Edremit Çevre Derneği, yaz döneminde uygulanan inşaat yasağına ilişkin kamuoyunda yaşanan tartışmalar üzerine kapsamlı bir değerlendirme yayımladı. Dernek, vatandaşlardan gelen şikâyetleri hem yerel yönetim hem de mülki idare yetkililerine ilettiklerini belirterek, yıllardır süren sorunun kalıcı çözüme kavuşması için yeni bir yönetim modeli önerdi.

Açıklamada, yaz sezonunda inşaat faaliyetlerinin her yıl benzer tartışmalara neden olduğu vurgulanırken, yalnızca yasak kararlarının değil uygulama biçiminin de yeniden ele alınması gerektiği ifade edildi.


İnşaat yasağında değişiklik iddiası araştırılıyor

Dernek, Balıkesir Valiliği'nin yaz dönemi inşaat yasağında değişikliğe gittiğine ilişkin çok sayıda bilgi aldıklarını ancak bu yönde resmi bir belgeye ulaşamadıklarını açıkladı.

Bazı vatandaşların hafta içi belirli saatlerde çalışma izni verildiği, hafta sonlarında ise yasağın devam ettiği yönündeki iddiaları aktardığı belirtilirken, uygulamanın resmi olarak kamuoyuna duyurulmamasının belirsizliği artırdığı ifade edildi.

Bu nedenle dernek, konuyla ilgili araştırmalarını derinleştirme kararı aldığını duyurdu.


Yaz inşaat yasağının hukuki dayanağı

Açıklamada, yaz dönemi inşaat yasaklarının, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü'nün 2025/3 sayılı Genelgesi doğrultusunda uygulandığı hatırlatıldı.

Genelgeye göre turizm bölgelerinde kamu huzurunun korunması, çevre düzeninin sağlanması ve turizm faaliyetlerinin olumsuz etkilenmemesi amacıyla belirli dönemlerde ağır inşaat faaliyetlerine kısıtlama getirildiği belirtildi.

Valiliklerin ise yerel koşullara göre başlangıç ve bitiş tarihlerini belirleyebildiği kaydedildi.


Balıkesir'de uygulama 15 Haziran-15 Eylül arasında

Edremit Çevre Derneği, Balıkesir Valiliği'nin 15 Mayıs-15 Ekim yerine 15 Haziran-15 Eylül tarihlerini kapsayan uygulamayı tercih ettiğini belirtti.

Bu tarihlerle yazlık konut kullanım döneminin büyük ölçüde örtüştüğü ifade edilirken, yasağın Bakanlık genelgesi doğrultusunda uygulandığına dikkat çekildi.


Yasak hangi çalışmaları kapsıyor?

Dernek açıklamasında yasak kapsamında;

  • Hafriyat çalışmaları,
  • Beton dökümü,
  • Kaba inşaat faaliyetleri,
  • Yıkım işlemleri,
  • Ağır iş makineleriyle yapılan çalışmalar,
  • Gürültü oluşturan dış cephe uygulamalarının bulunduğu belirtildi.

Buna karşılık, çevreyi rahatsız etmeyen küçük ölçekli iç mekan tadilatlarının ise ilgili belediyeden izin alınması halinde yapılabildiği ifade edildi.


Müteahhitler planlama yapmalı

Dernek, turizm bölgelerinde yaz aylarında inşaat kısıtlamalarının uzun yıllardır uygulandığını hatırlatarak, müteahhit firmaların çalışma takvimlerini buna göre hazırlaması gerektiğini savundu.

İnşaat izinlerinin alınmasının ardından plansız şekilde çalışmaların başlatılmasının kentte düzensizlik oluşturduğu belirtilirken, sektör temsilcilerinin belediyeler ve meslek odalarıyla ortak planlama yapmasının önemine dikkat çekildi.


İnşaat işçilerinin mağduriyeti de unutulmamalı

Açıklamada, yasaklardan etkilenen kesimlerden birinin de inşaat sektöründe çalışan binlerce emekçi olduğu vurgulandı.

Kalıpçı, demirci, tesisatçı, betoncu ve diğer iş kollarında çalışanların geçimlerini günlük emekleriyle sağladıkları belirtilerek, bu mağduriyetlerin azaltılması için işverenlerin ve kamu kurumlarının ortak çözümler üretmesi gerektiği ifade edildi.


Yazlıkçılar artan şikâyetlerden rahatsız

Edremit Çevre Derneği, yaz aylarında ilçeye gelen yazlıkçıların en büyük şikâyetlerinin inşaat gürültüsü, çevre kirliliği ve düzensiz çalışma ortamı olduğunu kaydetti.

Açıklamada ayrıca altyapı eksiklikleri, arıtma tesisi yatırımlarının gecikmesi, deniz kirliliği ve temizlik hizmetlerine ilişkin sorunların da vatandaşların tepkisini artırdığı ifade edildi.

