Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın adını taşıyan, Kırkpınar’ın ardından güreş camiasının en çok konuştuğu er meydanlarından biri olan Kurtdereli Yağlı Güreşleri, belediyelerin iletişim anlayışına sıkışıp kaldı. Karesi Belediye Başkanı Mesut Akbıyık’ın yerel medyayla arasına ördüğü kalın duvar bu büyük organizasyonu gölgelerken, Büyükşehir Belediyesi’nin sıradan basın bültenleri ise oluşan boşluğu doldurmaya yetmiyor.
Kurtdereli’de 1.642 pehlivan kol bağlıyor ama organizasyonun tanıtımında büyük bir sessizlik yaşanıyor. Karesi Belediyesi ile yerel medya arasındaki kopukluk, Kurtdereli’nin kamuoyundaki görünürlüğünü zayıflatıyor. Sosyal medyadaki protokole kırmızı dipli mumla güreş daveti paylaşımlarıyla durumu idare etmeye çalışan Mesut Akbıyık’ın bu iletişim tercihi organizasyona zarar veriyor.
Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın adını taşıyan ve Türk yağlı güreş geleneğinin en önemli organizasyonlarından biri olan Kurtdereli Mehmet Pehlivan Yağlı Güreşleri, bu yıl hak ettiği tanıtım ve medya ilgisinden uzak bir görüntü veriyor. Organizasyonun önüne geçmesi gereken isimler değil, organizasyonun kendisi konuşulması gerekirken; Karesi Belediye Başkanı Mesut Akbıyık’ın Balıkesir medyasına yönelik anlaşılması güç tavrı ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin yerel medyayı sürecin dışında bırakan yaklaşımı, tarihi güreşlerin önüne geçiyor.
Kurtdere sıradan bir güreş organizasyonu değil
Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın adını taşıyan Kurtdere Yağlı Güreşleri, Balıkesir’in sıradan bir hafta sonu etkinliği değildir. Türk yağlı güreş geleneğinin önemli duraklarından biri olan Kurtdere, tarihsel ağırlığı ve yetiştirdiği pehlivanlarla Kırkpınar’ın ardından güreş dünyasının en fazla önem verdiği organizasyonlardan biri olarak kabul ediliyor.
Er meydanına çıkacak pehlivanların yanı sıra, bu organizasyonun geçmişten bugüne oluşmuş güçlü bir marka değeri bulunuyor.
Tam da bu nedenle Kurtdere’nin yalnızca birkaç belediye paylaşımıyla, basın bülteniyle veya sosyal medya duyurusuyla geçiştirilemeyecek kadar büyük bir organizasyon olduğu gerçeğinin artık görülmesi gerekiyor.
Önce medya vardı, şimdi duvar var
Önceki dönemlerde Kurtdere Güreşleri yaklaşırken Balıkesir medyası organizasyonun doğal bir parçasıydı.
Güreşler öncesinde tanıtım haberleri hazırlanır, röportajlar yapılır, pehlivanlar kamuoyuna tanıtılır, organizasyonun programı duyurulur, güreşseverlerin dikkatini Kurtdere’ye çekecek özel çalışmalar gerçekleştirilirdi.
Belediye ile yerel medya arasında bir iletişim kanalı vardı. Bugün ise tablo farklı.
Karesi Belediye Başkanı Mesut Akbıyık’ın Balıkesir medyasına yönelik mesafeli ve kapalı tutumu, yalnızca gazetecilerle belediye arasındaki ilişkiyi etkilemekle kalmıyor; Kurtdere gibi şehrin ortak değerlerinden biri olan bir organizasyonun tanıtımına da zarar veriyor.
Çünkü bir belediye başkanının medya ile yaşadığı kişisel veya kurumsal gerilim, şehrin tarihi bir organizasyonunun tanıtımına fatura edilmemeli.
Akbıyık’ın medya tavrı Kurtdere’ye zarar veriyor
Kurtdere Güreşleri gibi binlerce insanı ilgilendiren bir organizasyonun kamuoyuna ulaşmasında yerel basının önemli bir rolü var. Gazeteciler organizasyonun tanıtımında kullanılacak bir aparat değil; şehrin hafızasını oluşturan, kamuoyunu bilgilendiren ve etkinlikleri topluma taşıyan aktörler.
Dolayısıyla medya ile iletişimi kesmek, aslında kamuoyuyla iletişimi zayıflatmaktır. Akbıyık’ın Balıkesir medyasına kapıları kapatan tavrı, bugün Kurtdere’nin tanıtımında da kendisini açık biçimde gösteriyor.
Büyükşehir’in servis ettiği haberler açığı kapatmıyor
Karesi Belediyesi cephesindeki bu iletişim eksikliğinin, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından basına servis edilen güreş haberleriyle kapatılmaya çalışıldığı görülüyor.
Ancak bu da yeterli değil.
