Gazeteci ve YouTube yayıncısı Oya Lale Özan Arslan hakkında yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Gözaltındaki Arslan’ın savcılık işlemleri tamamlandı. Savcılık, Arslan’ı “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “terör örgütü propagandası yapma” suçlamaları kapsamında tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk etti. Arslan ise suçlamaları kabul etmedi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sosyal medya paylaşımları ve YouTube yayınları nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan Oya Lale Arslan'ın adliyedeki işlemlerinde yeni aşamaya geçildi.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve evinde arama yapılarak bazı dijital materyallerine el konulan Arslan'ın savcılık sorgusu tamamlandı.

Savcılık, ifadesinin ardından Arslan'ın tutuklanması talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilmesine karar verdi.

Burada hukuki açıdan önemli bir ayrım bulunuyor: Oya Lale Arslan şu aşamada tutuklanmış değil. Tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi ve hakkındaki kararı Sulh Ceza Hakimliği verecek.


Oya Lale Arslan Suçlamaları Reddetti

Arslan'ın savcılıkta verdiği ifadenin ayrıntıları da ortaya çıktı.

Gazetecilik ve yayıncılık faaliyetlerini YouTube üzerinden sürdürdüğünü söyleyen Arslan, kendisine ait YouTube ve X hesaplarının içeriklerini ve yayın başlıklarını kendisinin hazırladığını belirtti.

Programlarda ele alınacak konuların önceden belirlendiğini ancak konukların dile getirdiği iddiaların yayın sırasında ortaya çıkabildiğini anlatan Arslan, genellikle güncel gelişmelerin yorumlandığını ve kendisinin programlarda moderatörlük yaptığını söyledi.

Arslan, soruşturma kapsamında kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek, “Benim herhangi bir suç işleme kastım bulunmamaktadır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum” dedi ve serbest bırakılmasını talep etti.


Eski YouTube Yayınları da Soruldu

Savcılık ifadesinde Arslan'a geçmiş yıllarda YouTube kanalında yayımlanan bazı programlar hakkında da sorular yöneltildi.

Bunlardan biri 3 Nisan 2023 tarihli “İktidarın seçim için kaos planı” başlıklı yayın oldu. Arslan, programda vatandaşlardan oylarla ilgili kendilerine ulaşan endişeleri paylaşmayı amaçladıklarını belirterek “kaos planı” iddiasını kabul etmediğini söyledi.

“15 Temmuz sonrası soyadı değiştirilen bürokratlar gizleniyor mu”, “Büyük tehlike! Cemaat tarikat TSK çocukları”, “İncirlik'te neler oluyor” ve “Gözler 9 Temmuz'da-Natocular gidince neler olacak” başlıklı yayınlar da ifadesinde gündeme geldi.

Arslan ayrıca FETÖ/PDY'yi terör örgütü olarak gördüğünü, örgütün eylemlerini kabul etmediğini ve yayınlarında örgüt mensuplarını mağdur olarak nitelendirmediğini savundu.

Yayın başlıklarında kullandığı “operasyon”, “kumpas”, “kaos” ve “gizli plan” gibi ifadelerin ise yayınları daha dikkat çekici hale getirmek amacıyla tercih edildiğini söyledi.

Arslan'a gazeteci Erk Acarer ve Cevheri Güven ile iletişimi hakkında da sorular yöneltildi. Arslan, Erk Acarer'e sosyal medya üzerinden mesaj atarak ulaştığını ifade ederken suç işleme kastının bulunmadığını yineledi.

Soruşturmada şimdi gözler Sulh Ceza Hakimliği'nin vereceği karara çevrildi. Hakimlik, Arslan'ın tutuklanmasına veya serbest bırakılmasına/adli kontrol uygulanmasına ilişkin kararını verecek.

Kaynak: Cumhuriyet