CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen torba kanun teklifi üzerine yaptığı konuşmada, teklifin hazırlanış biçiminden içeriğine kadar birçok düzenlemeyi eleştirdi. CHP’li Serkan Sarı, vergi politikalarının ve ekonomik düzenlemelerin toplumun tüm kesimlerini kapsayacak şekilde hazırlanması gerektiğini vurguladı. Sarı, “Devletin vicdanı, adalettir” dedi.
CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, TBMM Genel Kurulu’nda konuştu. Birbiriyle ilgisiz konuların aynı kanun teklifinde toplandığını belirten Sarı, orman alanlarının yeni yapılaşmalara açılmasından belediyelere yönelik baskılara, LPG istasyonlarına getirilen ağır teminat yükümlülüklerinden taksi plakası sahiplerine sağlanan vergi muafiyetlerine kadar birçok başlıkta iktidara yüklendi.
“BİRBİRİYLE İLGİSİZ DÜZENLEMELER TEK TORBAYA DOLDURULMUŞ”
Torba yasa uygulamasının Meclis’in yasama kalitesini düşürdüğünü belirten Serkan Sarı, teklifin içerisinde polislerden taksicilere, basın mensuplarından akaryakıt istasyonlarına, belediyelerden Merkez Bankasına kadar birbirinden tamamen farklı düzenlemelerin yer aldığını söyledi.
Sarı, “Polislerle ilgili maddeler, taksicilerle ilgili maddeler, basın mensuplarıyla ilgili maddeler, akaryakıt istasyonlarıyla ilgili maddeler, belediyelerle ilgili maddeler, gençlerin biletlerindeki vergi muafiyeti, odalar ve borsalarla ilgili maddeler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasıyla ilgili maddeler var. Bunların hiçbirinin birbiriyle ilgisi yok ama biz bugün bunların tamamını tek bir torba kanun içinde görüşüyoruz.” dedi.
İktidarın yıllardır aynı yöntemi uyguladığını belirten Sarı, Meclis’in ayrı ayrı inceleme, tartışma ve değerlendirme yapma imkanının ortadan kaldırıldığını ifade ederek, “Çoğunluğun verdiği avantaj kullanılarak muhalefetin eleştirileri dikkate alınmadan kararlar alınıyor. Ne yazık ki bu alışkanlıktan vazgeçiremedik.” diye konuştu.
“YAŞLI VE ENGELLİ BAKIMINDA OECD’NİN ÇOK GERİSİNDEYİZ”
Kanun teklifinde yer alan, yaşlı ve engellilere yönelik tesislerin orman alanlarında yapılabilmesine imkan tanıyan düzenlemeyi değerlendiren Sarı, Türkiye’nin yaşlı bakım hizmetleri konusunda zaten ciddi eksiklikler yaşadığına dikkat çekti.
OECD ülkelerinde bin kişiden 41’ine yaşlı bakım hizmeti verilebilirken Türkiye’de bu sayının yalnızca 3 kişi olduğunu belirten Sarı, “Bu tablo Türkiye’nin yaşlı ve engelli bakımında ne kadar geri kaldığını gösteriyor. Bu alana daha fazla kaynak ayrılması ve yeni imkanlar oluşturulması gerekiyor.” dedi.
Ancak bu tesislerin yapılacağı yer olarak orman alanlarının seçilmesini eleştiren Sarı, “Yaşlılarımız ve engellilerimiz için elbette sosyal tesisler yapılsın, bakım hizmetleri geliştirilsin ama neden yine orman alanları hedef alınıyor?” diye sordu.
“HER DÜZENLEMENİN SONUNDA ORMANLAR VAR”
Son dönemde Meclis’ten geçirilen birçok düzenlemede orman alanlarının kullanımına yönelik hükümler bulunduğunu hatırlatan Sarı, daha önce de orman alanlarında lojistik tesislere, enerji yatırımlarına ve madencilik faaliyetlerine izin veren düzenlemeler yapıldığını söyledi.
“Memlekette her yer bitti, bir tek ormanlarımız mı kaldı?” diye soran Sarı, şu ifadeleri kullandı:
“Bir süre önce burada yine orman alanlarına lojistik tesis yapılmasını konuştuk. Ardından enerji projeleri geldi, maden projeleri geldi. Şimdi de yaşlı bakım tesisleri için orman alanları gündeme getiriliyor. Ormanlarımızı korumamız gerekirken her yeni düzenlemede ilk akla gelen yer ormanlarımız oluyor.”
“350 BİN HEKTARDAN FAZLA ORMAN ALANI KAYBEDİLDİ”
Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı orman yangınlarına dikkat çeken Sarı, yüz binlerce hektar orman alanının yok olduğunu belirtti.
