Sağlık Bakanlığı, insan, hayvan ve çevre sağlığını tehdit eden antimikrobiyal dirençle mücadele kapsamında hazırlanan 2026–2030 Ulusal Eylem Planı’nı kamuoyuyla paylaştı.
“Tek Sağlık” yaklaşımı temel alınarak hazırlanan plan, ulusal ölçekte kapsamlı ve stratejik bir yol haritası ortaya koyuyor.
Antimikrobiyal direnç; antibiyotiklerin ve diğer antimikrobiyal ilaçların etkisini yitirmesi sonucu enfeksiyonların tedavisini zorlaştıran, hatta imkânsız hale getirebilen küresel bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre gerekli önlemler alınmazsa 2050 yılına kadar her yıl yaklaşık 10 milyon insanın antimikrobiyal dirence bağlı nedenlerle hayatını kaybedebileceği öngörülüyor.
Plan Neyi Amaçlıyor?
Ulusal Eylem Planı ile birlikte:
-
Antimikrobiyallerin akılcı kullanımına yönelik somut adımlar atılması,
-
Antimikrobiyal direncin insan, hayvan ve çevre üzerindeki risklerinin azaltılması,
-
Dirençli mikroorganizmaların yol açtığı ölümlerin düşürülmesi,
hedefleniyor.
Öne Çıkan Hedefler
2026–2030 dönemini kapsayan plan doğrultusunda:
🔹 Antimikrobiyal direnç gelişimi ve antibiyotik tüketiminin izlenmesine yönelik sürveyans sistemleri güçlendirilecek.
🔹 Hastalıkların yayılmasını önleme ve enfeksiyonları kontrol altına alma çalışmaları artırılacak.
🔹 Antimikrobiyal dirençle mücadele uygulamaları yaygınlaştırılacak.
🔹 İnsan, hayvan ve bitki sağlığında antimikrobiyal kullanımının daha akılcı hale getirilmesi sağlanacak, direncin çevresel yayılımı azaltılacak.
🔹 Yeni tedaviler ve yenilikçi çözümlerin geliştirilmesi desteklenecek.
🔹 Toplumda ve sağlık çalışanları arasında farkındalık artırılacak.
“Tek Sağlık” Vurgusu
Planın en dikkat çeken yönlerinden biri, insan sağlığı ile birlikte hayvan ve çevre sağlığını da kapsayan “Tek Sağlık” yaklaşımı oldu. Bu çerçevede dirençle mücadelenin yalnızca hastanelerle sınırlı kalmayacağı, tarım, hayvancılık, gıda ve çevre politikalarıyla birlikte ele alınacağı belirtildi.
Yetkililer, antimikrobiyal direncin kontrol altına alınmasının hem bugünün hem de gelecek nesillerin sağlığı için kritik olduğuna dikkat çekiyor.





