YouTube platformuna yüklediği ve kısa sürede milyonlarca izlenmeye ulaşarak gündeme oturan "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında adli soruşturma başlatılan ünlü komedyen Deniz Göktaş’ın Emniyet Genel Müdürlüğü'nde verdiği ifadenin detayları netleşti.
Hakkında yürütülen tahkikat kapsamında yurt dışı tatili dönüşünde İstanbul Havalimanı’nda pasaport kontrolü sırasında gözaltına alınan ve Vatan Emniyet Yerleşkesi’ne ters kelepçeli olarak götürülen Göktaş, üzerine atılı her iki suçlamayı da kesin bir dille reddetti.
185 CİMER Şikayeti Sonrası Çifte Suçlama
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve Adalet Bakanlığı'nın paylaştığı bilgi notuna göre; Göktaş hakkında aynı konuya ilişkin tam 185 adet CİMER şikayet başvurusu yapıldı. Toplu olarak değerlendirilen bu şikayetlerin ardından komedyen hakkında ilk olarak "halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılama" suçlamasıyla resen soruşturma açıldı. İlerleyen süreçte ise tahkikat dosyası "Cumhurbaşkanına hakaret" iddiasıyla genişletildi.
"favori Kitabım Diyorum, Kötü Bir Amaç Gütmedim"
Kimlik tespitinde mesleğini komedyen olarak beyan eden ve aylık geliri sorulduğunda "yüksek gelirli" olduğunu ifade eden Deniz Göktaş, Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda sahnelediği ve tartışmalara neden olan dini içerikli şakasına yönelik şu savunmayı yaptı:
“Soruşturmaya konu olan video paylaşımı, 1 Haziran 2026 tarihinde Harbiye’deki stand-up gösterime aittir. Bu konuşmaların metni daha öncesinden tarafımdan kaleme alınmıştır. Tarafıma yöneltilen ‘Dini Değerleri Alenen Aşağılama’ kastım kesinlikle yoktur. Bu gösteriyi yaklaşık 3 yıldır Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde, 100 binin üzerinde seyirciye oynadım ve hiçbirinden bugüne kadar incindiklerine dair bir şikayet almadım.
Gösterim boyunca sadece dindarlar değil, her türlü politik görüş ya da popüler figür hakkında mizahi yaklaşımlarda bulunuyorum. Sahnede kötü bir şey demiyorum, aksine 'favori kitabım' ifadesini kullanıyorum. ‘Çeviride sorun var’ cümlem ise yıllardır toplumda duyduğumuz meal tartışmalarına yapılmış bir atıftan ibarettir. İnançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktur; günlük hayatta bir seyirciden böyle bir kırgınlık duysam gerçekten üzülürdüm.”
"Diktatör Kelimesi Siyasi Bir Nitelendirmedir"
Emniyet ifadesinde, gösterinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili olan ve sosyal medyada hızla yayılan kesiti hakkında da konuşan Göktaş, hakaret kastı taşımadığını şu sözlerle savundu:
“Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediğimi kesinlikle reddediyorum. Herhangi bir şekilde kendisini aşağılamak gibi bir niyetim olamaz. Gösteride geçen 'diktatör' kelimesi hakaret değil, siyaset biliminde ve kamuoyunda sık sık açıkça tartışılan sosyolojik/siyasi bir nitelemedir. Tıpkı 'demokrat' veya 'otokrat' kelimeleri gibidir. Gösteri boyunca Türkiye'ye dair sosyolojik olaylara ve ideolojilere yaptığım gibi tamamen mizahi bir yaklaşımdır, başkaca hiçbir gizli amacım yoktur.”
Geceyi Vatan Emniyet Müdürlüğü nezarethanesinde geçiren ünlü komedyen, sabah saatlerinde Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Siyasi isimlerin ve çok sayıda yurttaşın adliye koridorlarında destek vermek için toplandığı Göktaş’ın savcılık sorgusu yaklaşık 2 saat sürdü.