“Bugün yaşanan yangınlarla 350 bin hektarın üzerinde orman alanı zaten yok edildi. Buna rağmen yetmiyor; maden sevdanız, enerji sevdanız ve ormanları yapılaşmaya açma anlayışınız devam ediyor.” diyen Sarı, iktidarın toplumdan gelen tepkiler nedeniyle bu uygulamaları yasal düzenlemelerle kalıcı hale getirmeye çalıştığını savundu.
“BELEDİYELERİ SİLKELEYİN TALİMATININ SONUÇLARIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”
Teklifte yer alan belediye mülkiyetlerinin taksitle satışını kolaylaştıran düzenlemeye de değinen Sarı, bu maddenin ortaya çıkış nedeninin iktidarın belediyelere yönelik uygulamaları olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Belediyeleri silkeleyin” sözlerini hatırlatan Sarı, belediyelerin SGK ve vergi borçları üzerinden baskı altına alındığını ifade etti.
“Belediyelerin üzerine çöktünüz. Vergi borçlarıyla, sigorta borçlarıyla belediyeleri sıkıştırdınız. Kayyumlarla müdahale ettiniz. Seçilmiş belediye başkanlarının hizmet üretmesini engellemeye çalışıyorsunuz.” dedi.
“BELEDİYELER MAAŞ ÖDEYEMEZ HALE GETİRİLDİ”
Sarı, belediyelerin yaşadığı mali sıkıntıların temelinde merkezi yönetimin uygulamalarının bulunduğunu belirterek, SGK’nın belediyelerden mülk devri taleplerinde taşınmazların gerçek değerinin çok altında bedeller önerdiğini, vergi dairelerinin ise taşınmaz kabul etmeyerek nakit ödeme talep ettiğini söyledi.
“İller Bankasından gelen paylar kesiliyor. Sonuçta maaş ödemekte zorlanan, hizmet üretmekte zorlanan belediyeler ortaya çıkıyor. Köy yollarını yapamayan, içme suyu hizmetini yerine getiremeyen belediyeler yaratıldı.” ifadelerini kullandı.
“LPG TEMİNATI 79 MİLYONDAN 395 MİLYONA ÇIKIYOR”
Torba teklifin LPG istasyonlarına ilişkin düzenlemelerini de eleştiren Sarı, vergi usulsüzlüğüyle mücadele gerekçesiyle getirilen teminat artışının küçük ve orta ölçekli işletmeler için ağır sonuçlar doğuracağını söyledi.
Teminat tutarının yaklaşık 79 milyon liradan 395 milyon liraya yükseltildiğini belirten Sarı, “Bu matematiksel olarak iki kat gibi anlatılıyor ama gerçekte işletmelerin karşısına yüz milyonlarca liralık yeni yük çıkarılıyor.” dedi.
Vergi kaçakçılığıyla mücadelenin denetim ve inceleme yoluyla yapılması gerektiğini savunan Sarı, bu düzenlemenin küçük işletmeleri tasfiye ederek sektörde tekelleşmeye yol açacağını ifade etti.
“HER SEKTÖRDE TEKELLEŞMENİN ÖNÜ AÇILIYOR”
LPG sektöründeki düzenlemenin büyük şirketlerin lehine sonuç doğuracağını savunan Sarı, “Kendi işletmesini ayakta tutmaya çalışan, çalışanına ekmek vermeye çalışan küçük işletmeler bu yükün altından kalkamaz. Sonuçta piyasa birkaç büyük şirketin kontrolüne bırakılır.” değerlendirmesinde bulundu.
“TAKSİCİYE MUAFİYET VAR, KÜÇÜK ESNAFA YOK”
Taksi plakalarının devrinde getirilen gelir vergisi ve KDV muafiyetine de değinen Sarı, aynı yaklaşımın diğer küçük esnaf grupları için gösterilmediğini söyledi.
“Taksi plakası devrinde vergi muafiyeti getiriyorsunuz. Peki mahalledeki terziye, ayakkabı tamircisine, tesisatçıya, bakkala neden aynı kolaylığı sağlamıyorsunuz?” diye soran Sarı, düşük gelirli küçük esnafın ağır vergi yükü altında bırakıldığını ifade etti.
Günde birkaç yüz lira kazanç sağlayan esnafın sıkı denetime tabi tutulduğunu belirten Sarı, ekonomik adaletin tüm vatandaşlar için geçerli olması gerektiğini söyledi.
“DEVLETİN VİCDANI ADALETTİR”
Konuşmasının sonunda iktidara adalet çağrısı yapan CHP’li Serkan Sarı, vergi politikalarının ve ekonomik düzenlemelerin toplumun tüm kesimlerini kapsayacak şekilde hazırlanması gerektiğini vurguladı.
Sarı, “Devletin vicdanı adalettir. Adaletli davranmadığınız sürece yaptığınız her uygulama vicdansızdır ve toplum vicdanında karşılık bulmayacaktır. Düzenlemelerin toplumun adalet duygusunu güçlendirecek şekilde hazırlanması gerekir.” dedi.





