Karesi Belediyesi’nin kurucu belediye başkanı olmaktan onur ve gurur duyduğunu belirten Yücel Yılmaz, donanımlı ekibiyle birlikte güzel işlere imza attıklarını belirtti. Yücel Yılmaz 24 Haziran seçimlerinin ardından olası erken yerel seçimleri hakkında da görüşlerini paylaşarak, “Erken yerel seçim mevcut belediye başkanlarının çalışmalarını hızlandırır” diye konuştu.

ŞEHRİN SAKİNİ DEĞİL SAHİBİ OLUN

Karesi Belediye Başkanı Yücel Yılmaz basın mensuplarıyla yaptığı sohbette şunları söyledi:

“Karesi Belediyesi’nin kurucu belediye başkanıyım. Kurucu belediye başkanı olmak bir insana nail olacak şereflerin en güzellerinden birisi diye düşünüyorum. Halkımız seçimlerde bize sağ olsunlar oy verdiler, başkanlık makamıyla süslediler. O günden itibariyle de 180 bin nüfuslu Karesi ilçesinde hep dinleyen, birleştiren, bütünleştiren. Sahiplenen ve sahiplendiren birisi oldum. Başladığımızda bir sloganımız vardı: “şehrin sakini olup eleştirmeyin, şehrin sahibi olup beraber yapalım.” Bu da toplumun her kesiminde yer aldı. Çünkü çok net başka partilere üye olan, hatta şu anda parti ilçe başkanı olan arkadaşlarımızla beraber Kent Konseyi çerçevesinde katılımcı belediyecilik unsuru içerisinde 4 yıla yakın beraber çalışıyoruz. Bu ne demek? Şehrin kapsayıcı ve bütünleştirici, dinleyen tarafı olmaya eğilimli olduğumuzu gösteriyor. Herkesi dinledik.

HAYALİMİZ BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIKG ETİRDİ

Seçimlerin belediye başkanı için şöyle bir avantajı var. Tabi süreçte değişiklikler olduğu zaman halkın sizden ne beklediğini bilmeyebilirsiniz. Ama eğer siz kendiniz oy için yola çıktıysanız ve vaatler ne olsun diye merakınız varsa, insanları dinliyorsanız, insanlar size ihtiyaçları tek tek söylüyor. Ben şöyle bir şey tasavvur ediyorum: “Böyle bir şey yapabilir misiniz” diye zaman ayırıp dinlerseniz söylüyorlar. Biz de o zaman hazırlık yapan ekibimizle beraber sahadaki tüm ihtiyaçları tespit etmeye çalıştık. Tabi bir seçim stratejisi içerisinde değil, bilindiği gibi Ticaret Odası Meclis Başkanlığı yaparken 2012’de Büyükşehir olacağımız ilan edilmişti. Biz de ana okullardan tutun, liselere kadar bütün öğrencilere ‘nasıl bir şehir istiyorsunuz’ diye sormuştuk. Bunu da ticareti ona göre yönlendirmek için yapmıştık. Dükkanlar açılırken çocuklar neler istiyorsa ona göre açılsınlar teşvik edelim diye bunu yaptık. Ondan sonra esnafımıza sorduk ‘nasıl bir şehir hayal ediyorsunuz’ diye. Asıl amacımız insanların ihtiyacına işletme sahipleri cevap versin idi. Fakat onların da müracaat etmesi gereken belediye. Hiç hayalimizde, aklımızda olmadığı halde o potansiyeli biriktire biriktire belediye başkan adaylığı sürecine gelmişiz.

