Yalova'da 26 Eylül 2025'te 6'ncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Güllü'nün ölümüyle ilgili davada ilk duruşma 1 Ekim'de görülecek.
Savcılık, Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediyor. Gülter'in arkadaşı Sultan Nur Ulu ise "yalan tanıklık" suçlamasıyla 4 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak.
"Güllü" adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut'un ölümüyle ilgili yaklaşık 11 ay süren soruşturmanın ardından hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. Sanıklar 1 Ekim Perşembe günü Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkacak.
Güllü, Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi'ndeki 6 katlı binanın en üst katındaki evinin penceresinden düşerek 52 yaşında hayatını kaybetmişti. Soruşturma kapsamında kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklanırken, olay gecesi evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verilmiş, bu karar daha sonra kaldırılmıştı.
Savcılığın İddianamesinde Hangi Deliller Yer Aldı?
İddianamede Güllü'nün yaklaşık 18 metre yükseklikten beton zemine düştüğü, kafatası ve omur kırıkları ile iç organ ve büyük damar yaralanmalarına bağlı iç kanama sonucu yaşamını yitirdiği belirtildi.
Toksikoloji incelemesinde Güllü'nün kanında 3,53 promil alkol tespit edildi. Kullandığı ilaçların toksik düzeyde olmadığı ve zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin tıbbi bir delile rastlanmadığı da iddianamede yer aldı.
Savcılığın üzerinde durduğu ayrıntılardan biri olay gecesi açılan müzik oldu. İddianameye göre Tuğyan Ülkem Gülter, arkadaşı Sultan Nur Ulu'dan annesinin çok sevdiği "Malkata" isimli roman havasını açmasını istedi. Savcılık, şarkının Güllü'yü olayın gerçekleştiği odaya getirmek amacıyla açıldığı ve bunun planlanan eylemin bir parçası olduğu görüşünü iddianameye taşıdı.
Olay anına ait kamera ses kayıtları da İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendi. Bilirkişi raporunda düşmeden hemen önce genç bir kadın sesinin "Hadi görüşürüz" dediğinin değerlendirildiği belirtildi. Savcılık bu sözün Gülter tarafından söylendiği kanaatine varırken, iddianamede Gülter'in annesini kalça altından kavrayıp pencereden attığı ileri sürüldü. Bunlar savcılığın iddianamedeki suçlamaları olup yargılama sonucunda kesinleşmiş hükümler değil.
Bilirkişi Raporunda Dikkat Çeken Değerlendirme
İddianamede olayın kaza olup olmadığına ilişkin teknik değerlendirmelere de yer verildi. Odadan alınan numunelerde kayganlaştırıcı bir maddeye rastlanmadığı, Güllü'nün tıbbi kayıtlarında intihar düşüncesine ilişkin bulgu bulunmadığı belirtildi.
Bilirkişi heyeti, Güllü'nün vücut yapısı ve pencerenin yüksekliğini dikkate alarak geriye doğru düşmesinde dışarıdan kuvvet veya temas bulunmasının kaza ihtimalinden daha mümkün olduğu yönünde görüş bildirdi.
Buna karşılık Adli Tıp Kurumu, düşmenin intihar, kaza veya başka bir kişinin etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin tıbben ayırt edilemeyeceğini ve olayın adli soruşturmayla aydınlatılması gerektiğini kaydetti.
Savcılık ayrıca olaydan önce gönderildiği belirtilen mesajları, tanık anlatımlarını, ses kayıtlarını ve olay sonrasındaki davranışları da dosyaya delil olarak koydu. İddianamede Gülter'in olaydan sonra eski erkek arkadaşından aralarındaki bazı mesajları silmesini istediği ileri sürüldü.
Sultan Nur Ulu'nun ise savcılık ifadesinde olay anını uygulamalı olarak anlattığı ve Gülter'in annesini arkadan kavrayarak yukarı doğru kaldırdığını gördüğünü iddia ettiği belirtildi. Bu anlatı da dava dosyasına girdi.
Savcılık tüm delilleri birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter'in annesini önceden tasarlayarak öldürdüğünü ileri sürdü. Gülter hakkında ağırlaştırılmış müebbet, Sultan Nur Ulu hakkında ise "yalan tanıklık" suçundan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Bu suçlamalar hakkında nihai kararı yargılama sonunda mahkeme verecek.




