Türk Gıda Kodeksi İçme Sütleri Tebliği’nde yapılan değişiklikle sütlerde yağ sınıfları yeniden belirlendi, çeşnili sütlere en az yüzde 1 çeşni şartı getirildi. Nişasta bazlı şekerlerin kullanımı yasaklanırken, “doğal” ibaresinin kullanımına da sıkı kurallar getirildi. Yeni düzenlemelere uyum için son tarih 31 Mart 2027.
Süt ürünlerinde tüketicinin rafta gördüğü ürünün ne olduğunu daha kolay anlayabilmesini amaçlayan yeni dönem başladı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Türk Gıda Kodeksi İçme Sütleri Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2026/19), 16 Eylül 2026 tarihli ve 33372 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Bakanlık, düzenlemenin resmî kontrollerden elde edilen sonuçlar, saha çalışmaları ve ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlandığını açıkladı. Yapılan değişikliklerle içme sütlerinin bileşimi, yağ sınıflandırması, çeşni ve şeker kullanımı ile etiketleme kuralları yeniden düzenlendi.
DÖRT YAĞ SINIFI GELDİ
Yeni düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri içme sütlerinin yağ oranlarına ilişkin sınıflandırma oldu.
Daha önce tam yağlı, yarım yağlı ve yağsız sınıflarının dışında kalan ürünlerin “% ... yağlı süt” şeklinde piyasaya sunulmasına imkân veren uygulama kaldırıldı. Bunun yerine “yağlı süt” adıyla yeni bir sınıf oluşturuldu. Böylece içme sütleri dört ana sınıfta değerlendirilecek.
Yeni sınıflandırmaya göre 100 mililitrede süt yağı en az 3,5 gram olan sütler “tam yağlı”, 3 gram veya daha fazla ancak 3,5 gramdan az olan sütler “yağlı”, 1,5 ile 1,8 gram arasında bulunan sütler “yarım yağlı”, 0,15 gramdan az süt yağı içeren sütler ise “yağsız” olarak sınıflandırılacak.
Ürünün sınıfının yanı sıra süt yağı miktarının da ambalajın tüketicinin ilk baktığı temel görüş alanında belirtilmesi gerekecek. Tebliğ, belirlenen sınıflandırma aralıklarının dışında farklı yağ içeriğine sahip içme sütlerinin piyasaya arz edilmesini de yasaklıyor.
Bu düzenlemeyle özellikle küsuratlı veya ara yağ oranlarının ürün adında kullanılması konusunda daha standart bir yapı oluşturuluyor.
ÇEŞNİLİ SÜTLERE EN AZ YÜZDE 1 ŞARTI
Meyveli, kakaolu, çikolatalı veya farklı çeşniler içeren sütlerde de yeni kriterler getirildi.
Tebliğde “çeşni maddesi” tanımı yeniden düzenlenerek bal, kakao, çikolata, sebze ve meyveler ile bunların suyu, pulpu, püresi ve konsantresi gibi lezzet verme amacıyla kullanılan yenilebilir gıdalar kapsam içine alındı.
Çeşnili içme sütlerinde kullanılacak toplam çeşni miktarı ise kütlece en az yüzde 1 olacak.
Bir başka önemli değişiklik ise daha önce kullanılan “süt bazlı içecek” tanımının Tebliğ kapsamından çıkarılması oldu. Bakanlık, piyasada bu kapsamda değerlendirilen ürünlerin özelliklerine göre “çeşnili içme sütü” veya “süt içeren içecek” olarak sınıflandırılacağını, sütlü içeceklerin tanım ve kriterlerinin ise Türk Gıda Kodeksi Alkolsüz İçecekler Tebliği kapsamında düzenlenmesinin öngörüldüğünü açıkladı.
İLAVE ŞEKERDE SINIR GELDİ
Yeni düzenleme, sütlerde kullanılan şeker konusunda da net sınırlar getiriyor.
Tebliğe göre ürünlere ilave edilebilecek şeker miktarı kütlece en fazla yüzde 5 olacak. Ürünün toplam şeker miktarı ise kütlece yüzde 9,5’i geçemeyecek.
Ayrıca kullanılabilecek ilave şekerler de sınırlandırıldı. Tebliğ, yalnızca Türk Gıda Kodeksi Şeker Tebliği’nde tanımlanan yarı beyaz şeker, beyaz şeker ve ekstra beyaz şekerin kullanılmasına izin veriyor.
Bunun yanında Bakanlığın açıklamasında, içme sütlerine nişasta bazlı şekerlerin ilavesinin yasaklandığı açıkça belirtildi. Dolayısıyla kamuoyunda “glikoz ve fruktoz şurubu tamamen yasaklandı” şeklinde özetlenen düzenlemenin mevzuattaki karşılığı, daha geniş bir ifadeyle nişasta bazlı şekerlerin içme sütlerine ilave edilmemesi şeklinde düzenlendi.
