EMANET ELDEN GİTTİ!



“Emanet” yazılı perdelerin ardındaki tarihi binalarda yeni dönem başlıyor. Balıkesirliler, Büyükşehir yönetiminden sürecin nasıl geliştiğini ve bundan sonra ne olacağını açıkça anlatmasını bekliyor. Ahmet Akın yönetiminin şimdi yanıtlaması gereken çok sayıda soru var: Bugüne kadar yapılan harcamalar ne olacak, restorasyon tamamlanacak mı, binalar nasıl kullanılacak, Onhann Otel protokolü nasıl etkilenecek?


BALIKESİRLİLER bu mevzuyu ne derece dikkate alıyor bilmiyoruz; ama şehirde Büyükşehir Belediyesi’ni ters köşeye yatıran, hatta arkaya geçip iki puan koparmayı başardıkları bir gelişme yaşanıyor.

Cumhuriyet Meydanı projesi kapsamında restorasyonu devam eden eski subay ve astsubay orduevlerinin mülkiyeti Vakıflar Yasası’nda geçen yıl yapılan değişiklikle Şeyh Lütfullah Vakfı’na geçiyor.

Normalde yapıların ve arsalarının mülkiyeti Maliye Hazinesi’nde. Vakıf başvuru yapıyor; “burası bizim” diyor.. Kaydını kuydunu belgeliyor, yapıları kendi üzerine tescil ettiriyor.

Büyükşehir Belediyesi ile Milli Savunma Bakanlığı arasında önceki dönem yapılan protokolü biliyorsunuz. Büyükşehir, eski Yaylada AVM bünyesindeki Onhann Otel’i MSB’ye veriyor, burası uzun süredir orduevi olarak kullanılıyor. Karşılığında subay ve astsubay orduevi binalarının kullanım hakkını alıyor.

Sonra restorasyon başlıyor.

İki yıldır devam eden restorasyonda artık son aşamalara geliniyor; pat diye önümüze bu haber düşüyor:

“Orduevi binaları Şeyh Lütfullah Efendi Vakfı’na tescil edildi!”


***

YAPILARI çevreleyen ‘EMANET’ yazılı perdeler yerinde duruyor. Ama bu tescil işlemiyle ‘emanet’ el değiştirmiş oluyor. Restore edilen binalara ‘emanet’ perdesini giydiren Büyükşehir Başkanı Ahmet Akın, emanete sahip çıkamamış oluyor!

Bugün halen devam eden restorasyon çalışmalarının bedelini Büyükşehir ödüyor. Hatta restorasyon için yapılan ödemeler bir süre önce basında ve sosyal medyada çok çok gündeme geldi. Bugüne kadar ödenen paralar, fazladan ödeme yapıldığı iddiaları, restorasyonun neden bitirilmediği soruları, zimmet iddiaları falan…

Sonuçta protokolle kullanım hakkı alınan iki tarihi yapının şehrin sosyokültürel yaşamına kazandırılması için bir çaba harcanıyor. Büyükşehir Belediyesi yüklü miktarda ödemeler yapıyor bu iş için.

Artık bitti bitiyor derken, emanet elden gidiveriyor!


***

ASLINDA bu konu bir süredir konuşuluyordu, kapalı kapılar arkasında. Belki de Büyükşehir Başkanı Ahmet Akın’a muhalefetin gol atma planıydı; detayını bilmiyoruz.

Bildiğimiz, atı alanın Üsküdar’ı geçtiği!

E peki şimdi ne olacak?

El attıkları her işten zararlı çıkan Büyükşehir yönetimi, orduevi işinden de zararlı çıkmış olmuyor mu şimdi?

Bunun böyle olabileceği belliyken.. Hani Türkiye’de çeşitli örnekleri de gündeme gelen, uzun uzun tartışılan benzer uygulamalar varken..

“Biz de araştıralım bakalım, sıkıntılı bir durum var mı” diye sorup soruşturmamış mı Büyükşehir yönetimi?

Bu işlerden sorumlu arkadaşlar, özellikle de hukuk birimi, hiç inceleme gereği duymamış mı?

Ahmet Akın’ın kulağına fısıldamamış mı hiç kimse?

Genel Sekreter ve yardımcıları, Akın’ın peşinde kurdele kesmek için koşup dururken, şehrin orta yerindeki iki orduevi binasının akıbetini merak etmemişler mi?

Ya da sonucun böyle olacağını az çok biliyorlardı; “en azından restorasyon yükünden kurtulacağız” diye mi düşünüyorlardı acaba?

Öyle ya, restorasyon dünyanın parası…

Ama Başkan Akın’ın bir hayali vardı; Astsubay Orduevi’nin bir bölümünü makam katı yapmak istiyordu. Şehri oradan yönetecekti; öyle konuşuluyordu.

Hem kültür merkezi, müze vesaire hayali, hem makam katı arzusu suya mı düştü şimdi?


***

BUGÜNE kadar yapılan restorasyon masrafı ne olacak?

Binalar Hazine’den vakfa geçince, Büyükşehir devre dışı kalmış oluyor haliyle.

Vakıf, yapıların tescil işlemi sonrasında söz sahibi olacak artık.

Bu kere vakıfla Büyükşehir arasında bir protokol yapılabilir elbette. Büyükşehir, Hazine mülkünü restore ettirip bedava oturacakken, Şeyh Lütfullah Vakfı’nın kiracısı oluverir!

Tabi bir de kullanım şekli var. Tescil sahibi, “biz binaları kendi alanımıza uygun biçimde kullanacağız” diyebilir.

Beri yanda, Büyükşehir’in Bakanlıkla yaptığı protokol olayı var.

Yeni bir orduevi binası yapana kadar, Onhann Otel Balıkesir Orduevi olarak kullanılacak.

Protokol devam ediyor.

“Orduevi binalarını elimizden aldılar, siz de Onhann Oteli boşaltın” diyemeyecekler.

Bu durumda Ahmet Akın’ın neyin ne olduğunu, ne olacağını kamuoyuna anlatması gerekiyor.

Tabi şu an abandone durumdadır; yumruk yemişliğin sersemliğini üzerinden atması uzun sürebilir.

Ama bir açıklama bekler Balıkesirliler: Neydi, ne oldu, ne olacaktı, nasıl oldu, neden oldu, kim yaptı, şimdi ne olacak?

Bu sorular yanıt bekliyor.


***

DEĞİŞEN vakıflar yasasını iyi okumak gerekiyor demek ki. Hani, başka bir yerde, benzer bir durumun tekrarı yaşanmasın diye!

Selam ederim.


Eef8Ac4E C495 4Db0 Ab5E 1E528Ca44286

Muhabir: TARIK SÜRMELİOĞLU