BENİM DE SÖYLEYECEKLERİM VAR DİYENLERE DESTEK VERDİK

Dolaştığımızda da nokta atışı cümleler söylendi bize, biz şunları istiyoruz diye. Biz de seçim vaatleri beyannamesi yayınladık. Hamdolsun yüzde 88-90’ını tamamladık diyorduk, bugün ise yüzde 95’ini tamamladığımızın günü. Çünkü bisiklet yollarımızı da hizmete açtık. Dolayısıyla kişilikli, kimlikli bir şehir tasavvur ediyorduk. Bu kendi başımıza olacak bir şey değil. Nerede bir şeyi özenle yapan bir arkadaşımız varsa onu gün yüzüne çıkarmak istedik. Hünerli Ellerimiz diye KAREM diye mesleki eğitim merkezi kurduk. Bu kurduğumuz merkez çok güzel bir işbirliğiyle; şehirde olmasını her zaman istediğimiz Karesi Kent Konseyi ile öyle bir uyumla çalıştı ki 2014 yılından itibaren bir gündem belirledik ve bununla alakalı çalışmalar yaptık. Şunu söyleyebilirim: kapsayıcı ve kavrayıcı olma noktasında şehirdeki bütün dinamikleri dinleyen bir mekanizmamız var. Bunu kahvede otururken fark etmezsiniz. Ama öyle bir network ağımız var ki herkes her talebini mutlaka bizim duyabileceğimiz toplantılarda gündem yapabileceğimiz şekilde iletebiliyorlar. Kadınlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz, muhtarlarımız, yani iletişim sistemi hayal ettiklerini nasıl yaparız da beyin fırtınası dedikleri ortamı oluşturabileceğimiz çok fazla çalışma grubumuz var. ‘Benim de söyleyecek, yapacak işim var’ diyebilen herkese bir pozisyon verecek bir altyapı kurduk. Ve onun çalışmasını rahatlatacak belediye adına, şehir adına yapabileceği bir altyapı oluşturduk. Kurtdereli Güreşleri,  Atlı Okçuluk, Savaş Sanatları kimliğimizin bir parçası olsun istedik. Şiir, spor, sanat bu şehirde insanların bulduğu şeyler olsun istedik.

ASIL ÖNEMLİ OLAN ZİHNİYET DEĞİŞİMİ

En önemlisi zihniyet değişimi. Bugün bisiklet yolunu açtık. Yani bilimsel olarak olaya yaklaşan bir insanın belediye başkanının bisiklet yolu yapma çabasına mantıksız derse, ihtiyaç yok derse o adam çağ dışıdır. Ama bunun eleştirme noktaları çok farklı olabilir. Sizden destek istiyoruz. Bu zihinsel dönüşüm dünyanın çok farklı metropollerini gezen arkadaşlarımız mutlaka var. Bisiklet yolu her yerde var. Amsterdam’da bizim vatandaşlarımız dikkat çekiyor. Çünkü en çok uyarılan; bisiklet yolu üzerinde, etrafında kontrolsüz dolaşan bizim vatandaşlarımız. Yani en trafiği yoğun, en pahalı kirası olan dükkanların bile önünden bisiklet yolları geçiyor. Yani bu meseleyi ticarete, araba parkına eğer biz yedirirsek, bu zihinsel dönüşümü sağlayamazsak sıkıntı olabilir. Mutlaka eleştirilecek konular vardır. Yani adamın işi veya otoparkı değişmiştir. Ama bunlar çözülebilecek şeyler. Bu konuda Balıkesir basınından istirham ediyorum.

ŞEHRİN SAHİBİ HEP BERABER OLALIM

Şehrin sahibi hep beraber olalım. Şehirde güzellikleri koruyalım. Bu ciddi manada sizlerin desteğiyle olabilecek bir şey. Sadece vatandaşın değil, basının da kamuoyuna bakış açısı koyması gerekiyor. Yani bu bir ihtiyaçtı, bu ihtiyaç karşılandı, çocuklar çok rahat ediyor. Hemen böyle ertesi gün insanların sokağa çıkıp bisiklete binmesini beklemek de doğal değil, bu bir süreç meselesi. Ama doğru bir şey yapmak için elimizden geleni yaptık. Geliştirmek de istiyoruz bunu. Balıkesir Türkiye’de velodromu olan iki ilden birisiydi. Yapılan tadilatlarla bunlar ortadan kalktı. İşte eski maç severler bilir. Spor ve bisiklete bu kadar önem veren bir şehirdik.

 

