Marmara Denizi'nde yaşanabilecek olası İstanbul depremine ilişkin bilim dünyasındaki araştırmalar sürerken, uzmanlardan ezber bozan ve fay mekanizmasını yeniden değerlendiren açıklamalar gelmeye devam ediyor.
Son olarak Prof. Dr. Osman Bektaş, Adalar Fayı ve Çınarcık Havzası hattındaki fay davranışına ilişkin bilimsel verilere dayanan kritik bir analiz paylaştı.
Bölgedeki deprem riskinin tamamen ortadan kalkmadığının altını çizen Prof. Dr. Bektaş, Marmara’daki fay hattının tek tipten oluşan kilitli bir yapı şeklinde değerlendirilmesinin eksik bir yaklaşım olabileceğine vurgu yaptı.
"Deprem Sessizliği Tek Başına Kilitli Fay Anlamına Gelmeyebilir"
Marmara Denizi'nde özellikle Adalar'ın güneyinde yaklaşık 10 kilometre derinliğe kadar gözlemlenen uzun süreli sismik sessizlik, bilimsel literatürde sıkça tartışılıyor. Bohnhoff ve ekibinin 2013 yılında yayımladığı çalışma, bu sessizliği fayın tamamen "kilitli" olduğu ve sürekli gerilim biriktirdiği şeklinde yorumlamıştı.
Ancak bu kabulün ötesine geçilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Bektaş, fayın tüm segmentlerinin aynı direnç mekanizmasıyla hareket etmediğini ifade etti.
Çınarcık-Adalar Hattı Parçalı ve Heterojen Bir Sistem mi?
Bektaş, Tarancıoğlu ve çalışma arkadaşlarının 2020 tarihli araştırmasına atıfta bulunarak, Çınarcık-Adalar fay zonunun tek düze bir kilitlenme göstermediğini belirtti. Araştırma verilerine göre hat üzerinde:
Sürünme (Creep) Gösteren Kesimler: Gerilimi aniden boşaltmak yerine yavaşça kayarak biriken enerjiyi sönümleyen alanlar,
Kilitli Kesimler: Enerji biriktirmeye devam eden ve direnç gösteren sert bloklar aynı hat üzerinde bir arada bulunuyor.
Prof. Dr. Bektaş, bölgenin yalnızca devasa ve tamamen kilitli tek bir fay blok parçası olarak değil; çukur, sırt ve farklı direnç noktalarından oluşan karmaşık (heterojen) bir sistem olarak ele alınması gerektiğini savundu.
1963 Adalar Depremi (Mwp 6,3) Bu Modeli Destekliyor mu?
Bölgedeki tarihsel deprem aktivitesine de değinen Osman Bektaş, 1963 yılında Adalar civarında meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki depremi örnek gösterdi. Bu sarsıntının, parçalı fay davranışı modeliyle tam bir uyum içerisinde gerçekleştiğini ifade eden uzman isim, Marmara’daki risk analizlerinde bölgesel farkların dikkate alınmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Etkilenen Bölgeler Hangi Kıyı Hatlarını Kapsıyor?
Çınarcık Havzası ve Adalar'ın güneyindeki deniz içi alanı kapsayan bu değerlendirme, İstanbul ve etrafındaki yerleşim yerlerini doğrudan ilgilendiriyor. Söz konusu fay segmentinin etki alanında kalan başlıca bölgeler şunlar:
İstanbul Anadolu Yakası Kıyıları: Adalar, Kartal, Maltepe ve Pendik açıkları.
Güney Marmara Hattı: Yalova ve Çınarcık açıkları.
Uzmanlar, bilimsel veriler ışığında Marmara Denizi altındaki sismik hareketliliğin çok disiplinli ve anlık ölçümlerle izlenmeye devam ettiğini belirtiyor.





