Dedim Güzide’ye: “Bu şehir için kafa yoran insanlar vardı eskiden.. Şimdi kalmadı onlar…”

Öyle gerçekten.. Bir yerlerde oturup iki tek atarken meselâ.. Dedikodu yapılmazdı..  Yapan da vardı ama, biz Balıkesir’i düşünenlerle oturup kalkardık hep.. Onlarla Balıkesir’e yakışacak yeni projeler, olması gerekenler, yapılmayanlar, beklentiler konuşulurdu.

Şimdi yalnızca siyasi dedikodu var.

..ve şehre dair kaygılanan insan sayısı bir elin parmaklarından daha az!

Çok mu önyargılıyım bilmiyorum.

Belki de dünkü ruh halimin tezahürü tüm bunlar.

Olsun, ben söylemiş olayım.

Şimdi ne var?

Kimin eli kimin cebinde.. Kim, nerede, ne kadar götürmüş.. Kim kimi düdüklemiş…

Kim hangi işe soyunmuş, parayı nereden bulmuş…

Başka ne var?

Siyasi dedikodular.

Sokakta durum böyle.

Gazetelerde durum böyle.

Sosyal medyada durum böyle.

Her yerde böyle.

Siyasetin ideolojik boyutu yok.. Hedefi, emeli, hayali yok.

Sadece bulunduğun mevkiyi korumak, bunun için hep uyanık kalmak.

Tek dert bu!

Eskinin dedikoduları bile nitelikliydi.

Şimdi, her şey belden aşağı.

On sekiz gün sonra sandık başındayız.

Adaylar, partililer falan seçim çalışması yapıyor.

Partileri ellerine ne verdiyse onu söylüyorlar.

En başta, milletvekili adaylarından, Balıkesir’le ilgili hedeflerini, hayallerini duyuyor musunuz?

Ağızlarından Balıkesir çıkmıyor.

İktidardakilerin de, muhalefettekilerin de söyleyip söyleyeceği belli..

Muhalefet ‘tamam’ diyor.. İktidar ‘devam’…

Fazlası yok.

Özne, Balıkesir değil.