CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Milli Parklar Kanunu Teklifi üzerine söz alarak Balıkesir’in doğal mirasını ve Türkiye genelinde yaşanan doğa tahribatını gündeme getirdi. Sarı, milli parkların ticari kullanıma açılmasına karşı olduklarını belirterek teklifin doğayı koruma yerine ranta açma riski taşıdığını ifade etti.
“BALIKESİR TÜRKİYE’NİN DOĞAL MİRASININ EN KIYMETLİ PARÇALARINDAN BİRİDİR”
TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmanın başında Balıkesir’in doğal zenginliklerini anlatan CHP’li Sarı, sözlerine şöyle başladı:
“Ben, iki denize kıyısı olan, doğal güzellikleriyle Türkiye'nin incisi olan Balıkesir'in milletvekiliyim. Balıkesir, göç yollarıyla kuşların durak noktası olan, Manyas Kuş Cenneti'ne ev sahipliği yapan bir ildir. Ayvalık Adaları Tabiat Parkı, Darıdere Tabiat Parkı, Değirmenboğazı Tabiat Parkı'dır Balıkesir. Balıkesir, Akçay Sazlıkları, Karakoç Deresi, Gönen Deltası Sulak Alanı'dır. Balıkesir, mitolojinin, tarihin, doğanın iç içe geçtiği Kaz Dağları'dır; Marmara'nın en kıymetli doğal miraslarından biri olan Kapıdağ Yarımadası'dır. Balıkesir, ormanlarıyla, su kaynaklarıyla, bereketli topraklarıyla Madra Dağı'dır. Balıkesir, doğanın bütün gücünü ve dinginliğini taşıyan Sarıalan Türkmen Dağı'dır. Bu doğal güzellikleri sizlerden koruyabilmek için yıllardır mücadele eden bir milletvekili olarak söz almış bulunuyorum burada. Çıkarmaya çalıştığınız yasayla bu alanlara göz diktiğinizi hepimiz çok net bir şekilde görüyoruz ama buna müsaade etmeyeceğiz; ne olursa olsun, bu kararınızın karşısında halkımızla, milletimizle, doğal yaşamı savunan yoldaşlarımızla direnmeye devam edeceğiz.”
“GAZİ MECLİSE KUZU POSTUNA BÜRÜNMÜŞ KURTLARIN KANUN TEKLİFİ GETİRİLDİ”
Kanun teklifine yönelik eleştirilerini sürdüren Sarı, teklifin doğayı koruma amacı taşımadığını ifade etti.
“Bugün Gazi Meclisimize kuzu postuna bürünmüş kurtların hazırladığı bir kanun teklifini getirdiniz. Bu kurtlar öyle aç ki doğayı katletmeye yemin etmişçesine çalışıyorlar. Çok eskiye değil, çok yakın zamana, şöyle geçmişe bakalım, dönelim Balıkesir'in, Çanakkale'nin ve tüm Türkiye'nin nefes kaynağı olan Kaz Dağları'na bakalım.”
“KAZ DAĞLARI’NDA 195 BİN AĞACIN KESİLMESİNE İZİN VERDİNİZ”
Sarı, konuşmasında Kaz Dağları’nda yaşanan madencilik tartışmalarını da hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“2019 yılında Kaz Dağları'na neler yaptınız, hatırlayın. Hatırlatmak istiyorum, unutmuşsunuzdur çünkü gözünüz o kadar dönmüş ki o dönemde verdiğiniz izinlerle Kaz Dağları'nda 195 bin ağacın katledilmesine müsaade eden anlayıştır AKP zihniyeti. Ekosistemi yok ettiniz, doğayı talan ettiniz; doymadınız, doymuyorsunuz.
Bununla ilgili birçok dava açtık; Alamos Gold'a, Cengiz Holdinge burayı teslim etmemek için Danıştaydan, idare mahkemesinden durdurma kararları, iptal kararları çıkardık; mücadele ettik hukuk çerçevesinde ama siz bu hukuk çerçevesini de bozarak hukuksuz, kanunsuz, millî anlayıştan uzak bir zihniyeti iktidarınızda yaşatmaya çalışıyorsunuz. Kaz Dağları'nın katliamının sorumlusu AKP iktidarının ta kendisidir. Siz bu alanlara ruhsat veren, göz yuman, talana müsaade eden anlayışın temsilcilerisiniz, amma velakin buradaki yaptıklarınızı halkımız görüyor.”