Çünkü Kurtdere’nin tanıtımı yalnızca birkaç haber bülteninin gazetelere gönderilmesiyle yapılabilecek bir iş değil.
Organizasyonun ruhunu anlatacak röportajlar, özel dosyalar, pehlivan hikâyeleri, Kurtdere’nin tarihini anlatan çalışmalar, güreş dünyasının önemli isimleriyle söyleşiler ve etkinliğin kent gündemindeki yerini güçlendirecek medya organizasyonu gerekiyor.
Bunun adı tanıtım. Bunun adı iletişim.
Bunun adı da belediye ile yerel medya arasında işbirliği.
Ahmet Akın’a da aynı soru
Üstelik burada yalnızca Karesi Belediyesi’ni eleştirmek de yetmiyor.
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın aynı zamanda Yağlı Güreş Düzenleyen Kentler Birliği Başkanı.
Dolayısıyla Ahmet Akın’ın da böylesine önemli bir organizasyonun tanıtımında yerel medyanın gücünü görmesi gerekiyor.
Kurtdere gibi tarihi bir güreş organizasyonunun medya ayağının güçlü kurulması, yalnızca Karesi Belediyesi’nin değil, yağlı güreş camiasında önemli bir sorumluluk üstlenen Büyükşehir Belediyesi’nin de meselesidir.
Yerel medya dışarıda bırakılarak, yalnızca belediyelerin kendi iletişim kanalları üzerinden yapılan duyurularla büyük bir organizasyonun kamuoyundaki karşılığını büyütmek mümkün değil.
Kurtdere’nin adı başkanların tavrına kurban edilmemeli
Ortada daha da vahim bir durum var. Kurtdereli Mehmet Pehlivan gibi dünyaya mal olmuş bir güreşçinin adını taşıyan organizasyon, başkanların medya ile ilişkilerinin gölgesinde kalıyor.
Oysa konuşulması gereken Mesut Akbıyık’ın medyayla ilişkisi değil, Kurtdere’nin kendisi olmalı.
Konuşulması gereken Ahmet Akın’ın yerel medyaya yaklaşımı değil, er meydanında kol bağlayacak pehlivanlar olmalı.
Konuşulması gereken belediyeler arasındaki iletişim sorunu değil, Kurtdere’nin Türk yağlı güreşindeki yeri olmalı.
Fakat iletişim kurulmadığında, medya sürecin dışında bırakıldığında ve organizasyon yalnızca kurumsal bültenlere sıkıştırıldığında ortaya tam tersine bir tablo çıkıyor.
Kurtdere’nin çıtası düşürülüyor
Kurtdere’nin en büyük tehlikesi de burada. Tarihi ve marka değeri yüksek bir organizasyon, kötü iletişim ve yetersiz tanıtım nedeniyle sıradanlaştırılıyor.
Oysa Kurtdere, Kırkpınar’ın ardından pehlivanların kendilerini göstermek istediği önemli er meydanlarından biri.
Bu organizasyonun marka değerini yükseltmek yerine, iletişim eksikliğiyle daraltmak; yalnızca bugünün değil, yarının Kurtdere’sine de zarar verir.
Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın mirasına sahip çıkmak, sadece er meydanını hazırlamakla olmaz. O mirası anlatmak da gerekir.
Pehlivanı tanıtmak, tarihi anlatmak, güreşseveri bilgilendirmek ve Türkiye’nin dört bir yanındaki yağlı güreş takipçilerine Kurtdere’yi duyurmak gerekir.
Belediye başkanları eleştiriden kaçmak yerine medya ile diyalogda olmalı...
Belediye başkanlarının medyayla her konuda aynı düşünmesi gerekmiyor.
Gazetecilerle aynı siyasi çizgide olmaları da gerekmiyor.
Ancak kamu görevinde bulunan yöneticilerin, kişisel veya kurumsal kırgınlıklarını şehrin etkinliklerine yansıtmaması gerekiyor.
Hele söz konusu olan Kurtdereli Mehmet Pehlivan Yağlı Güreşleri ise...
Burada mesele Mesut Akbıyık’ın, Ahmet Akın’ın veya başka bir yöneticinin kişisel itibarı değil.
Mesele Kurtdere’nin itibarı.
Bu nedenle başkanlara açık bir soru sormak gerekiyor:
Kurtdere Güreşleri sizin belediyenizin organizasyonu mu, yoksa Balıkesir’in ve Türk yağlı güreşinin ortak mirası mı?
Eğer cevap ikincisiyse, o zaman yerel medyayı dışarıda bırakan bu iletişim anlayışından vazgeçilmesi gerekiyor.
Çünkü Kurtdere’nin hakkı birkaç basın bülteninden fazlasıdır.
Kurtdere’nin hakkı; güçlü tanıtım, güçlü medya iletişimi ve hak ettiği itibardır.
Ve hiç kimsenin kişisel tavrı, bu tarihi organizasyonun önüne geçmemelidir.





