2026 FIFA Dünya Kupası’nda mücadele eden A Milli Futbol Takımımızın kampında, saha dışı gündemi sarsan sıra dışı bir "hediye" krizi patlak verdi.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun ay-yıldızlı futbolculara yönelik dev Dünya Kupası vaadi, milli takım cephesinden beklenmedik bir duvarla karşılaştı.

Başkan Hacıosmanoğlu’nun Muğla'nın Milas ilçesinde hayata geçireceği lüks projeden futbolculara birer villa hediye etme fikrine, oyunculardan toplu olarak olumsuz yanıt geldi.


Kaptan Hakan Çalhanoğlu Son Noktayı Koydu: "Biz Villa İstemiyoruz"

Spor yorumcusu Serdar Ali Çelikler'in katıldığı canlı yayında milli takım kulislerine dayandırarak paylaştığı iddiaya göre, prim ve hediye tartışmalarının önüne geçmek isteyen futbolcular radikal bir karar aldı. Ay-yıldızlı ekibin kadrosunda yer alan 26 oyuncunun tamamının ortak kararı doğrultusunda hareket eden Takım Kaptanı Hakan Çalhanoğlu, TFF Başkanı ile bizzat görüşerek takımı adına bu lüks teklifi geri çevirdi.

Hakan Calhanoglu-15


Çalhanoğlu’nun, Başkan Hacıosmanoğlu'na net bir dille "Biz villa falan istemiyoruz" diyerek teklifi reddettiği öne sürüldü. Milli oyuncuların, başarılarının maddi ödüllerle ya da gayrimenkul hediyeleriyle ilişkilendirilmesinden rahatsızlık duydukları için bu tavrı takındıkları belirtiliyor.

Başkan Geri Adım Atmadı: "Ben Bir Söz Verdim"

Kaptan Hakan Çalhanoğlu’nun ve takımın bu net reddedişine rağmen TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun geri adım atmaya niyeti yok. Karadenizli iş insanı ve federasyon başkanının, "Söz ağızdan bir kere çıkar" duruşunu sergilediği ve ısrarını sürdürdüğü öğrenildi.

Milli takım kaptanının çıkışına yanıt veren Hacıosmanoğlu'nun, "Olur mu öyle şey, ben kamuoyu önünde bir söz verdim ve sözümün sonuna kadar arkasındayım. Muğla Milas'taki inşaat faaliyetleri tamamlandığında, o anahtarları size teslim edeceğim" diyerek hediyeleri vermekte kararlı olduğunu dile getirdiği ifade edildi. Yaşanan bu tatlı sert polemiğin ardından lüks konutların akıbetinin ne olacağı ise merak konusu oldu.

Kaynak: Serdar Ali Çelikler