“MİLYONLARCA AĞAÇ KESİLDİ”
Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşanan doğa tahribatını da gündeme getiren Sarı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Sadece Kaz Dağları'nda mı? Artvin'de, Cerattepe'de. ‘Mega proje’ adı altında 3'üncü havaalanında yaptığınız katliamla 8 milyon ağacı katlettiniz, kuzey otobanında 3 milyon 700 bin ağacı katlettiniz, Akbelen'de 65 bin ağacı kestiniz; doymadınız, doymuyorsunuz, bıkmadınız, bırakmıyorsunuz şu doğanın yakasını. Siz ağaç katili bir iktidarsınız.”
“1 AĞAÇ DİKİP 14 AĞAÇ KESİYORSUNUZ”
İktidarın ağaç dikme söylemlerini de eleştiren Sarı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Niye böyle diyorum? Önce teşekkür edeyim, çok güzel işler yaptınız, her yıl 1 milyon ağaç dikiyorsunuz, tebrik ederim ama bir şeyi de söyleyeyim: O 1 milyon ağaç diktiğiniz her yıl 14 milyon ağacı da katlediyorsunuz; yazıklar olsun size! 1 ağaç dikip -14 ağaç katlederek- göz boyuyorsunuz aklınızca. Milletin aklıyla alay ediyorsunuz ama sizin bu rant sevdanız bitmedi, bitmiyor. Ormanlarımızı, meralarımızı, kıyılarımızı, su kaynaklarımızı birer birer sermayeye açan bir anlayış şimdi de gözünü millî parklarımıza dikmiş durumda.”
“KANUNLAR DOĞAYI KORUMAK İÇİN DEĞİL, RANT İÇİN DEĞİŞTİRİLİYOR”
Sarı, birçok temel kanunun sık sık değiştirilmesini eleştirerek şunları söyledi:
“Bugün Gazi Meclise Milli Parklar Kanunu Teklifi geldi, doğayı koruma adı altında doğayı ticarileştiren, milletin ortak mirasını sermayeye devretmeye çalışan, Türkiye'nin en değerli doğal varlıklarını ranta teslim etmek için hazırlanan bir kanun teklifi.
Bu ilk değil, 17 defa değiştirdiniz. Ne için? Yine kimin arazisini peşkeş çekiyorsunuz, yine kimin ruhsatına müsaade etmeye çalışıyorsunuz, kime engel oldu mahkemeler ki bu kanun değişikliğiyle beraber onların haklarını sağlıyorsunuz?
Ama milletin, vatandaşın hakkından bihabersiniz. Niye böyle diyorum? Anlayışınız sadece bu Milli Parklar Kanunu'yla değil ki Maden Kanunu'nu 98 kez değiştirdiniz, Kamu İhale Kanunu'nu 87 kez, Çevre Kanunu'nu 48 kez, İmar Kanunu'nu 47 kez, Zeytincilik Kanunu'nu da 10 kez Meclise getirdiniz. Tek derdiniz var yirmi dört yıldan beri, doğayı talan etmek, rantına çökmek.”
“49 YILLIK TAHSİS DOĞAYI TİCARİLEŞTİRMEKTİR”
Teklifte yer alan tahsis düzenlemesine de değinen Sarı, şu ifadeleri kullandı:
“Neymiş bu kanunla millî parklar korunacakmış, kırk dokuz yıllığına tahsis edilecekmiş.
Evet, kırk dokuz yıllığına tahsis demek bu mülkiyetlerin devri demektir. Siz millî parkların içerisine otel, turizm tesisleri, ticari işletmeler yapacaksınız, doğal alanları betona, rant çıkarına heba edeceksiniz. Koruma değil, bu, açıkça doğayı sermayeye teslim etme kanunudur.”
“MİLLİ PARKLAR MİLLETİNDİR”
Konuşmasının sonunda milli parkların toplumun ortak mirası olduğunu vurgulayan Sarı şu sözlerle konuşmasını tamamladı:
“Doğayı sat, parayı kap, kasaya at; aklınız, fikriniz parada ama bu kaynakları ne yazık ki vatandaşımıza harcamıyorsunuz. Vatandaşın emekli ikramiyesi için bin lirayı çok görüyorsunuz ama talan etmeye geldi mi burada eller hızlıca kalkıyor, telaş içinde kanunlar Meclisten geçiyor, yeter ki birilerine peşkeş çekilecek bir alan yaratın.
Doğayı Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğünü rantın merkezi hâline getiririz. Bu kurum, denetlemekle yükümlü olan bir kurum olmasına rağmen rantın merkezi hâline geldi. Yazıklar olsun size! Yazıklar olsun!
Diyorum ki: Ne yazık ki doğamızı, çevremizi talan etmekten başka bir derdiniz kalmadı. Millî parklar şirketlerin değildir. Millî parklar iktidarın rant kapısı değildir, millî parklar milletimizindir.”