AK PARTİ BELEDİYECİLİĞİNİ UYGULADIK

Balıkesir için bir önemli gelişme daha var. Bilindiği gibi biz belediye olarak kendi başımıza hareket etmiyoruz. Belediyelerin bir ölçüsü var, partilerine bağlılıkları var. Parti programlarına uyması gerekiyor. Bununla ilgili arkadaşlarla ilgili yaptığımız çalışmada ben belediyeciliği hiç bilmediğimi düşünerek nasıl yapılır diye düşündük. AK Parti belediyeciliği şöyle betimlemiş: ‘Bir şehirde üst üste üç yıl seçilebilirsiniz, insanları ikna da edebilirsiniz, insanların oyunu da alabilirsiniz. Ama kaçamayacağınız bir sorumluluk var. O da şehrin kentlileşmesi ve gelişmesi. Biz sizin seçimi kazanmanıza önem verdiğimizden daha çok şehrinizin gelişmesine önem veriyoruz. Bu şehirin gelişmesiyle ilgili size doktrinler veriyoruz. Bu verdiğimiz plan çerçevesinde 5 yıllık stratejik planınızı yapın.” Biz okuduk bunu. Yani AK Parti belediyeciliği nedir diye. Burada işaret edilen çok önemli noktalar var. Birincisi katılımcı belediyecilik. Bu olmazsa olmazlardan bir tanesidir. Siz rozetinizi belediye başkanı olarak çıkartır, tüm şehrin tüm yaş grubuna, her ekonomik durumu farklı olana, her sokağına hizmet etmek zorundasınız. Bu katılımcı belediyecilikle olur. Yani dinleyeceksiniz, dolaşacaksınız. Bizim seçmenimiz bunu istiyor değil, şehrin buna ihtiyacı var diyeceksiniz. İkincisi kültürel faaliyetleri mutlaka yapmanız lazım. Yani bir şehirde eğer sanat yoksa, müzik yoksa, şiir, tiyatro yoksa o şehirde kargaşa vardır. İnsanlar kendilerini farklı şekilde hırçınlıkla ifade eder. Sosyal belediye olmak zorundasınız. Komşusu açken tok yatan bizden değildir mantığıyla bu vazifeyi de sosyal belediye olarak sizin üstlenmeniz lazım. Yani insanların düşkünü vardır, evde yalnız kalıp kimseye muhtaç olmayayım diye bekleyeni vardır. Doku analizi yapıp, kapının arkasında nasıl hayatlar yaşanıyor, siz bu belediyeciliği yaparken nasıl destek olursunuz. Çevre dostu belediyesi olun. Yani kişi başına tükettiğiniz su az ama gelişmişlik düzeyi çok olan olsun. Yeşil alan sayınız kişi başına 15 metrekareden fazla olsun, bunun için çaba sarf edin. İnsanların, öğrencilerin hayatını kolaylaştıracak imkanlar oluşturun gibi böyle çevre dostu belediyecilik tanımı var. En son diyor ki; evde suyun akması, havanın temiz olması, arabaların rahat hareket etmesi gibi hizmet belediyeciliği var.

SÖZDE DEĞİL GERÇEK STRATEJİK PLAN YAPTIK

Neler yaptınız derseniz: Biz bütçemizi en başından ayarladık. 2019’da göreceksiniz, yapacağız dediğimiz her şeyi yapıyoruz. Yani hepsini bir anda yapmıyoruz. İktisat, ekonomi nedir? Sınırsız talep ve ihtiyaçları, sınırlı imkanlarla karşılama işine iktisat diyorlar. Mühendislik ne demek? Mühendislik de en sağlamını, en ucuza, en hızlı şekilde yapma işine mühendislik diyorlar. Belediye Başkanlığı ne demek? Belediye başkanlığı insan kaynağını ve finansı doğru zamanda ve doğru yerde kullanma işine ben de belediye başkanlığı diyorum. Biz de bunların hepsini harmanladık. Sözde değil, gerçek bir stratejik plan yaptık. Yaptık oldu değil, insanları dinleye dinleye yaptığımız ve zamana yaydığımız bir çok projemiz var. Basketbol takımını kurmayla, okullara basketbol sahası yapma ve sınıfların her birine üç tane top hediye etme, aynı zamanda, aynı çocukların sınıfına kütüphane yapma, aynı çocukların sınıfına satranç öğrenmeyle ilgili birinci sınıflara iş yapma, bunların hepsi ayna anda başladı. Bakın asfaltı bir günde yapıyoruz, binaları dokuz ayda bitiriyoruz, büyük tesisleri 20 ayda bitiriyoruz. Ama bir insan 20 ayda emeklemeye anca başlıyor, ilkokulu 4 yılda, ortaokulu 4 yılda, liseyi 4 yılda bitiriyor, görev almaya hazır değil. Yaş olarak demlenmesi, tecrübe olarak demlenmesi, yani zaman geçmesi gerekiyor. Yani insanların iyi eğitim alması gerekiyor.

