KUBİLAY S. ÖZTÜRK
Balıkesir’deki siyasetçiler arada birbirlerine yüklenmeye devam etseler de, gündemleri büyük ölçüde Ramazan’a ve toplu iftarlara döndü. Mart 19’a kadar bu böyle sürer, sonra Bayram’a gelir sıra. Şimdi onların bu ahengini bozmayalım ama biraz da gerçeklere dönelim. Mart’ın sonu Nisan, yani havalar bir parça daha ısınacak ve Körfez daha fazla kokacak. Gerçi yazlıkların açılmasına henüz vakit var ama bölgede nüfus yoğunlaşınca yine felaket olacak. Şimdiden söylemek lazım: sakın arıtma tesisi yatırımlarını unutmayın! Zaman hızla geçiyor, saatten gelen “tik-tak” sesini bizler duyuyorsak, siyasetçiler de duymalı.
Körfez’de yaşayan herkes, 2026 yılı yaz sezonuna girilmeden Zeytinli ve Güre İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisleri’nin inşasına mutlaka başlanmasını bekliyor. BASKİ’nin bu iki projesi sadece Edremit’in değil, bütün Körfez’in geleceği için de çok önemli. Artık ne gecikmeye, ne de hataya hiç kimsenin tahammülü yok. Siyasetçilerin tadını kaçırmayalım ama durum tam olarak böyle.
***
O iki yatırım, özellikle Körfez’in son kısmında yılların ihmaliyle oluşan ve çekilmez hale gelen kirlilik sorununun çözümünde, sadece bir başlangıç olacak. Devamında Körfez’in kuzey tarafında Altınoluk ve sonrası, güney tarafında Burhaniye’nin batısı, Pelitköy, Gömeç ve Ayvalık’taki arıtma sorunlarının çözümüne gelecek sıra. Zira Körfez’in kurtuluşu bunların hepsini kapsıyor. Siyasetçiler de buna göre hazırlık yapmalılar. Hiç de kolay bir iş beklemiyor onları.
“Dün” ile uğraşmasına da gerek yok şimdi siyasetçilerin. Yerel seçimden bu yana neredeyse 2 sene geçti. Sandıkta yetkiyi alan CHP’li siyasetçiler, arıtma için her fırsatta “geldiğimiz gün başladık çalışmaya” demesinler artık. Zira vatandaş bu söylemi, gelmeden önce hiç çalışma yapılmamasının itirafı olarak anlıyor. Bu sözü, yeni gelen bürokrat veya teknik kadro bile söylemezken, yıllardır kendisi veya partisi bu coğrafyada bulunan siyasetçinin ağzına alması yanlıştır. “Biz seçilelim de bakarız demedik, yol haritamız belli” diyen varsa öne buyursun. Yoksa bu girizgahı bırakın artık. Şimdi size düşen, sadece arıtma yatırımlarındaki ilerlemeyi konuşmak ve temel atılacağı müjdesini vermek olmalı.
***
Size “iki senedir ne yapıldığını?” soran vatandaşlarımızı da ciddiye alın lütfen. Güre’nin tesis yerinin önceki Büyükşehir yönetimi tarafından halledildiği biliniyor. Zeytinli’de ise mevcut tesisin önünde bulunan ve Hazine’nin “arıtma” için vaktiyle tahsis etmiş olduğu alanda bir hak kaybı olduğu ve bunun yeniden alınması için uğraşıldığı ifade ediliyor. Bu söylemde, sanki orası başından beri ortaklaşa belirlenmiş bir karardı algısı bulunuyor. Oysa kamuoyu “orası olsun, hayır burası” diye tartışmalar yapıldığını ve belirsizlikler yaşandığını gayet iyi biliyor. Üstelik tam da bu arada başka dert kalmamış gibi, ortaya bir de “Zeytinli 1/100.000 İmar Planı Değişikliği” çıkartıldığını da biliyor.
O çalışmada arıtma tesisinin Çıkrıkçı’da yapılacağı hususunda çok net bir “plan notu” da bulunuyordu. Neyse ki yine STK’lar uğraştı da geri çekildi o plan. Yoksa şimdi hala Zeytinli projesinin son halini bekliyor olacaktık. Yani bu kadar uzun bir süre, tesisin yeri dahil her şey belliydi ve onlarla uğraştık denilmemeli. Vatandaş yol yürürken çıkan çelişkili halleri biliyorsa, bunları sizden de duymak ister. O nedenle gerçekten, dünü bırakın. Proje vardı yoktu konuşmalarını da bırakın. Önceki yönetim 100 kişi kapasite proje hazırlamışsa, şimdi 200 kişiye çıkartmak için “çarpı 2” yazıvermek yetmiyor elbette. Her şey zaten yeni baştan hazırlanacaktı.
***
AKP ve diğer iktidar tarafı siyasetçiler ise böyle bir yatırım talebi yokmuş gibi davranmaktan vazgeçsinler lütfen. Haberleri olsun, AKP ve MHP Balıkesir milletvekillerinin bu konunun yanından bile geçmemesini, vatandaşlar “ne kendim yaparım, ne de başkasına yaptırırım” tavrı olarak algılıyorlar. Halen ülke yönetiminden sorumlu olanların, Körfez’de artık yerel önem taşımaktan ulusal önemde bir çevre felaketine doğru ilerleyen bu kirlilik sorununu şimdi gündemlerine almaları, milletvekillerinin de çözüm için uğraşması lazım. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı veya Bakanlık nezdinde ağırlıklarını koysunlar lütfen. Körfez’deki gerçeği, iktidar ittifakı partilerin Balıkesir teşkilatları, Ankara’ya net bir şekilde iletmeliler. Arıtmaların inşasının, insan ve doğa için bir zorunluluk olarak kabul edilmesini, merkezi yönetime izah etsinler. Ramazan etkinliği yapmayı nasıl biliyorlarsa, bu çağda, Körfez’de modern arıtma tesisleri ve kanalizasyon hatları olmayan yerleşim bile kalmaması gerektiğini de bilmeliler.
