Mimarlar Odası Balıkesir Şubesi Başkanı Osman Zeki Şahin, Büyükşehir Belediyesi’nin kent genelindeki peyzaj ve yeşil alan çalışmalarını olumlu bulduklarını belirterek, “Yeşil alan politikası kavşak ve park ölçeğindeki münferit uygulamaların ötesine taşınmalı. Balıkesir’in doğal zenginliklerini birbirine bağlayan, imar planlarına işlenmiş bütüncül bir yeşil altyapı sistemi oluşturmalıyız” dedi.
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin il genelinde sürdürdüğü ağaçlandırma, peyzaj ve yeşil alan düzenlemeleri kentte yeşilin görünürlüğünü artırırken, Mimarlar Odası Balıkesir Şubesi’nden yeşil alanların kent bütününde planlanmasına yönelik çağrı geldi.
Mimarlar Odası Balıkesir Şubesi Başkanı Osman Zeki Şahin, yeşil alanların yalnızca park, kavşak veya cadde düzenlemeleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Balıkesir’in 20 ilçesiyle birlikte Marmara ve Ege kıyılarından Kazdağları’na, Madra Dağı’ndan Manyas Kuş Cenneti’ne kadar çok farklı doğal ve coğrafi değerlere sahip olduğunu belirten Şahin, bu zenginliğin kent planlamasının temel unsurlarından biri haline getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Şahin, özellikle 1/5000 ölçekli nazım imar planları ile uygulama imar planlarında doğal hava akışını sağlayacak boşlukların korunması ve bu alanların nitelikli yeşil alanlara dönüştürülmesinin önemine dikkat çekti.
“Bunu yapmadığımız sürece hangi ilçede olursak olalım sağlıksız ve sıkışık bir kent dokusu üretmeye devam ederiz” diyen Şahin, yeşil alan planlamasının kent genelinde bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiğini vurguladı.
“DOĞRU YÖNDE BİR ADIM, AMA YETERLİ DEĞİL”
Atıl alanların değerlendirilmesi, ağaçlandırma ve çimlendirme çalışmalarının önemli olduğunu belirten Şahin, ancak bu uygulamaların kapsamlı bir yeşil alan politikasıyla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Şahin, “Bir kavşağı ya da bir caddeyi yeşillendirmek elbette değerlidir. Ancak asıl mesele, bu münferit müdahaleleri kentin bütününü kapsayan bir yeşil altyapı sistemine dönüştürebilmektir” dedi.
Balıkesir’in adaları, Kapıdağ Yarımadası, Kazdağları, Madra Dağı, Manyas Kuş Cenneti, Sındırgı’daki Kertil çam ormanları ve Ayvalık kıyı şeridi gibi doğal değerlerinin birbirinden bağımsız alanlar olarak görülmemesi gerektiğini belirten Şahin, bu alanlar arasında sürekliliği olan bir yeşil doku kurulması gerektiğini ifade etti.
“Amacımız bu doğal değerleri birbirine bağlayan, yürünebilir, erişilebilir ve sürekliliği olan bir yeşil doku kurmak olmalı” diye konuştu.
“MERKEZDE YEŞİL ALAN İSTİSNA HALİNE GELMİŞ DURUMDA”
Balıkesir kent merkezindeki mevcut yapılaşmaya da dikkat çeken Şahin, yeşil alanların büyük ölçüde belirli ve sınırlı noktalarda yoğunlaştığını söyledi.
Askeri alanlar, mezarlıklar, Atatürk Parkı, Çamlık ve Şehitlik Parkı gibi alanların önemli yeşil ve açık alanlar olduğunu belirten Şahin, bunların dışında kalan kentsel dokunun önemli bölümünün yoğun yapılaşma altında bulunduğunu ifade etti.
Şahin, yeşil alanların yalnızca imar planlarında küçük alanların yeşil renkle gösterilmesiyle oluşturulamayacağını belirterek, “Yeşil alanı gerçek ve anlamlı hale getirmek, haritada yeşil boyanmış küçük lekeler üretmekle olmaz. Nüfusa göre dengeli, erişilebilir ve yeterli büyüklükte alanlar ayırmak, bunları da imar planlarında kalıcı olarak güvence altına almak zorundayız” değerlendirmesinde bulundu.
YEŞİL ALAN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE MÜCADELENİN DE PARÇASI
Yeşil alanların yalnızca estetik açıdan değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Şahin, iklim değişikliği ve kentsel yaşam kalitesi açısından da yeşil alanların önemli bir işlev üstlendiğini söyledi.