Dernek, kontrolsüz yapılaşmanın Körfez'in geleceğini tehdit ettiğini savundu.


Çözüm önerisi: Belediye Encümen Kararı alsın

Edremit Çevre Derneği'nin en dikkat çeken önerisi ise yaz inşaat yasağının belediye tarafından her sezon başında Encümen kararıyla ayrıntılı şekilde düzenlenmesi oldu.

Öneriye göre;

  • Mahalle veya bölgelere göre farklı uygulamalar belirlenebilecek.
  • Çalışma saatleri açık şekilde ilan edilecek.
  • Hafta sonu ve hafta içi kuralları ayrı ayrı düzenlenecek.
  • Yasak kapsamındaki bölgeler kamuoyuna önceden duyurulacak.
  • Zabıta ekipleri denetimlerini Encümen kararına göre gerçekleştirecek.
  • Vatandaşlar da hangi bölgede hangi kuralların geçerli olduğunu önceden bilecek.

Dernek, bu modelin hem vatandaşlar hem müteahhitler hem de belediye açısından belirsizlikleri ortadan kaldıracağını ifade etti.


"İnşaat kaosu yerine ortak kurallar"

Edremit Çevre Derneği, açıklamasının sonunda tüm vatandaşlara çağrıda bulunarak, belediyeden bu yeni modelin hayata geçirilmesini talep etmelerini istedi.

Dernek, yıllardır devam eden tartışmaların ancak şeffaf, denetlenebilir ve herkes için geçerli kurallarla sona erebileceğini belirterek, belediyenin sorumluluk üstlenmesi ve hesap verebilir bir uygulama geliştirmesi gerektiğini vurguladı.


Değerli Edremitliler,

Yaz dönemindeki inşaat yasağı kararı ve sahadaki uygulamalarına dair sizlerin Edremit Çevre Platformu’na ilettiği tüm sıkıntıları, yasağı destekleyen ya da eleştiren görüşleri hem yerel yönetim hem de mülki idaredeki yetkililere doğrudan aktardık. Elbette onlar da sorunların varlığından haberdar. Çünkü kurumlarına ulaşan çeşitli şikâyetlerin konu başlıkları kendilerine sürekli iletiliyor.

Ancak bu görüşmelerde kalıcı ve tüm tarafları tatmin edecek bir sonuç da ortaya çıkmadı. Zaten yıllardır her yaz döneminde inşaat sorunu devam ediyor. Eğer ortak bir çözüm bulunabilseydi, herhâlde bugüne kadar uygulanmış olurdu.

Biz bu aşamadayken, Balıkesir Valiliği'nin inşaat yasağı kararını değiştirdiği söylenmeye başlandı. Bunu pek çok kişi ve yetkiliden duyduk. Hatta bir takipçimiz sayfamıza, "Yeni bir uygulama devreye girdi. Valilik tarafından hafta içi 09.00-17.00 saatleri arasında çalışılabilecek, ancak hafta sonları kesinlikle yasak." diye yazdı.

Ancak bu değişikliğe ilişkin herhangi bir resmî belgeye ulaşamadık. Değişen karar sanki hem var hem de kamuoyuna açık biçimde duyurulmak istenmiyor gibiydi.

İşte bu nedenle inşaat yasağı konusundaki araştırmalarımızı biraz daha derinleştirmeye karar verdik. Tespitlerimizi şimdi sırasıyla açıklayacak, ulaştığımız sonuçları ve somut önerimizi paylaşacağız.


Yasağı Koyan Kim?

Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 2025/3 sayılı İnşaat Faaliyetleri Genelgesi hükümleri uyarınca turizm bölgelerinde 2026 yaz dönemi inşaat yasakları uygulanıyor. Bu genelge, önceki tarihli genelgeleri de yürürlükten kaldırdı.

Yasağın gerekçesi; turistik alanlarda kamu huzurunun, çevre düzeninin ve turizm sezonunun olumsuz etkilenmesini önlemek olarak açıklanıyor. Kıyı ve turistik bölgelerde genellikle 15 Mayıs-15 Ekim tarihleri arasında ağır inşaat ve hafriyat faaliyetlerine kısıtlama getiriliyor. Ancak yereldeki yoğunluğa ve turizm potansiyeline göre valilikler ve belediyeler, başlangıç ve bitiş tarihlerini farklı dönemler olarak da belirleyebiliyor.


Yasak Kapsamı Nedir?

Bu dönemde gürültü kirliliği oluşturan, ağır iş makinelerinin kullanıldığı hafriyat, beton dökümü, kaba inşaat ve yüksek sesli yıkım çalışmaları kesinlikle yasaklanıyor. Yani gürültü, görüntü kirliliği ve çevreyi kirletme birlikte değerlendiriliyor.

Bu kapsamda dış cephe çalışmaları ve diğer gürültülü faaliyetler de yasak kapsamında yer alıyor. Buna karşılık çevreyi rahatsız etmeyen küçük ölçekli iç mekân tadilatlarına, ilgili belediyelerden izin alınması şartıyla izin verilebiliyor.


Balıkesir'in Kararı Neydi?

Balıkesir Valiliği, inşaat yasağı süresini 15 Mayıs-15 Ekim yerine 15 Haziran-15 Eylül olarak belirledi. Bu karar, sahil kesimlerindeki yazlık konutların daha çok okulların kapanması ile açılması arasındaki dönemde kullanıldığı gerçeğiyle uyumluydu.

Yasağın kapsamı da Bakanlığın belirlediği çerçeve doğrultusunda oluşturuldu. Valilik; Kültür ve Turizm Bakanlığı genelgeleri doğrultusunda yasağı uygulamak, güncel durum ve izin talepleri konusunda İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile koordinasyonu sağlamakla görevli.

Valilik, yasağı mülki idareye, yerel yönetimlere, basına ve kamuoyuna duyurdu. Bazı meslek kuruluşları da bu kararı üyelerine iletti.


Turizm Bölgeleri Nedir?

Ülkemizin her yöresinde bu tanım farklılık gösterebiliyor. Ziyarete gelen yabancı turistlerin yoğun olduğu Kapadokya, Efes ve Didim gibi bölgelerde 2025/3 sayılı Genelge'deki uzun süreli yasak istisnasız uygulanıyor.

Yaz turizmi amacıyla inşa edilmiş otel ve motellerin yanı sıra, yerli turizm kapsamında yapılan site ve yazlık konutların yoğun bulunduğu alanlar da turizm bölgesi olarak değerlendiriliyor.

Belediyeler, yazlıkçılar ve müteahhit firmalar arasında yaşanan tartışmalar ise daha çok bu bölgelerde ortaya çıkıyor. Ancak sonuç bölümünde açıklayacağımız gibi bunun da bir çözümü bulunuyor.

Belediyeler hangi bölgelerin yazlıkçılar, hangilerinin sürekli ikamet eden vatandaşlar tarafından kullanıldığını zaten çok iyi biliyor.


Müteahhit Firmaların Durumu

Bu meslek grubu, pandemi gibi istisnai dönemler dışında turizm bölgelerinde yaz aylarında inşaat yasağı uygulandığını zaten biliyor. Bu nedenle meslek kuruluşları ve ticaret odaları aracılığıyla belediyelerle bir araya gelip çalışma programlarını buna göre planlamaları gerekiyor.

İmar Müdürlüğünden ruhsatı alır almaz herkes temel kazmaya başlarsa ve kendi planına göre hareket ederse ortaya kaçınılmaz olarak bir kaos çıkar.

Bu nedenle "Edremit'te sadece kışın mı çalışacağız?" sorusu da tek başına anlamlı değil. Çünkü burada restoranlar, oteller ve benzeri işletmeler de yılın sadece belirli dönemlerinde yoğun çalışabiliyor. Demek ki her meslek grubunun sezonluk yoğun ve durgun dönemleri bulunuyor. Bu da bir sahil kentinin gerçeği.

Müteahhitler daha organize bir grup oldukları için sorunlarını mülki idareden yerel yönetime kadar her kademeye iletebiliyor. Hatta faaliyetlerine zaman zaman göz yumulduğu ve çeşitli kolaylıklar sağlandığı yönünde kamuoyunda yaygın bir kanaat de oluşmuş durumda.

Çünkü faaliyet alanlarını ve ilçede yaşayanları dikkate almadan çevreyi kirlettiklerine ilişkin çok sayıda şikâyet bulunuyor.


İnşaat Çalışanlarının Durumu

Kalıpçı, demirci, betoncu, duvar ustası, tesisatçı ve diğer emekçilerden oluşan geniş bir istihdam alanındaki binlerce insan da bu yasaklardan doğrudan etkileniyor.

Çalışarak geçimini sağlayan bu insanların mağdur olmaması için önce işverenlerin, ardından da yerel ve mülki idarenin gerekli önlemleri alması gerekiyor.

Örneğin kamu yatırımlarında dışarıdan iş gücü getirilmesi yerine ilçede yaşayan vatandaşlara öncelik verilebilir.

Yazlıkçı hemşerilerimizin inşaatlarla ilgili şikâyetlerinin artması ve bizim de konuyu gündeme taşımamız en çok bu kesimi rahatsız etti. Kendilerine göre haklı gerekçeleri var.

Ancak ortak çözüm üretilebilmesi için diğer toplumsal kesimlerin beklentileri de dikkate alınmalı. Çözüm, bir tarafın diğerine üstünlük kurmasıyla değil, birlikte düşünerek bulunabilir.