***
Şakası yok bu işin. Eğer Körfez’de altyapı tesisleri yapılamıyorsa, Bakanlık sonunda bu bölgede inşaat faaliyetlerini mi donduracak? Ne yapabilir ki başka, kirliliğe göz mü yumacak? Körfezde kirlilik sorununun halli için, türlü siyasi çekişmeler sergilemek yerine, devam eden çözüm gayretine şimdi destek vermek gerekir. Ya Balıkesir’deki diğer siyasi partiler? Sadece CHP ile Saadet Partisi bu konuda açıklama yaptılar. Diğerlerinin böyle bir dertleri olmadığını ise vatandaşlar akıllarının bir kenarına not ettiler elbette.
Şu anda iki tesisin uygulama projeleri şekillenmiş durumda. Bunlar üzerinde İller Bankası’yla yapılan çalışmalar da sürüyor. Zeytinli alanının tahsisi de yenilendi. Geçtiğimiz günlerde Zeytinli tesisi için Çevresel Etki Değerlendirme süreci, Güre tesisi için de Paydaş Katılım Toplantısı yapıldı.
Vatandaşlar ve sivil toplum kuruluşları o toplantılarda sorularını sordular, açıklamaları dinlediler ve önerilerini ilettiler. Bazıları bununla da yetinmedi, yazılı olarak da önerilerini verdiler yetkililere. BASKİ ile Çevre Bakanlığı bunları dikkate alarak en kısa sürede projelere son şeklini verecek. Depremsellik, sulak alan, reel kapasitenin tespiti ve öncelikler gibi temel konularda, herkesin rızasını almayı ve ikna etmeyi de bu kurumlar yapacaklar.
***
Artık önemli olan, bu iki projenin Yatırım Programı’na alınarak veya başka bir finans yöntemi tespit edilerek, hayata geçirilmesinin önünü açmaktır. Bu konuda herkesin desteği gerekiyor. Elbette sivil toplumun da. STK’lardan hala “farkındalık” lafları edenler, açıp gözleri bakmalı ve nereden başlayıp nerelere gelindiğinin kendileri farkına varmalı artık. Bir bütün olarak Körfez, işin o kısımlarını çoktan aştı. “Niye önce o tesisler?” sorusu ise anlamlı bile değil.
Öte yandan Zeytinli tesisinin inşa alanında “yılan balığı” olmadığını da herkes biliniyor zaten. Onlar daha ileride Burhaniye’nin Kadıncık Deresi’nde vardı eskiden ama ne yazık ki orada bile sadece tabelaları kaldı artık. Diğer canlıları koruma kaygısı elbette güzel ama bölge insanının çektiği derdi de ıskalamadan yapılmalı koruma. Dalyan’dan geriye kalanların yok edilmemesi için yapılabilecek daha önemli işler de var. O yüzden arıtma için doğru ve gerçekçi öneriler verilmeli. Konuyla çok ilgiliymiş gibi duran ama karabatak gibi bir görünüp bir kaybolan STK olur mu? Bunlar önce kendi varlık sebeplerine mi gerekçe yaratacaklarına, yoksa çözüm için el mi uzatacaklarına bir karar vermeliler artık.
***
Körfez sakinleri bu yatırımları umutla ve ısrarla bekliyor. Yapmakla ilgili irade varsa, onun önünde bir engel de görmek istemiyor. Bunu herkes anlamak zorunda. Peki yine de bazı engeller çıkarsa? O zaman da o engeli vatandaşlara açık ve somut bir şekilde aktarmak gerekiyor. Vatandaş haklı olarak iş yapmak isteyeni de, varsa engelleyeni de görmeyi tercih eder.
O nedenle de Büyükşehir ve BASKİ tarzını biraz değiştirip, bu konuyla ilgili gelişmeleri bundan sonra kamuoyuna anında iletilmeli. Bakanlık’tan veya Ankara’dan da net açıklamalar gelmeli artık. Körfez’in onların gözünde ne ifade ettiğiyle ilgili de kritik bir noktaya gelindi çünkü. Merkezi yönetimin yaklaşımı da, yerel yönetimin özeni de çok önemli şimdi. Şu günlerde gündem olan ve sıkça konuşulan Büyükşehir’in Yaylada’ya, BASKİ’nin onun yerine taşınması veya TTM bölgesine yeni bir şehir meydanı düzenlemesi yapılması gibi büyük tutarlı harcamalar yaratacak işler ile Körfez’in arıtma tesislerinin finansmanı da hiçbir şekilde birbirini engellememeli.
***
Körfez için mülki ve idari yönetimden, yerel yönetimlerden, vatandaşlardan, siyasi partilerden ve sivil toplum kuruluşlarından uyumlu bir ortak çaba bekliyoruz. Taleplerin bu kadar net olduğu yerde, umut da hep vardır. Arıtmalar konusunda, uzun yıllardır ilk defa çözüme bu kadar yaklaşıldı. Hiçbir Körfez sakini, bu işin önünde bir engel kabul etmiyor artık. Sadece sonuç istiyor. Bunu herkes böylece bilsin.