“İLAVE ŞEKER İÇERİR” İBARESİ ZORUNLU
Şeker kullanılan içme sütlerinde tüketiciye yönelik yeni bir etiketleme zorunluluğu da getirildi.
Üretiminde şeker kullanılan içme sütlerinin etiketinde, temel görüş alanında ağırlıkça “% ... ilave şeker içerir” ibaresinin yer alması gerekecek. Böylece tüketici, ürünün yalnızca toplam şeker miktarını değil, üretim sırasında ayrıca şeker ilave edilip edilmediğini de ambalajın ön yüzünden görebilecek.
AROMALARDA “DOĞAL” SINIRI
Yeni Tebliğle aroma vericilerin kullanımında da değişikliğe gidildi.
İçme sütlerinde kullanılabilecek aroma vericiler yalnızca doğal aroma vericilerle sınırlandırıldı. Aroma vericiler bakımından ayrıca 14 Eylül 2026 tarihli Türk Gıda Kodeksi Aroma Vericiler ve Aroma Verme Özelliği Taşıyan Gıda Bileşenleri Yönetmeliği hükümleri uygulanacak.
“DOĞAL” HER SÜTTE KULLANILAMAYACAK
Tüketicilerin dikkat etmesi gereken bir başka değişiklik “doğal” ibaresinde yapıldı.
Yeni düzenlemeye göre “doğal” ifadesi yalnızca tam yağlı ve yağlı içme sütlerinde kullanılabilecek. Ancak ürünün bu yağ sınıflarından birine girmesi tek başına yeterli olmayacak.
“Doğal” ifadesinin kullanıldığı içme sütlerinde katkı maddesi, çeşni maddesi, aroma verici veya benzeri herhangi bir ilave bileşen bulunamayacak.
Ayrıca laktozsuz veya laktozu azaltılmış içme sütlerinde “doğal” ifadesine izin verilmeyecek.
Böylece örneğin meyve, kakao veya başka bir çeşni içeren bir ürünün, yağ oranı uygun olsa dahi “doğal” ibaresini kullanmasının önüne geçilmiş olacak.
MANDA SÜTÜNDE PROTEİN KRİTERİ DEĞİŞTİ
Düzenleme yalnızca etiketleme ve şekerle sınırlı kalmadı. Manda sütündeki protein kriteri de değiştirildi.
Bakanlığın saha çalışmaları doğrultusunda manda sütünde minimum protein oranı yüzde 5,5’ten yüzde 4’e, çeşnili veya aromalı manda sütünde ise yüzde 5,3’ten yüzde 3,8’e indirildi.
Bakanlık bu değişikliği gerçekleştirilen saha çalışmaları doğrultusunda yapılan bir düzenleme olarak açıkladı.
ESKİ ÜRÜNLER NE OLACAK?
Yeni kurallar 16 Eylül 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi ancak sektörün geçişi için süre tanındı.
Tebliğin yayımlandığı tarihten önce faaliyet gösteren gıda işletmecilerinin yeni hükümlere 31 Mart 2027 tarihine kadar uyum sağlaması gerekiyor.
Öte yandan 31 Mart 2027 tarihinden önce piyasaya arz edilmiş ve yeni hükümlere uygun olmayan ürünler, raf ömrünün sonuna kadar piyasada bulunabilecek.
Bu nedenle yeni düzenleme yürürlüğe girmiş olsa da tüketicilerin raflarda eski etiketli ürünlerle yeni kurallara göre hazırlanmış ürünleri bir süre birlikte görmesi mümkün olacak.
TÜKETİCİ ETİKETTE NEYE BAKACAK?
Yeni sistemle birlikte süt alırken birkaç bilgi daha görünür hale gelecek. Öncelikle ürünün tam yağlı, yağlı, yarım yağlı veya yağsız sınıfında olup olmadığına bakılacak. Ardından ambalajın temel görüş alanında belirtilen süt yağı miktarı kontrol edilebilecek.
Çeşnili ürünlerde kullanılan çeşninin niteliği, ilave şeker bulunup bulunmadığı ve “% ... ilave şeker içerir” ibaresi de tüketicinin karşılaştırma yapmasını kolaylaştıracak.
“Doğal” ibaresi bulunan ürünlerde ise yeni kurallar gereği katkı maddesi, çeşni, aroma verici veya benzeri ilave bileşen bulunmaması gerekiyor. Laktozsuz ve laktozu azaltılmış sütlerde ise bu ibarenin kullanılmasına izin verilmiyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı, düzenlemelerin temel amacını içme sütlerinin bileşim ve etiketleme kriterlerini daha açık ve anlaşılır hale getirmek, tüketicilerin doğru bilgilendirilmesini sağlamak, gıda güvenilirliğini güçlendirmek ve piyasada haksız rekabeti önlemek olarak açıkladı.





