KASIM BOSTAN’la Karesi Park Kafe’nin bir köşesinde çay üstüne çay içip sohbet ederken..

İyi Partili arkadaşlar geldi.. masa masa dolaşıp kendilerini tanıttılar.

Broşürler, eşantiyonlar falan bıraktılar.

En önde İYİ Parti birinci sıra adayı İsmail Ok var.

Arkasında partililer, bir iki aday daha.

Bizim masaya gelince sıra, Kasım bostan da dahil, ayağa kalktık, merhaba dedik, elimizi uzattık.

İsmail Ok, “iyi akşamlar” dedi sadece, yürüdü gitti.

Beş yıl bu şehirde Belediye Başkanlığı yaptı.

Dört yıldır Milletvekili.

Biz de otuz iki senedir gazeteciyiz memlekette.

Birbirimizi çok iyi tanırız.

Yarım ağızla da olsa bir “nasılsın arkadaş” şeklinde bir yaklaşım bekleriz.

Hani bir kötülüğümüz, fenalığımız da olmaz kimseye; İsmail Ok’a da olmadı.

Eleştirmişliğimiz vardır; eh bu da normal sayılmaz mı?

Biz gazeteciyiz, o siyasetçi sonuçta.

Yine de, “bizi çıkaramadı herhalde” diye düşünelim..

Olur ya, insan görmeye görmeye unutur…

Seçmen de görmeye görmeye unutur.