KARGASABUNU
Yaşayan Türkçe’nin en beğendiğim yazarı olan Faruk Duman’ın Kargasabunu adlı öyküleri YKY’den okuyucuları ile buluştu. Faruk Duman çok başarılı bir öykücü. Daha önceki tüm öykülerini okudum. Onu her okuduğumda bir çocuğun hayret ve heyecanla açılmış iri gözleri gelir aklıma. Faruk Duman insanlara, doğaya ve geçmişe bu gözlerle bakabilen bir yazar. O yüzden yaratıcı ve o yüzden bu kadar hayat dolu zannımca. Onun doğayı ve içindeki her bir varlığı kelimelerin büyülü örüntüsü içinde günlük hayatın sıradanlığı, sıkılganlığı ve doğaya bakışımızın tahripkar araçsallığından sıyrılmış şekilde ifadesi anlatılarını öyküden, masala hatta mitik anlatılara doğru derinleştiriyor.
Diğer yandan sıradanlaşan, her günü birbirinin tekrarı haline gelen ve daralan hayatlarımızın bir neticesi olarak güçsüzleşen Türkçe’nin canlı ve yaratıcı bir soluğu olarak Faruk Duman insanlara entelektüel bir özgürleşme ve nefes alma imkanı sunuyor. Çünkü dilin böylesi yükseltici ve insanı günlük hayatın rutin ilişkieri arasından kurtarıcı bir işlevi de vardır.
Dil bizi kosmosu ilk sorgulayan ve kaostan bir anlam evreni yaratan ilk atalarımızın kutsal evrenine bağlar farkında olmadan. O nedenle güçlü ve zengin dilleri güçlü ve zengin bireyler üretir. Medeniyetin yeniden üretilmesi ve kurgulanması dil ile mümkün olur. Bu nedenle Faruk Duman’ın son öykü kitabını bize bu imkanları yeniden bahşettiği için çok anlamlı buluyor ve heyecanla selamlıyorum. Faruk Duman’ın halk masallarından mitik bir anlatıya doğru kayarak eski Türkçe’nin poetik formlarıyla bizleri buluşturduğu öyküleri bizi akıştan, telaştan ve önemli sandığımız işlerden kurtararak zaman üstülüğü ve sonsuzluğu hatırlatıyor. Onun ifadeleriyle bitirelim :
“ Ama dünyanın ansızın bambaşka bir şeye dönüşmesinden, ürpertici, yakıcı,adeta başlıbaşına bir hastalığa dönüşmesinden korkuyordum elbette. Bir hastalık, bir hastalık. Acaba dünya en başından beri yalnızca bir hastalık mıydı? Dünya koleranın ya da vebanın kendisi miydi?”
KARGASABUNU
Yaşayan Türkçe’nin en beğendiğim yazarı olan Faruk Duman’ın Kargasabunu adlı öyküleri YKY’den okuyucuları ile buluştu. Faruk Duman çok başarılı bir öykücü. Daha önceki tüm öykülerini okudum. Onu her okuduğumda bir çocuğun hayret ve heyecanla açılmış iri gözleri gelir aklıma. Faruk Duman insanlara, doğaya ve geçmişe bu gözlerle bakabilen bir yazar. O yüzden yaratıcı ve o yüzden bu kadar hayat dolu zannımca. Onun doğayı ve içindeki her bir varlığı kelimelerin büyülü örüntüsü içinde günlük hayatın sıradanlığı, sıkılganlığı ve doğaya bakışımızın tahripkar araçsallığından sıyrılmış şekilde ifadesi anlatılarını öyküden, masala hatta mitik anlatılara doğru derinleştiriyor.
Diğer yandan sıradanlaşan, her günü birbirinin tekrarı haline gelen ve daralan hayatlarımızın bir neticesi olarak güçsüzleşen Türkçe’nin canlı ve yaratıcı bir soluğu olarak Faruk Duman insanlara entelektüel bir özgürleşme ve nefes alma imkanı sunuyor. Çünkü dilin böylesi yükseltici ve insanı günlük hayatın rutin ilişkieri arasından kurtarıcı bir işlevi de vardır.
Dil bizi kosmosu ilk sorgulayan ve kaostan bir anlam evreni yaratan ilk atalarımızın kutsal evrenine bağlar farkında olmadan. O nedenle güçlü ve zengin dilleri güçlü ve zengin bireyler üretir. Medeniyetin yeniden üretilmesi ve kurgulanması dil ile mümkün olur. Bu nedenle Faruk Duman’ın son öykü kitabını bize bu imkanları yeniden bahşettiği için çok anlamlı buluyor ve heyecanla selamlıyorum. Faruk Duman’ın halk masallarından mitik bir anlatıya doğru kayarak eski Türkçe’nin poetik formlarıyla bizleri buluşturduğu öyküleri bizi akıştan, telaştan ve önemli sandığımız işlerden kurtararak zaman üstülüğü ve sonsuzluğu hatırlatıyor. Onun ifadeleriyle bitirelim :
“ Ama dünyanın ansızın bambaşka bir şeye dönüşmesinden, ürpertici, yakıcı,adeta başlıbaşına bir hastalığa dönüşmesinden korkuyordum elbette. Bir hastalık, bir hastalık. Acaba dünya en başından beri yalnızca bir hastalık mıydı? Dünya koleranın ya da vebanın kendisi miydi?”
Yorumlar
Trend Haberler
RTÜK ve Kanallar Harekete Geçti! Teşkilat, Eşref Rüya ve Uzak Şehir Yayından mı Kaldırılıyor? Şiddet Sahnelerine Neşter!
İnternet Neden Yavaşladı? 16 Nisan Sosyal Medyaya Bant Daraltma mı Geldi? İşte İnternet Hızındaki Düşüşün Nedeni!
Bugün Kuruluş Orhan Var mı, Saat Kaçta? 15 Nisan 2026 ATV Yayın Akışı ve 22. Bölümde Yaşanacaklar!
İnternet Neden Yavaşladı? Okul Saldırısı Sonrası Flaş Karar! X, Instagram ve WhatsApp’a Erişim Kısıtlaması
İnternet Neden Yavaş? 15 Nisan 2026 Sosyal Medya Çöktü mü, Bant Daraltma mı Geldi? İşte Son Dakika Detayları!
2026 Mevlid Kandili Ne Zaman? 20 Nisan Bugün Kandil mi?