Keçiören Belediyesi’nin çalışanlarından uyuşturucu testi istemesi, “İşveren personelini uyuşturucu testine zorlayabilir mi?” sorusunu gündeme taşıdı. Ancak konu yalnızca işverenin talebiyle açıklanabilecek kadar basit değil. Uyuşturucu testinin sonucu sağlık verisi niteliğinde ve özel nitelikli kişisel veri olarak korunuyor. Bu nedenle testin amacı, çalışanın yaptığı iş, ölçülülük, sağlık verisinin kim tarafından işlendiği ve hukuki dayanak birlikte değerlendiriliyor.

Keçiören Belediyesi'nin çalışanlarından uyuşturucu testi talep etmesi iş hukukunda yeni bir tartışmanın kapısını açtı. Özellikle belediyeler ve diğer işverenlerin bütün çalışanlarından toplu şekilde test isteyip isteyemeyeceği merak ediliyor.

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan hukukçu Tarkan Zengin, çalışanın açık rızasının önemine işaret ederken pilotluk, şoförlük ve benzeri güvenlik açısından kritik görevlerde işe giriş aşamasında bu tür testlerin gündeme gelebileceğini belirtti.

Fakat meselede KVKK boyutu da bulunuyor. Kişisel Verileri Koruma Kurumu, tahlil ve test sonuçlarını sağlık verisi, dolayısıyla özel nitelikli kişisel veri kapsamında değerlendiriyor.


Belediye Her Çalışanından Uyuşturucu Testi İsteyebilir mi?

Burada “Belediye isterse bütün çalışanlarına test yaptırabilir” şeklinde genel bir sonuç çıkarmak doğru değil.

KVKK'ya göre açık rızanın belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayalı ve özgür iradeyle verilmiş olması gerekiyor. Dolayısıyla çalışana gerçekte reddetme imkânı bırakmayan bir uygulamada yalnızca imzalanmış bir “rıza formunun” bulunması her durumda yeterli olmayabilir. Kurum daha önce açık rızanın bir hizmet veya sözleşmenin zorunlu koşulu haline getirilmesinin rızanın geçerliliğini etkileyebileceğine ilişkin kararlar da verdi.

İşin niteliği ise değerlendirmeyi değiştirebilir. Araç kullanan, ağır makine çalıştıran veya yaptığı iş nedeniyle kendisinin ve başkalarının güvenliğini doğrudan etkileyebilecek görevlerde iş sağlığı ve güvenliği gerekçeleri daha güçlü hale gelebilir.

Buna karşılık yapılan işle ilgisi bulunmayan çalışanlara herhangi bir somut gerekçe gösterilmeden ve ölçülülük değerlendirmesi yapılmadan topluca test uygulanması hukuken çok daha tartışmalı bir alan oluşturuyor.


Test Sonucunu İşveren Doğrudan Görebilir mi?

İşin en önemli taraflarından biri de testin kendisi kadar sonucun kim tarafından görüleceği.

KVKK'nın 2022 tarihli bir kararında bağımlılık yapıcı madde testlerinin sonuçlarının özel nitelikli sağlık verisi olduğu açıkça değerlendirildi. Söz konusu olayda sonuçların hukuki dayanak bulunmadan işyerindeki üçüncü bir kişinin e-posta adresine gönderilmesi hukuka aykırı bulundu.

Kurumun başka bir kararında da çalışanların sağlık verilerinin, gerekli güvenlik tedbirleri alınarak ve mevzuattaki görevleri kapsamında sır saklama yükümlülüğü bulunan işyeri hekimi tarafından işlenebileceği belirtildi.


Yani test yaptırılması ile test sonucunun belediye yöneticilerine, insan kaynaklarına veya başka personele aktarılması aynı hukuki mesele değil.

Kaynak metindeki “çalışanın rızası varsa test yapılabilir, pozitif çıkarsa doğrudan tazminatsız çıkarılabilir” yaklaşımını da otomatik bir kural gibi okumamak gerekiyor. Fesih sonucunun somut olayın özellikleri, çalışanın görevi, işyerine ve iş güvenliğine etkisi, sözleşme hükümleri ve uygulanacak mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Bu nedenle belediyelerin çalışanlarından uyuşturucu testi isteyip isteyemeyeceği sorusunun tek kelimelik bir “evet” veya “hayır” cevabı bulunmuyor. Testin neden istendiği, hangi çalışanlara uygulandığı, görevin niteliği, verinin nasıl işlendiği ve sonuçlara kimlerin eriştiği hukuka uygunluk değerlendirmesinde belirleyici hale geliyor.

Muhabir: Haber Merkezi