Yazlıkçıların Durumu

İnşaat faaliyetlerinden en fazla rahatsız olan kesim yazlıkçı hemşerilerimiz.

Yüksek bedeller ödeyerek konut sahibi olan bu insanlar, denizin giderek daha fazla kirlendiğini, arıtma tesisi yatırımlarının hâlâ başlamadığını, bazı bölgelerde fosseptik sisteminin devam ettiğini, ulaşım ve temizlik hizmetlerinin ise her yıl daha da yetersiz hâle geldiğini görüyor.

Dinlenmek için geldikleri bölgede bütün bu sorunlara bir de inşaat gürültüsü ve kuralsızlığının eklenmesini istemiyorlar.

Çünkü belediyeye ve zabıtaya yaptıkları şikâyetlerden çoğu zaman kesin bir sonuç alamıyorlar. Ortak kanaatleri, belediyenin inşaat faaliyetlerine yeterince müdahale etmediği yönünde.

Oysa Körfez'de inşaata dayalı bir kalkınma modelinin sürdürülebilir olmadığı artık açıkça görülüyor. Altyapısı tamamlanmadan gerçekleşen yoğun yapılaşmanın ilk sonucu kirlenen deniz oluyor.

Eğer insanların burada konut satın alma nedeni olan deniz de bir gün yaşanamaz hâle gelirse, bu bölgenin cazibesi nasıl korunacak?


Çözüm Nedir?

Bakanlık ve Valilik önümüzdeki yıllarda da yaz dönemi inşaat yasağı kararları almaya devam edecek. Peki biz ne yapacağız? Kendi aramızda tartışmayı mı sürdüreceğiz?

Herkesin kendince haklı olduğu bu sorunun yalnızca iyi niyetle çözülebileceği de ortada görünmüyor.

Bu nedenle Edremit Belediyesi'nin, Türkiye'nin birçok yerinde uygulandığı gibi, her sezon başında bir Encümen Kararı alarak yaz dönemi inşaat uygulamasını kendisinin ilan etmesinden başka gerçekçi bir çözüm kalmıyor.

Elbette bu kararın çerçevesi Bakanlık düzenlemeleriyle uyumlu olmalı.

Örneğin; "Şu bölgede yaz boyunca hiçbir inşaat faaliyeti yapılamaz, burada çalışmalar 10.00-19.00 saatleri arasında kontrollü yürütülür ve hafta sonu yasaktır, başka bir bölgede ise hafta içi 08.00-19.00, hafta sonu 10.00-19.00 saatleri arasında izin verilir." gibi açık kurallar belirlenebilir.

Bu kararların gerekçeleri yerel basın aracılığıyla kamuoyuna duyurulursa; hangi bölgenin hangi kurallara tabi olduğu vatandaşlar, müteahhitler ve konut almayı düşünen herkes tarafından açıkça bilinir.

Böylece "Kadıköy'de yasak var mı?", "Altınkum neden serbest?" gibi tartışmaların da önüne geçilebilir.

Meclis kararı yerine Encümen Kararı alınması ise, haklı itirazlar doğrultusunda değişikliklerin daha hızlı yapılabilmesini sağlar.

Sonuçta onay ve itiraz mercii belediye olur. Zabıta da çağrıldığında karara aykırı faaliyet gösteren inşaatlara rahatlıkla yaptırım uygulayabilir.

Vatandaş ise görevini yapmayan zabıtayla karşılaşırsa durumu güvenlik güçlerine tutanak altına aldırabilir, isterse Çevre İl Müdürlüğüne başvurarak denetim talebinde bulunabilir.

Bu çözümü hayata geçirmek elbette kolay değil. Ancak yıllardır süren inşaat kaosunu yaşamaya devam etmek yerine çözüm üretmeye katkı sunmak çok daha değerlidir.

Üstelik Encümen Kararları istikrarlı biçimde uygulanır ve takip edilirse zamanla tüm tarafların üzerinde uzlaşabileceği ortak bir çerçeve oluşacaktır.

Böylece belediyeler "İdare ediverin kardeşim." demek yerine hesap verebilir bir yönetim anlayışını benimsemek zorunda kalacaktır.

Artık yıllık ya da beş yıllık belediye programları da halkın katkı ve katılımıyla hazırlanabilecektir.

Bu görevleri yurttaşların yerine getireceğine inanıyoruz. Ancak bunun için önce belediyenin açık kurallar koyması ve sorumluluğu üstlenmesi gerekiyor.

Şimdi herkese çağrımız şudur:

Yurttaşlık haklarınızı kararlılıkla kullanın ve tıpkı bizim yaptığımız gibi Edremit Belediyesi'nden bu yeni modelin uygulanmasını talep edin.

Muhabir: KEVSER YOLDAŞ