Türkiye'nin gündemini uzun süredir sarsan, aralarında Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera ve Emre Belözoğlu gibi ünlü futbolcuların da bulunduğu çok sayıda ismi yüksek karlı gizli fon vaadiyle dolandırdığı iddiasıyla yargılanan banka müdürü Seçil Erzan davasında sular durulmuyor.
Yerel mahkemenin verdiği 102 yılı aşkın hapis cezasının istinaftan dönmesi ve dosyanın yeniden görülmeye başlanması sonrasında gerçekleşen duruşmada, Erzan’ın yaptığı çarpıcı savunma adeta dava salonunda deprem etkisi yarattı.
İstinaf Dönüşü Yeniden Hakim Karşısında
İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Seçil Erzan, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları salon hazır bulundu. Kamuoyunun ve spor dünyasının yakından takip ettiği davada, yargılama sürecinin baştan ele alınması yeni iddiaları ve savunma stratejilerini de beraberinde getirdi.
"Banka Bu Parayı Ödesin Diye Kurban Mıyım?"
Duruşmadaki savunmasında mağdur tarafın beyanlarını hedef alan Seçil Erzan, kimseden haksız menfaat sağlamadığını öne sürerek şu dikkat çekici ifadeleri kullandı.
"Alacak tutarları dışında kimse doğruyu söylemiyor. Bankadan faiz almak istedikleri için bankadan alacağımız var diyorlar. Ben katılanların zimmet sonuçları çıksın diye, banka bu parayı ödesin diye kurban olmaya devam mı edeceğim? Eğer aldatma durumum olsaydı ben bankamı mağdur etmiş olurdum. Kimsenin iradesini fesada uğratmadım, kimsenin parasını cebime almadım. Hangi dolandırıcı cebine bir kuruş almadan dolandırır?"
Ailesinin ve özellikle annesinin kendisine ihtiyaç duyduğunu belirten Erzan, mahkeme heyetinden tahliyesini talep etti.
Mahkemeden Tahliye Yok: Tutukluluk Hali Devam Ediyor
Sanık savunmalarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, dosyadaki mevcut delil durumu, suçun vasfı ve kaçma şüphesi gibi unsurları değerlendirerek Seçil Erzan’ın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Eksik hususların giderilmesine karar veren heyet, davanın duruşmasını ileri bir tarihe erteledi.
Hukuk çevrelerinde geniş yankı uyandıran bu davanın ilerleyen celselerinde bankanın sorumluluğu ve zimmet iddialarına yönelik nasıl bir hukuki çerçeve çizileceği merakla bekleniyor.





