Turhan Çömez'den Meclis'te dikkat çeken açıklamalar
İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada ekonomi, emeklilerin yaşam koşulları, hayvancılık politikaları, et ithalatı ve kamu yönetimine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasına emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara değinerek başlayan Çömez, saha çalışmalarında karşılaştığı tabloyu anlattı.
"Emekliler eti ancak kurbandan kurbana görebiliyor"
Türkiye'nin birçok yerinde emeklilerle görüştüğünü belirten Çömez, vatandaşlara son olarak ne zaman et aldıklarını sorduğunu söyledi.
Konuşmasında, görüştüğü emeklilerin hiçbirinin "geçen hafta", "geçen ay" ya da "geçen yıl" et alabildiğini söylemediğini ifade eden Çömez, aldıkları ortak cevabın "Kurbandan kurbana vekilim, gelirse ancak yiyebiliyoruz." olduğunu dile getirdi.
Emeklilere verilen 3 bin 500 liralık ek zammı da eleştiren Çömez, bu artışın vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyeceğini savundu.
"Protein eksikliği alarm veriyor"
Bilim insanlarıyla yaptığı görüşmelere de değinen Çömez, hastanelere farklı nedenlerle başvuran yaşlıların kan tahlillerinde protein seviyelerinin düşük çıktığını ileri sürdü.
Bu durumun temel nedeninin et, süt, peynir ve yumurta gibi protein kaynaklarının yeterince tüketilememesi olduğunu savunan Çömez, sağlıklı beslenmenin giderek imkânsız hale geldiğini söyledi.
Çocuklarda da yeterli beslenememe nedeniyle büyüme ve gelişme geriliği yaşandığını öne süren Çömez, persentil eğrilerinde düşüşler görüldüğünü iddia etti.
"Her gün 300 milyon lira ithalata gidiyor"
Türkiye'nin canlı hayvan ve et ithalatına her gün yaklaşık 300 milyon lira harcadığını öne süren Çömez, bu kaynağın yerli üreticiye aktarılması halinde hayvancılık sektörünün yeniden ayağa kalkabileceğini savundu.
"Bu para Ali'ye, Ahmet'e, Hasan'a verilse Türkiye'nin hayvancılığı ayağa kalkar." ifadelerini kullanan Çömez, hükümetin ise yabancı üreticileri desteklediğini iddia etti.
"Yerli üretici kaybediyor, aracılar kazanıyor"
Konuşmasının devamında ithalat sistemini eleştiren Çömez, her gün yabancı üreticilerin kazandığını, yerli üreticilerin ise giderek üretimden çekildiğini savundu.
Aracı firmaların yüksek kazanç elde ettiğini öne süren Çömez, vatandaşların ise giderek daha pahalı et tüketmek zorunda kaldığını söyledi.
Bandırma ve İskenderun limanlarını örnek gösterdi
Limanları sürekli takip ettiğini belirten Çömez, Türkiye'ye aralıksız canlı hayvan ve et ithalatı yapıldığını söyledi.
Brezilya'dan gelen Angus cinsi hayvanların maliyetlerini örnek veren Çömez, şu değerlendirmelerde bulundu:
- Hayvanların Brezilya limanından yaklaşık 3-3,5 dolar kilogram fiyatıyla yola çıktığını,
- Nakliye sonrasında Bandırma veya İskenderun limanlarına ulaştığında maliyetin yaklaşık 5 dolara çıktığını,
- Et ve Süt Kurumu'nun bu hayvanları üreticiye yaklaşık 9,15 dolar seviyesinde sattığını,
- Kasapta ise fiyatın 22 dolar seviyesine ulaştığını iddia etti.
Bu fiyat farkının neden oluştuğunu sorgulayan Çömez, sistemde ciddi rant bulunduğunu öne sürdü.
Et ve Süt Kurumu'na fiyat eleştirisi
Çömez, Et ve Süt Kurumu'nun 2025 yılında canlı hayvan için kilogram başına 228 lira, 2026 yılında ise 420 lira ödeme yaptığını söyledi.
Yaklaşık yüzde 85'lik artış yaşandığını belirten Çömez, uluslararası piyasalarda benzer bir artış olmadığını savundu.
Dolar bazında da fiyatın 5,70 dolardan 9,15 dolara çıktığını belirten Çömez, bunun yüzde 60'ın üzerinde artış anlamına geldiğini ifade etti.
"Bandırma Limanı'na 16 bin Angus geldi"
İki gün önce Bandırma Limanı'nda çektiği fotoğrafı da Meclis kürsüsünden gösteren Çömez, Brezilya'dan 16 bin Angus getirildiğini söyledi.
Bandırma'da ithalat nedeniyle yoğun sinek ve kötü koku oluştuğunu öne süren Çömez, isteyen milletvekillerini bölgeye götürebileceğini ifade etti.
Yerli üretici desteklenmek yerine yabancı üreticilere kaynak aktarıldığını savunan Çömez, Bandırma ve Gönen'deki üreticilerin desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.
"Yolda ölen hayvanlar denize atılıyor"
İthal edilen canlı hayvanların yaklaşık 21 gün süren deniz yolculuğu yaptığını belirten Çömez, yolculuk sırasında telef olan hayvanların İskenderun açıklarında denize bırakıldığını iddia etti.
Daha önce de bu konuda uyarılarda bulunduğunu ifade eden Çömez, bunun hem çevre hem de halk sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.
Hayvan hakları açısından da kabul edilemez bir tablo oluştuğunu savunan Çömez, bu uygulamanın ileride hastalıklar ve çevre sorunları olarak ülkeye geri döneceğini ileri sürdü.
"Elimde deli dana raporu var"
Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden birinde elinde sağlık raporu bulunduğunu söyleyen Çömez, Türkiye'de artık deli dana hastalığının görülmeye başlandığını iddia etti.
Raporu aynı gün aldığını ifade eden Çömez, ithalat politikalarının hem üreticiyi hem tüketiciyi olumsuz etkilediğini, bunun yanında halk sağlığı açısından da risk oluşturduğunu savundu.
Bu iddiaya ilişkin konuşma sırasında herhangi bir resmi kurum açıklaması paylaşılmadı.
Fezleke açıklaması yaptı
Konuşmasının sonunda hakkında hazırlanan fezlekeye de değinen Çömez, Bandırma Limanı'na 500 hayvanın kaçak yollarla sokulmak istendiğini öne sürdüğü bir şirketle ilgili girişimleri nedeniyle hakkında fezleke düzenlendiğini söyledi.
Söz konusu şirket hakkında hukuki süreç yürütüldüğünü ve mahkemenin bu hayvanların girişine izin vermediğini iddia eden Çömez, bu nedenle kendisi hakkında Meclis'e fezleke gönderildiğini ifade etti.
Fezlekenin kendisi açısından bir onur olduğunu dile getiren Çömez, "rant düzeni" olarak nitelendirdiği yapılarla mücadeleyi sürdüreceğini belirtti.