Kentlerdeki beton ve asfalt yüzeylerin yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesine neden olduğunu ifade eden Şahin, ağaçların gölge ve buharlaşma yoluyla kentsel sıcaklıkların azaltılmasına katkı sunduğunu belirtti.
Şahin, “Ağaçlandırma yalnızca bugünün estetik ihtiyacına cevap veren bir uygulama değil. Aşırı sıcaklarla mücadele, kentte yaşam kalitesinin artırılması ve iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması açısından uzun vadeli bir yatırımdır” dedi.
“YAŞLANAN NÜFUSU DA HESABA KATMALIYIZ”
Balıkesir’in yaşlanan nüfus yapısının da yeşil alan planlamasında dikkate alınması gerektiğini söyleyen Şahin, yeşil alanların yalnızca metrekare üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Yaşlıların, çocukların ve engelli bireylerin güvenli biçimde kullanabileceği, gölgeli, oturma alanları bulunan ve erişilebilir sosyal alanlara ihtiyaç olduğunu belirten Şahin, “Yeşil alan üretirken yalnızca ne kadar alan oluşturduğumuza değil, bu alanların kim tarafından ve nasıl kullanılacağına da bakmalıyız” ifadelerini kullandı.
KENTSEL DÖNÜŞÜM YEŞİL ALAN İÇİN FIRSATA DÖNÜŞTÜRÜLMELİ
Balıkesir’in deprem gerçeğine de dikkat çeken Şahin, kentsel dönüşümün yalnızca yapıların yenilenmesi veya güçlendirilmesi olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Dönüşümün parsel bazında değil, mümkün olduğunca ada ve mahalle ölçeğinde ele alınması gerektiğini belirten Şahin, “Parsel parsel dönüşüm yaptığımızda hem deprem güvenliği hem de yeşil alan ihtiyacı açısından istediğimiz sonucu alamayız. Dönüşüm alanlarını bütüncül planlayarak güvenli yapı stokunun yanında gerçek yeşil alanlar ve sosyal donatılar da oluşturabiliriz” dedi.
Şahin, yeşil alanın yol kenarına dikilen birkaç ağaçtan ibaret olmadığını vurgulayarak, halkın günlük yaşamının parçası olacak sürekli, erişilebilir ve nitelikli kentsel tasarım alanlarına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.
“DÜNYADA YEŞİL ALAN TESADÜFE BIRAKILMIYOR”
Londra, Paris, Berlin ve Boston gibi kentlerde yeşil alanların uzun vadeli planlama politikalarıyla oluşturulduğuna dikkat çeken Şahin, bu kentlerde yeşil alanların tek tek projeler olarak değil, birbirine bağlanan ve plan kararlarıyla korunan bir sistem olarak ele alındığını söyledi.
Şahin, “Bunların hiçbiri tesadüf değil, hepsi bilinçli bir planlama kararının sonucu. Bizim de ihtiyacımız olan, imar planlarına yazılı, ölçülebilir hedefleri bulunan ve gelecek dönemlerde de korunabilecek kalıcı bir yeşil alan politikasıdır” diye konuştu.
MİMARLAR ODASI’NDAN İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI
Mimarlar Odası Balıkesir Şubesi olarak daha nitelikli ve sürdürülebilir bir yeşil alan sistemi oluşturulmasına katkı sunmaya hazır olduklarını belirten Şahin, iklime ve bölgeye uygun, yerli ve dayanıklı bitki türlerinin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.
Şahin, park, meydan ve kavşakların birbirine bağlandığı yeşil koridorların oluşturulmasını, kentsel dönüşümün ada ve mahalle ölçeğinde planlanmasını, mimar, peyzaj mimarı ve şehir plancılarının sürece tasarımın ilk aşamasından itibaren dahil edilmesini istedi.
Yeşil alanların nüfusa orantılı ve erişilebilir biçimde dağıtılması gerektiğini de belirten Şahin, planlanan yeşil alanların gelecekte yapılaşmaya açılmasını engelleyecek kalıcı imar kararlarının oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Şahin açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Mimarlar Odası Balıkesir Şubesi olarak, Büyükşehir Belediyemizin yeşil alan yatırımlarını artırma iradesini takdirle karşılıyoruz. Ancak bu iradenin, kentimizin doğal mirasını koruyan ve geleceğe taşıyan bütüncül bir planlama vizyonuyla taçlandırılmasını istiyoruz. Balıkesir’in yeşilini yalnızca artırmak değil, birbirine bağlamak, erişilebilir kılmak ve gelecek kuşaklar için güvence altına almak zorundayız. Odamız bu sürece mesleki birikimiyle katkı sunmaya hazırdır.”






