Edremit Altınkum’daki Turban tesislerinin bulunduğu 41 bin 318 metrekarelik arazinin 9 bin 195 metrekarelik bölümüne yeni otel ve ticari merkez yapılması için başlatılan ÇED süreci tamamlandı. Balıkesir Valiliği projeye “ÇED Olumlu” kararı verirken, Edremit Çevre Derneği Başkanı Kubilay Saygın Öztürk, projenin özellikle atık su ve yapılaşma boyutuyla dikkatle incelenmesi çağrısında bulundu.
Edremit’in Altınkum Mahallesi’nde bulunan ve Turban tesislerinin sahibi olan şirkete ait 41 bin 318 metrekarelik arazi üzerinde planlanan yeni turizm yatırımıyla ilgili ÇED süreci tamamlandı.
22 Haziran’da başlayan süreç sonunda Balıkesir Valiliği tarafından projeye “ÇED Olumlu” kararı verildi. Proje dosyasına göre alanda yıkım ve hazırlık çalışmalarının yıl sonuna kadar yapılması, inşaatın ise 2027 yılında başlayarak 2028 yılı içerisinde tamamlanması planlanıyor.
Ancak proje, çevre örgütlerinin özellikle atıksu altyapısı ve bölgenin taşıma kapasitesi açısından yeni soru işaretleri doğurmasına neden oldu.
Öztürk: “Dosya mutlaka incelenmeli”
Edremit Çevre Derneği Başkanı Kubilay Saygın Öztürk, 259 sayfalık proje dosyasının mühendisler, mimarlar, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları tarafından ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini söyledi.
Proje dosyasında yer alan atıksu yönetimine özellikle dikkat çeken Öztürk, inşaat aşamasında oluşacak sıvı atıkların fosseptikte toplanacağını, fosseptik doldukça vidanjörlerle Zeytinli Atıksu Arıtma Tesisi’ne taşınacağını belirtti.
Öztürk’e göre tesis işletmeye geçtiğinde ise atıksuların BASKİ kanalizasyon sistemine bağlanması ve yine Zeytinli Atıksu Arıtma Tesisi’ne aktarılması planlanıyor.
“Daha arıtma tesisinin temeli bile yok”
Öztürk’ün en önemli itirazlarından biri ise Zeytinli’de planlanan yeni İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi ile ilgili.
Yeni tesisin henüz temelinin dahi atılmadığını belirten Öztürk, yatırımın 2028 yılına kadar tamamlanması halinde bile bölgenin mevcut ihtiyacını ancak karşılayabileceğini, özellikle yaz aylarında kapasite sorununun yeniden gündeme gelebileceğini savundu.
Öztürk, “Yeni tesis daha ortada yokken, kapasitesine şimdiden yeni yükler ekleniyor” değerlendirmesinde bulundu.
“829 milyon liralık projeye kendi arıtma tesisi de eklenebilirdi”
Projenin bedelinin 829 milyon TL olarak öngörüldüğünü ifade eden Öztürk, yatırımın büyüklüğüne dikkat çekerek, projenin kendi atıksu arıtma sisteminin de yatırım kapsamına alınabileceğini dile getirdi.
Öztürk, bölgenin mevcut altyapısının özellikle yaz aylarında yoğun turizm hareketliliği nedeniyle zorlandığını belirterek, yeni turizm yatırımlarının yalnızca yapılaşma ve kapasite açısından değil, su, kanalizasyon ve atıksu arıtma altyapısı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Adamın hakkı yapar” denilebilir ama halkın hakkı ne olacak?
Projeye yönelik eleştirilerin yatırımcının mülkiyet veya yatırım hakkına karşı çıkmak anlamına gelmediğini vurgulayan Öztürk, tartışmanın merkezine kamu yararını koydu.
Öztürk, yeni tesisin yapılmasına karşı olmadıklarını, ancak bölgenin altyapısının ve çevresel kapasitesinin de hesaba katılması gerektiğini belirterek, şu soruyu gündeme getirdi:
“Kimsenin kazancıyla derdimiz yok ama halkın hakkı ne olacak?”
Edremit Belediyesi ve BASKİ’den olumlu görüş
Öztürk ayrıca proje kapsamında Edremit Belediyesi ile BASKİ’nin de olumlu görüş verdiğini ifade etti.
Çevre Derneği Başkanı, bu nedenle yalnızca yatırımcı şirketin değil, projeye görüş veren kurumların değerlendirmelerinin de kamuoyu tarafından sorgulanması gerektiğini savundu.
Bir diğer tartışma: “Denizi göremeyecek hale mi geleceğiz?”
Projeye ilişkin eleştiriler yalnızca atıksu altyapısıyla sınırlı değil.
Öztürk, Altınkum’da yapılması planlanan dört katlı yekpare otel yapısının bölgedeki mevcut silueti ve vatandaşların denizle ilişkisini de etkileyebileceğini söyledi.
“Vatandaşları denizi bile göremez hale getirmeyelim” diyen Öztürk, yapılaşmanın çevresel etkilerinin yanı sıra kıyı silueti, görüş alanı ve kamusal kullanım açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“Modern arıtma tesisi daha şimdiden yetersiz bırakılmasın”
Edremit Çevre Derneği, projenin ÇED Olumlu kararı almış olmasına rağmen dosyanın teknik açıdan kamuoyunda tartışılması gerektiği görüşünde.
Öztürk, yıllardır bölgenin modern bir atıksu arıtma tesisine kavuşması için mücadele edildiğini belirterek, henüz tamamlanmamış yeni tesisin daha hizmete girmeden ilave turizm yatırımlarının yükünü taşımak zorunda bırakılmaması gerektiğini savundu.
Öztürk’ün çağrısı ise net: “Mühendisler, mimarlar, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve ilgili herkes bu dosyayı incelesin.”
Altınkum’daki projenin bundan sonraki sürecinde tartışmanın yalnızca “yatırım yapılmalı mı, yapılmamalı mı?” ekseninde değil; atıksu kapasitesi, altyapı yeterliliği, kıyı silueti, çevresel taşıma kapasitesi ve kamu yararı başlıkları üzerinden yürütülmesi bekleniyor.





