Çanakkale'nin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı'nın orta ve uzun mesafeli koruma alanında, Serçiler ve Terziler köyleri yakınında Koza Altın İşletmeleri A.Ş. tarafından hayata geçirilmek istenen S:201001197 ruhsat numaralı Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi Projesi yargıdan bir kez daha olumsuz karar aldı.
Ayvalık Tabiat Derneği, Bergama Çevre Platformu, Burhaniye Çevre Platformu, Ege Çevre ve Kültür Platformu, Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ile yurttaşların açtığı davada Çanakkale 2. İdare Mahkemesi, itiraz yolu kapalı olmak üzere yürütmenin durdurulmasına karar verdi.
Ortak açıklamada, duruşmanın ardından "ÇED Olumlu" kararının tamamen iptal edilmesinin beklendiği ifade edildi.
Mahkeme: ÇED Raporu Bilimsel ve Teknik Açıdan Yetersiz
Mahkeme kararında, ÇED raporunun teknik ve bilimsel açıdan ciddi eksiklikler içerdiği vurgulandı.
Kararda özetle;
- ÇED raporunun teknik ve bilimsel yönden yetersiz olduğu,
- Çevresel risklere karşı alınacak koruma tedbirlerinin nasıl uygulanacağının açık şekilde ortaya konulmadığı,
- Bilirkişi raporunda tespit edilen eksikliklerin ÇED olumlu kararını hukuken sakatlayacak nitelikte bulunduğu,
- Projenin uygulanması halinde çevrede telafisi güç veya imkânsız zararların oluşabileceği, gerekçeleriyle yürütmenin durdurulmasına karar verildi.
Mahkeme ayrıca kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca kesin olduğunu ve itiraz yolunun kapalı bulunduğunu belirtti.
Bilirkişi Raporu Çok Sayıda Risk Ortaya Koydu
Ortak açıklamada bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmelerin de kamuoyuyla paylaşıldığı belirtildi.
Rapora göre;
- Maden sahasında öngörülen şev açıları güvenli sınırların üzerinde bulunuyor. Bunun heyelanlara ve iş kazalarına yol açabileceği değerlendiriliyor.
- Bölgenin yoğun fay, kırık ve çatlak sistemine sahip olması nedeniyle oluşabilecek ağır metal içerikli sızıntıların yer altı suları aracılığıyla Atikhisar Barajı'na ve çevredeki tarım alanlarına ulaşma riski bulunuyor.
- Projenin içme suyu havzasında yer almasına rağmen yer altı suyu ve yüzeysel akışlarla oluşabilecek kirlenmenin yeterince değerlendirilmediği ifade ediliyor.
- Asit maden drenajı riski ile uzun yıllar devam edebilecek ocak gölü kirliliğinin su kalitesi üzerinde geri döndürülemez etkiler oluşturabileceği belirtiliyor.
- Tarım alanları üzerindeki olası etkilerin yeterince incelenmediği,
- Korunan alanlar ve sit bölgelerine yönelik etkilerin değerlendirilmediği,
- Fauna ve ekolojik denge açısından geri dönüşü olmayan zararların bilimsel olarak bertaraf edilemediği tespitlerine yer veriliyor.
"Projede Kamu Yararı Bulunmuyor"
Bilirkişi heyeti sonuç raporunda ise dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Raporda, ÇED raporunda bilimsel yaklaşım hataları ve önemli içerik eksikliklerinin bulunduğu, çevresel koruma tedbirlerinin nasıl uygulanacağının belirsiz olduğu, değerlendirmelerin mevzuata uygun ve yeterli şekilde yapılmadığı belirtilerek, mevcut haliyle projenin uygulanmasında kamu yararı bulunmadığı görüşüne yer verildi.
"ÇED Kararının İptalini Bekliyoruz"
Açıklamada, Çanakkale 2. İdare Mahkemesi'nin verdiği yürütmeyi durdurma kararının memnuniyetle karşılandığı belirtilerek, yapılacak duruşmanın ardından ÇED olumlu kararının tamamen iptal edileceğine inanıldığı ifade edildi.
Ayrıca, bilimsel ve hukuki açıdan ciddi eksiklikler içerdiği belirtilen projenin, 2009/7 sayılı Genelge gerekçe gösterilerek yeniden gündeme getirilmesine izin verilmeyeceği vurgulandı.
Ortak Açıklama
Açıklama, aşağıdaki çevre örgütleri tarafından ortak imzayla kamuoyuna duyuruldu:
- Ayvalık Tabiat Derneği
- Bergama Çevre Platformu
- Burhaniye Çevre Platformu
- Ege Çevre ve Kültür Platformu
- Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği
- Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği





