Türkiye’nin finans ve sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmelerin ardından, yatırımcı haklarının korunması ve piyasa güvenliğinin tesis edilmesi amacıyla hazırlanan yasal düzenlemede somut adım atıldı.
AK Parti milletvekilleri tarafından Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında hazırlanan, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere yönelik 9 maddelik fon tasfiyesi kanun teklifi TBMM Başkanlığına sunuldu. Düzenleme, yatırımcıların haklarının en yüksek ölçüde ve süratle korunmasını hedeflerken, tasfiye sürecinin hukuki belirlilik ve şeffaflık içerisinde yürütülmesini amaçlıyor.
Abdullah Güler'den Makroekonomik İstikrar ve Sistem Direnci Vurgusu
Kanun teklifine ilişkin detayları kamuoyuyla paylaşan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Türkiye ekonomisinin ve finansal sistemin güçlü temellerine dikkat çekti:
Yılbaşından bu yana ihracatta yüzde 5,2 artışla 311 milyar dolar seviyesine ulaşılarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek eylül ayı ihracat rekorunun kırıldığı ifade edildi.
Bölgesel çatışmalara ve küresel enerji fiyatı baskılarına rağmen cari açığın millî gelire oranının yüzde 2,6 seviyesinde dengelendiği belirtildi.
6 Şubat depremlerinin getirdiği 100 milyar dolar civarındaki maliyete rağmen 2026 yılı bütçe açığının millî gelire oranının yüzde 3 civarında seyrettiği vurgulandı.
Merkez Bankası rezervlerinin dış şoklara karşı tam emniyet sağladığı, bankacılık sektörünün ise yüksek sermaye yeterlilik oranlarıyla dünya standartlarında güçlü bir yapı sergilediği aktarıldı.
"Bu Virüsü Bünyeden Söküp Atacağız"
Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarında yaşanan olağan dışı duruma değinen Güler, bu durumun piyasanın genelini yansıtmadığını, tasfiye halindeki 131 fonun sistemdeki toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6'sına ve hanehalkı finansal varlıklarının yüzde 2,4'üne tekabül ettiğini belirtti. Güler, "Tam tersine, üstüne gideceğiz, kararlılıkla mücadele edeceğiz, bu virüsü bünyeden söküp atacağız" diyerek kararlılık mesajı verdi.
9 Maddelik Kanun Teklifinin Öne Çıkan Başlıkları
Hazırlanan özel ve geçici nitelikteki kanun teklifinin yatırımcılara getirdiği en temel güvenceler ve mekanizmalar şunlardır:
Asla Kamu Kaynağı Kullanılmayacak: Teklif kapsamında Fon İzleme ve Koordinasyon Kurulu ile diğer kurumların alacağı kararlarda Hazine'den veya başka hiçbir kamu kaynağından katkı sağlanmayacak; süreç tamamen fonların kendi menkul, gayrimenkul ve varlık teminatları üzerinden yürütülecek.
1 Milyon TL Ara Ödeme İmkânı: Yatırımcıların mağduriyetini önlemek amacıyla, fon varlıkları henüz tamamen nakde dönüştürülmemiş olsa bile net yatırım tutarına bağlı olarak kişi başına en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılabilmesinin önü açılıyor.
Sıkı SPK ve TMSF Denetimi: Tasfiye işlemleri SPK gözetiminde; Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ve Takasbank mutabakatıyla şeffaf bir şekilde yürütülecek; fon varlıklarının değer kaybına uğramadan en yüksek ekonomik değerle elden çıkarılması sağlanacak.
Hukuka Aykırı Kazançların Geri Alınması: Gerçeğe aykırı değerler üzerinden fonlardan çıkış yaparak haksız kazanç sağlayanların, objektif emsal getiriyi aşan tutarları gönüllülük esasına göre iade edebilmesine yasal zemin hazırlanırken; bu tutarların takibi TMSF tarafından 6183 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yürütülecek. Piyasa dolandırıcılığı ve bilgi suistimali suçlarına karışanlar ise bu mekanizmanın tamamen dışında tutulacak.
Yargı Süreci ve Soruşturmalar Tüm Hızıyla Sürüyor
Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104, 106 ve 107. maddeleri ile TCK'nın ilgili maddeleri (220, 157, 158, 168) kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalarda 85'in üzerinde gözaltı ve tutuklama işlemi gerçekleştirildiği açıklandı. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) Anayasa'nın 108. maddesi kapsamında incelemelerini titizlikle sürdürdüğü, ihmali veya suçu bulunan kim varsa hukuki gereğinin sonuna kadar yapılacağı vurgulandı.





