Türkiye, uzun yıllar boyunca savunma sanayii ve enerji sektöründe dışa bağımlılığın ağır yükünü taşıdı. İthal edilen silahlar, dışarıdan alınan mühimmat, enerji için ödenen milyarlarca dolar ve sürekli artan cari açık ülkenin en büyük kamburlarından biriydi. Cumhuriyetin ilk dönemlerinden itibaren bu sorun defalarca dile getirilse de, somut çözümler Turgut Özal dönemiyle birlikte hayata geçmeye başladı.


Özal ve Anavatan Partisi’nin Attığı Temeller

1980’lerin başında Turgut Özal, Anavatan Partisi hükümetiyle birlikte Türkiye’nin hem savunma hem de enerji alanında kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini ortaya koydu.
- ASELSAN (1975), HAVELSAN (1982), ROKETSAN (1988) gibi bugün dünya markası olan kurumların temeli bu dönemde atıldı.
- Türkiye’nin sadece dış alımla değil, kendi ürettiği mühimmat, radar, füze ve yazılım sistemleriyle güvenliğini sağlaması vizyonu başladı.
- Rüzgâr enerjisinden jeotermale kadar ilk yenilenebilir enerji yatırımları Özal döneminde gündeme alındı.


Erdoğan Döneminde Vites Büyüten Türkiye

Özal’ın attığı temeller, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı liderliği sayesinde bambaşka bir boyuta taşındı. Bugün Türkiye’nin savunma ve enerji alanındaki bağımsızlık hamleleri, Erdoğan’ın vizyonuyla dünya çapında örnek gösteriliyor.
- Savunma sanayii bütçesi 2002 yılında yalnızca 5,5 milyar dolar iken bugün 80 milyar doları aştı.
- İnsansız hava araçlarında (İHA/SİHA) elde edilen başarılar, Erdoğan’ın “yerli ve milli teknoloji” ısrarının sonucudur. Bayraktar TB2 bugün 30’dan fazla ülkeye ihraç ediliyor, toplam ihracat geliri 3 milyar doları geçti.
- F-35 savaş uçaklarının verilmemesi Türkiye için kayıp değil, tam tersine büyük bir dönüşümün kapısını açtı. Erdoğan’ın iradesiyle Milli Muharip Uçak KAAN projesi hayata geçirildi. 2024’te ilk uçuşunu gerçekleştiren KAAN, 5. nesil savaş uçağı üretebilen 5 ülke arasına girmemizi sağlayacak.
- Ambargolar Türkiye’yi yıldırmadı, tam tersine geliştirdi: 2002’de %80 dışa bağımlı olan savunma sanayi, bugün %80 yerli ve milli üretim seviyesine ulaştı.
- TCG Anadolu uçak gemisi Erdoğan döneminde denize indirildi; aynı anda 4-5 savaş gemisi üretilebilen tersaneler kuruldu.


Enerjide Milli Atılımlar

- 2016’dan itibaren Türkiye, 3 sondaj ve 2 sismik araştırma gemisi alarak kendi kaynaklarını aramaya başladı.
- Karadeniz’de bulunan 710 milyar metreküplük doğalgaz rezervi, Türkiye’nin bugüne kadar yaptığı en büyük enerji keşfi oldu. Bunun ekonomik karşılığı yaklaşık 1 trilyon dolar.
- Türkiye’nin yıllık enerji ithalatı 2022’de 97 milyar dolar seviyesindeydi. Karadeniz gazı ve Akdeniz’deki aramalar devreye girdikçe bu faturanın ciddi oranda azalması bekleniyor.
- Yenilenebilir enerjide Türkiye, 2024 itibarıyla kurulu gücünün %55’ini yenilenebilir kaynaklardan sağlıyor. Rüzgâr türbini üretiminde ise Avrupa’da ilk 5’e girmiş durumda.


Ödemeler Dengesi ve Ekonomiye Katkısı

- 2002’de sadece 250 milyon dolar olan savunma sanayi ihracatı, 2024’te 5,5 milyar dolara ulaştı. Erdoğan’ın koyduğu hedef, 2030’da 20 milyar dolar.
- Savunma projelerinin yerlileşmesi sayesinde her yıl yaklaşık 10-15 milyar dolar dışa giden döviz Türkiye’de kalıyor.
- Enerji alanında, Karadeniz gazı tam kapasite devreye girdiğinde, yıllık 10 milyar dolarlık ithalat yükü ortadan kalkacak.
- Cari açık rakamlarına doğrudan yansıyan bu gelişmeler, enflasyon ve kur baskısını azaltıyor.


Vatandaşa Yansıyan Katkılar

- Cari açığın azalması, kur ve enflasyon baskısını düşürüyor; bu da vatandaşın cebindeki paranın değerini koruyor.
- Karadeniz gazının sisteme verilmesiyle birlikte 2023’te 25 metreküplük ücretsiz doğalgaz desteği sağlandı; ilerleyen yıllarda enerji faturalarının daha da düşmesi bekleniyor.
- Savunma sanayii projeleri, binlerce mühendis, teknisyen ve tedarikçi firmaya iş imkânı yaratıyor. 2002’de sektörde 20 bin kişi çalışırken, bugün 80 binin üzerinde nitelikli istihdam sağlanıyor.
- En önemlisi, ambargolara boyun eğmeyen, kendi savaş uçağını, İHA’sını, tankını ve mühimmatını yapan bir Türkiye’nin vatandaşı olmak, güvenlik ve özgüven duygusunu güçlendiriyor.

Turgut Özal’ın attığı temeller, Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğiyle büyüdü ve güçlendi. F-35’in verilmemesiyle KAAN, ambargolarla dron teknolojileri doğdu. Enerjide sondaj gemileri, Karadeniz gazı ve Mavi Vatan hamleleri Erdoğan döneminde Türkiye’ye yepyeni bir bağımsızlık ufku açtı.

Artık Türkiye sadece bölgesinde değil, dünyada da söz sahibi: tam bağımsız savunma, tam bağımsız enerji ve güçlü ekonomi.

Muhabir: CENK TUNÇSİPER