BİZİM KAVGA ETTİĞİMİZİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

Karesi’de biz herkesle beraber çalışıyoruz. Bunu yaparken de hiç münakaşa tarafı olmadık. Yani kimseyle kavga ettiğimizi duydunuz mu? Valilerimiz kavga etti, büyükşehir belediye başkanlarımız, kavga etti, siyasilerin çoğu kavga etti. Beni bir kavganın tarafı olarak gördünüz mü hiç? Biz her zaman masada otururuz, derdimizi anlatırız ve şehrimiz için çalışırız. Çünkü asıl mesele Karesi, asıl mesele Balıkesir. O zaman biz kendi kişiliklerimizi bir tarafa koyup, bu süreci nasıl sağlıklı götürürüz diyoruz ve herkesle uyumlu çalışıyoruz.

ERKEN SEÇİM İYİ OLUR

Önümüzde bir milat var, Türkiye’de bir seçim yapılacak. Nasip olursa o seçimden sonra seçimlerimizin yapılma tarihi 30 Mart 2019. Ama şartlar gereği bu seçimlere öne alırlarsa iyi olur mu? Bir belediye başkanı olarak evet, biz stratejik planımızdan biraz uzaklaşmış oluruz ama aslında ülke menfaati için daha iyi noktada olur seçimlerin erkene alınması. Çünkü Mart alında seçimlerin yapılmasının belediyecilik açısından çok büyük bir faydası yok. Çünkü bütçeyi siz Ekim’de meclise onaylatıyorsunuz, Ocakta kullanmaya başlıyorsunuz. Ocak’taki bütçeyi kullanamadan, yeni adaylara haksızlık oluyor. Adam kendi yapması lazım bütçesini. Artık bir yıl hem devam eden belediye başkanı için hem de yeni seçilen belediye başkanı için. O yüzden 5 yılda bu seçimlerin aslında mantıksal olarak Ekim ayında yapılıp, başkanların belli olması daha hayırlı Türkiye için. Hizmetlerini yapan mevcut belediye başkanları da hizmetlerini bitirir, kullanıma açabileceği bir tarih. Diğer açıdan bakarsanız da faydaları ne diye? Mevsimsel olarak Mart ayında seçime gitmek aslında halkın çok talep ettiği bir tarih değil. Netice itibariyle toplantılarımız devem ediyor.

GENEL MERKEZİMİZ BİZİ ÖRNEK GÖSTERDİ

Katılımcı belediyecilikle ilgili biz örnek belediye seçildik. Kendimizi iyi ifade ettik. Genel merkezimiz bizi davet etti. Ne yapıyorsanız onu kimliğe dönüştürün dedik. Dönüştürdük. Dediler bu çok güzel bir şey. Bunu bütün belediyelere yayalım, bunun sekretaryasını siz yürütün dediler. Şu anda bizim partimizin genel merkezi tarafından bizim hazırladığımız program bütün belediye başkanlarının ölçümlendirilmesi yapılırken kullanılıyor. Bu şehrimiz adına çok önemli bir şey. Bir ikinci şey; bilindiği gibi Karesi Belediyesi 4 yıllık bir belediye. Bir sürü büyükşehir var, bir sürü gözde şehir var, bir sürü reklamı olan şehir var. Ama Karesi Belediyesi Dünya Yerel Yönetimler içerisine, uluslararası meclise üye oldu. Bu kapsamda ben Türkiye’yi temsilen 13 tane arkadaşımız vardı, ben gittim geçen Fransa’ya. Allah nasip ederse Temmuz ayı içinde de dünyanın farklı ülkelerinde yine toplantılar olacak. Burada 17 tane sürdürülebilir kalkınma hedefi var. Bunu Birleşmiş Milletler aynı zamanda USLG dedikleri organizasyon var. Şehir devletleri birliği diye bir organizasyon var. 2 bine lakın belediye üye buna. Biz de bunun bir kısmında bölge içerisindeyiz. Biz daha üstünde şu anda Karesi Belediyesi olarak temsil ediyoruz Türkiye’yi. Türkiye’den bir ben gidiyorum ve orada 3 tane rapor okuyacağım. Türkiye’nin bulunduğu şu anda 17 sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin içerisinde nerede olduğu adına bir sunum yapacağım. İçinde bulunduğumuz 172 şehri kapsayan, ülkemizin dışındaki Lübnan’ından tutun Mısır’a kadar Ortadoğu Bölge Teşkilatı adına, Türkiye adına ve Karesi adına üç tane rapor sunacağım. Bir hemşehriniz olarak böyle bir şeyi yapıyor olmamdan haberiniz olsun istedim. Çünkü şehrimizin reklamı için önemli bir şey. Bu Şişli Belediyesi değil, Karesi Belediyesi. Hatta insanlar ilk duyduğunda Karesi neresi diyordu. Biz Allah’a hamd olsun yaptığımız etkinliklerle, çalışmalarda dikkat çekmeyi başardık.

