Türkiye’de ilk kez Balıkesir’de düzenlenen "Din Dili Çalıştayı" 20 farklı üniversiteden, 40 akademisyen, müftü ve vaizlerden oluşan 70 diyanet mensubu ve 10 imam hatip ortaokulu ile lise müdürü olmak üzere toplam 120 katılımcı ile gerçekleştirildi.

ÇALIŞTAYDAN GÜZEL MEYVELER ALDIK

Çalıştayın sonuç bildirgesi toplantısında konuşan Balıkesir İl Müftüsü Ramazan Topcan, çalıştayın dinde kullanılan dil açısından olumlu geçtiğini belirterek şunları söyledi:

“İl Müftülüğümüz, İlahiyat Fakültemiz, İmam Hatip Okulları Platformu ve Büyükşehir Belediyemizin koordinasyonunda güzel bir çalışma yapıldı. Bu çalıştayımızın ana konusu din hizmetlerinde ‘Din Dili’ konusu ele alındı. Hakikaten çok güzel sonuçlar elde edildi. Özellikle konunun uzmanı arkadaşlarla paylaşmak amacıyla beraberiz. Ben bu çalışmada tüm paydaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bu çalıştayımız bizi heyecanlandırdı. Sonuçları itibariyle çok güzel meyveler aldık.”

****

"Dini sunumda kullanılan dil yeterli değil"

Balıkesir Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Mehmet Bayyiğit, Türkiye’nin en önemli gündem maddesinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği 'İslam’ın güncellenmesi' konusu olduğuna değinerek şunları ifade etti:

“Burada kastedilen, İslam’ın bizatihi güncellenmesinden ziyade İslami hizmetlerde, din hizmetlerinde, dinin anlatımında ve sunumunda çağdaş bir din dilini yakalayabilmemizle ilgili temel sorunlarımız vardı. Eğer bu sorunlarımızı apaçık bir şekilde çağdaş insana dini sunumda kullandığımız dilin çok yeterli olmadığını, bu konuda ciddi sorunlarımız olduğunu temelde alamazsak çözümler üretemeyiz. Bundan yola çıkarak 'din anlatımında din dili nasıl olmalıdır' sorusuna cevap aramak için de paydaşlarımızla birlikte çok güzel çalışmalara imza attık. 2 gün süren bu çalıştayda çok değerli sonuçlar elde ettik. Türkiye’de bir ilk bu çalıştay.”

"Din dili güncellenmek zorunda"

Dinin anlam, sunum ve eğitiminde çağdaş din dilinin yakalamak zorunda olduğuna dikkat çeken Dekan Bayyiğit din dilinin güncellenmesi gerektiğine vurgu yaptı. Bayyiğit şunları kaydetti:“Eski usul ve metodolojilerle eski ulemanın söylemleriyle çağdaş insana hitap etmemiz artık mümkün değil. Eskiden kastımız, eski yüzyıllardaki ulemaların hepsine büyük saygım var. Onlar bin 400 yıllık büyük bir birikimin oluşmasına sebep olan çok önemli zatlar. Onların en önemli özelliği de şu bizim olamadığımız özellik diyelim çok açık bir şekilde. Onlar kendi çağlarında bu çağdaş din dilini yakalayarak kendi çağdaşlarına bunu sunmuşlar ve İslam’ı en güzel bir şekilde anlatmışlar. Onların dinsel problemlerini de çözmüşler. Fakat belirli bir dönem sonra bu çözümlenmiş olan o dönem için geçerli olan problematik diyelim sorular yumağı çünkü bunlar. Fıkıh problemleri olabilir, iktisadi problemler olabilir veya ailevi problemler olur. Bugüne getirdiğiniz zaman bunun karşılığını bulamadığımızı görüyoruz. Dolayısıyla bu din dilini bütün ilahiyat fakülteleri bu alanın uzmanları bir araya gelerek mutlaka çağdaş insana hitap edecek şekilde yenilemek ve güncellemek zorundalar bizim kastımız bu.”

"Merdiven altı din eğitimi ve oluşumlara dikkat"

İslam’ın kendi umdeleri itibariyle bir yenilenmeye asla ihtiyacı olmadığına vurgu yapan Bayyiğit şunları söyledi:“Bizim Müslüman olarak sabitelerimiz var bunlar da Kur'an ve sünnettir. Bu Kur'an ve sünnet sabiteleri içinde biz bir metafor oluşturmak zorundayız. Yani ayağımız onlarda olacak ama bütün dünyayı dolaşacak yeni bir söylem, yeni bir üslup yakalamak zorundayız. Bu çağdaş insana bu üslubu yakalayıp sunamadığımız takdirde de din hizmetlerinde veya din eğitiminde beklenen sonuçların alınabilmesi mümkün olmadığı gibi toplumda da bu anlamda ciddi bir kaos meydana gelmekte. Hatta merdiven altı din eğitimi ve benzeri oluşumlarda bu alanı kaplayarak maalesef istenmedik işte son örneğinde FETÖ meselesinde gördüğümüz gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Çünkü din alanı hem kutsal bir alan aynı zamanda da tabiri caizse tehlikeli bir alan. Uzmanlık isteyen bir alandır biz alanın görevlileri olarak artık bir araya gelerek İslam’ı çağın idrakine Mehmet Akif’in dediği gibi en iyi şekilde sunmanın yollarını aramak ve bulmak, çözümlemek zorundayız buna inanıyorum.”