, 14 yılda harcanan para 2 trilyon 84 milyar dolar. 2 trilyon dolar ile yeni bir Türkiye inşa edilir, ne oldu bu para? Hepimizin düşünmesi lazım."