 

BÜTÇE YETMİYOR DİYE HİÇ BİR PROJEYİ GERİ ÇEVİRMEDİK

Biz güzel bir ekiple çalışıyoruz. İl Başkanımız, Büyükşehir Belediye Başkanımız, milletvekili adaylarımız, aday adaylarımız, eski milletvekili olan arkadaşlarımız sahanın tüm hücrelerine girmeye çalışıyoruz. Tabi yerel bir belediye başkanı olarak Karesi’den sorumlu bir belediye başkanı olarak; insanlarımızla beraber bir araya geliyoruz. Şimdi bir çözüm odaklı bir belediyeyiz ve bizim paramız çok bereketli. Yani ne kadar borcunuz varsa, herkesin ödeyebileceği kadar borcumuz var. Şimdi 5 milyar lira aile geliri olan bir aile 2 bin liralık araba taksitine girdiği zaman bin 250 liralık ev taksitine girdiği zaman yanlış iş yapmış olur mu? Geriye kalanla da evi geçindirir. Niye araba alma ihtiyacını ötelesin? Niye eve kira ödesin değil mi? Biz bu mantıkla parayı yöneten insanlarız. Yani biz işi biliriz, ekonomiyi biliriz, 5 bin lira ile parayla 35 bin liralık ticaret yaparız. Belediyenin bütçesi belli, herkes ilan ediyor. Biz bu paranın karşılığının çok daha fazlasıyla her yere yetişiyoruz. Bakın bütçemiz uygun değil diye hiçbir projeyi geri çevirmedik. Söz verdiğimiz her şeyi de çok hızlı yaptık. Hesap bilmeyen adam borçluymuş der. Borç ödenebilecek olduktan sonra problem yok. Zaten çok borçlanan o belediye başkanı bir daha aday olmaz. Bizim paramız bereketli, bizim bütçemiz bu şehirde en yüksek nüfusa sahip olmamıza rağmen üçüncü bütçe. Biz köylerimizin tamamını bitirdik. Şu anda ihale olan aşamasında projelerimiz var.

KALİTESİZLİK HERKESİ RAHATSIZ ETMELİ

Üstümüze vazife olmayan bir çok işe de yatırım yaptık. Milli Eğ4itimin okullarına yatırım yaptık. Niye? Çünkü onlar bu şehrin çocukları, bizim onlarla çok işimiz var. Onlar asıl bu şehri sahiplenecek lokomotif insanlar. Çünkü belirli bir yaştan sonraki insanlara ne kadar eğitim verirseniz verin yaşam konforunu değiştirebilirsiniz. Ama şehre bakış açısını değiştiremezsiniz. Ama çocuklarımıza o şehrin sahibi olduklarını, eğitim alıp geldikten sonra amacın ne diye sorduklarında Karesi’ye faydalı bir iş yapmak istiyorum, Balıkesir’e bir şeyler yapmak istiyorum demesi lazım. Nerede eğitim alırsa alsın. Biz bunu aşılıyoruz. Biz bütün okullarımızın, parkların içindeyiz. İnsanlara kaliteyi yaşatmak için uğraşıyoruz. Çünkü kalite öyle bir şeydir ki, bir kere bulaştığın zaman vazgeçemezsiniz. İşte o zaman bizim işimiz vaatler. Yani önündeki bozuk taştan rahatsız olmayan vatandaş bu şehre zararlı insan. Bu niye böyle demesi lazım. O zaman hep beraber çözüm bulabiliriz. Finans yoksa şehir olarak onu buluruz. Yani insanın rahatsız olması lazım. Kalitesizlik herkesi rahatsız etmesi lazım. Biz daha iyisini neden hak etmiyoruzu vatandaş söylediği zaman bizim işimiz kolay. O zaman ona göre belediye başkanı, meclis üyesi seçer, ona göre işini takip  eder. Kim olursa olsun, ağzı iyi laf yapsın ama yönetimsel olarak hiçbir şey yapamasın. Kaynak, çözüm bulamasın, ama bana saygı duyuyor. Bir şehre bu çok büyük bir zarardır. Basın olarak size de çok görev düşüyor. Yani kalite takip ve talep edilen bir şey olması lazım.”