Cumhuriyet Halk Partisi’nin 24. ve 26. Dönem Balıkesir Milletvekili, TBMM Adalet ve Anayasa Komisyonları eski üyesi Av. Namık Havutça, CHP’de kamuoyunda “mutlak butlan” tartışmaları olarak gündeme gelen sürece ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı.


Mutlak butlan tartışmasına en başından itibaren karşı çıktığını belirten Havutça, önceki dönem milletvekillerinin hazırladığı mutlak butlan karşıtı bildiriye katkı sunduğunu ve imza attığını ifade etti. Havutça, bir siyasi partinin geleceğinin ve iradesinin parti üyelerinin demokratik iradesi dışında şekillendirilmesini doğru bulmadığını vurguladı.


“Bağlılığım kişilere değil, değerlere”

Havutça, söz konusu tutumunun herhangi bir kişiye veya olası bir mutlak butlan kararı sonrasında göreve gelebilecek kişi ve kadrolara yönelik kişisel bir bağlılık anlamına gelmediğini belirtti.

Havutça, “Benim bağlılığım kişilere değil; Atatürk’ün tertemiz mirasına, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine, Kuvayı Milliye ruhuna ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel kimliğinedir” ifadelerini kullandı.

Siyasette kişilerin ve görevlerin geçici olduğunu kaydeden Havutça, genel başkanların, milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve parti yöneticilerinin zaman içinde değişebileceğini, ancak CHP’nin tarihsel mirasının kişilerden çok daha büyük olduğunu dile getirdi.


“CHP sıradan bir siyasi örgüt değildir”

CHP’nin yalnızca seçimlere katılmak amacıyla kurulmuş bir siyasi yapı olmadığını belirten Havutça, partinin köklerinin Kuvayı Milliye’ye, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerine, Kurtuluş Savaşı’na ve Cumhuriyet Devrimi’ne dayandığını ifade etti.

Havutça, Altı Ok’un da CHP açısından tarihsel bir yön gösterici niteliğe sahip olduğunu belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi, çağdaş uygarlık idealine giden yolun pusulasıdır. Altı Ok ise karanlık ve sisli dönemlerde yönümüzü gösteren, savrulmamızı önleyen tarihsel çıpalardır” değerlendirmesinde bulundu.


“Tarihsel mirasımızdan kurtulamayız”

Türkiye’nin bağımsızlığı ve üniter yapısı üzerinden yürütülen tartışmalara da değinen Havutça, Lozan’ın tartışmaya açılmak istendiği ve bölgeye yönelik yeni projelerin gündeme geldiği bir dönemde Sevr’in tarihsel hafızasının unutulmaması gerektiğini savundu.

Emperyalizmin bölgeye yönelik girişimlerinin hangi isim veya söylem altında ortaya çıkarsa çıksın, tarihsel bilinç ve tam bağımsızlık anlayışıyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Havutça, CHP’nin kurucu kimliğinin tartışmaya açılmasına da tepki gösterdi.

Havutça, bazı liberal çevrelerin CHP’nin “tarihsel bagajlarından kurtulması gerektiğini” savunduğunu belirterek, “Onların ‘bagaj’ olarak gördükleri şey, bizim tarihsel mirasımızdır” dedi.

Bu mirasın Kuvayı Milliye, tam bağımsızlık, laik Cumhuriyet, ulusal egemenlik, devrimcilik ve çağdaş uygarlık hedefinden oluştuğunu belirten Havutça, CHP’nin bu değerlerden uzaklaşarak değil, onları çağın koşulları içerisinde yeniden yorumlayarak geleceğe yürüyebileceğini söyledi.


“Kişiler geçer, Cumhuriyet Halk Partisi kalır”

CHP’ye bağlılığın herhangi bir genel başkana veya parti yöneticisine bağlılık şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Havutça, siyasete kişisel kırgınlıklar veya kişilere duyulan yakınlık üzerinden değil, tarihsel sorumluluk bilinciyle bakılması gerektiğini kaydetti.

Havutça, “Bugün görev yapanlar da yarın görevlerini başkalarına bırakacaktır. Bizler de gelip geçeceğiz. Kişiler geçer; Cumhuriyet Halk Partisi kalır. Atatürk’ün mirası kalır. Cumhuriyet’in kurucu değerleri kalır. Kuvayı Milliye ruhu kalır” ifadelerini kullandı.


“Makamlar geçer, karakter kalır”

Siyasi tartışmaların bir gün sona ereceğini ve bugünün hararetli gündemlerinin zamanla tarihin sayfalarında birkaç satıra dönüşeceğini belirten Havutça, siyasetçilerin görevleri sırasında ortaya koydukları tutumun daha kalıcı olduğunu söyledi.

Siyasette makam ve unvanların geçici olduğuna dikkat çeken Havutça, insanların görevde bulundukları dönemde çevrelerinde oluşan kalabalıkların ve alkışların da kalıcı olmadığını ifade etti.

Havutça, siyasi yaşamda asıl ölçünün karakter, vefa, dostluk ve zor zamanlarda gösterilen duruş olduğunu belirterek, siyasi ve insani ilişkilerin kişisel hesapların üzerinde tutulması gerektiğini vurguladı.


“İlkeler ve değerler kalır”

Yaşanan tartışmaların ardından insanların birbirlerinin yüzüne aynı içtenlikle bakabilmesinin önemine dikkat çeken Havutça, siyasi görüş ayrılıklarının insanlık, dostluk ve karşılıklı saygının önüne geçmemesi gerektiğini ifade etti.

Havutça değerlendirmesini, CHP açısından tarihsel değerlerin açık olduğunu belirterek tamamladı:

“Bize düşen görev; 103 yıllık bu onurlu tarihsel mirası kişisel hesapların ve günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutmak, korumak, geliştirmek ve gelecek kuşaklara taşımaktır.”

Muhabir: OSMAN KANTARLIOĞLU