Balıkesir Barosu’na kayıtlı avukatlar, 24 Ocak Tehlike Altındaki Avukatlar Günü kapsamında yaptıkları açıklamada savunma hakkına yönelik ihlallere dikkat çekti. Adliye bahçesinde basın açıklamasına izin verilmemesi üzerine adliye dışında konuşan avukatlar, bir meslektaşlarına yönelik muamelenin hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını savundu.


“Adliye Bahçesinde Açıklamaya İzin Verilmedi”

Balıkesir Barosu’na kayıtlı avukatlar, 24 Ocak Tehlike Altındaki Avukatlar Günü dolayısıyla savunma hakkına yönelik ihlallere dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması yapmak istedi. Ancak avukatların adliye bahçesinde açıklama yapmasına izin verilmedi. Bunun üzerine açıklama adliye binası dışında gerçekleştirildi.

Avukatlar, savunma makamının baskı altına alındığı bir ortamda adil yargılamadan söz edilemeyeceğini vurguladı.


28D396E7 C2D0 421F B655 A72D2Fa6Eba7


“Savunma Hakkı Hukuk Devletinin Temelidir”

Basın açıklamasını Balıkesir Barosu Avukat Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Av. Alper Sarı yaptı. Sarı, savunma hakkının yalnızca mevzuatta yer almasının yeterli olmadığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

“Savunma hakkı, hukuk devletinin temel dayanağı ve hak arama özgürlüğünün en güçlü vasıtasıdır. Bu hakkın varlığı, ancak avukatın görevini hiçbir baskı, engelleme veya keyfi müdahaleye maruz kalmadan yerine getirebilmesiyle anlam kazanır. Savunmanın susturulduğu veya etkisizleştirildiği bir yerde adil yargılanmadan söz etmek mümkün değildir.”


“Meslektaşımızın Hakları Engellendi”

Açıklamada, Balıkesir Barosu avukatlarından Av. Ertuğrul Targal’ın 26 Ekim 2025 tarihinde Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği’nde yaşadığı öne sürülen bir olay da gündeme getirildi.

Baro temsilcileri, Targal’ın müvekkilinin ifade işlemlerine katılmak üzere gittiği birimde, Ceza Muhakemesi Kanunu’na aykırı şekilde dosyayı inceleme ve müvekkiliyle görüşme haklarının engellendiğini savundu. Dosya içeriğinin kendisinden gizlendiği ve müdafilik faaliyetinin kısıtlandığı ileri sürüldü.

Ayrıca avukata yalnızca mesleğini icra ettiği gerekçesiyle “rüşvet” iftirası atıldığı, ifade tutanaklarının küçük düşürücü biçimde yere saçıldığı iddiaları da açıklamada yer aldı.


39Cce645 7046 4C4B 8Bd1 D8Cbe019F132


Takipsizlik Kararına İtiraz

Açıklamaya göre, olayla ilgili sunulan tanık beyanları, kamera kayıtları ve video görüntülerine rağmen Cumhuriyet Savcılığı tarafından takipsizlik kararı verildi. Kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğu savunularak, delillerin neden yetersiz görüldüğünün ve tanık anlatımlarının neden dikkate alınmadığının gerekçeli biçimde ortaya konulmadığı belirtildi.

Balıkesir Barosu’nun söz konusu karara karşı Sulh Ceza Hâkimliği nezdinde itirazda bulunduğu ve sürecin takipçisi olunacağı kamuoyuna duyuruldu.


“Münferit Değil, Sistematik Bir Sorun”

Açıklamada yaşanan olayın tekil olmadığı öne sürülerek, Ahlak Büro Amirliği’nde uzun süredir hem avukatlar hem de yurttaşlar tarafından dile getirilen hukuk dışı uygulamaların bulunduğu iddia edildi.

Haksız gözaltılar, tehdit ve darp iddialarının bu durumun en ağır örnekleri olduğu savunuldu.

Baro temsilcileri, avukatın yargının asli unsuru yerine engel ya da suçun tarafı gibi görülmesinin hukuk düzenini zedelediğini belirtti.


“Savunmaya Müdahale Hukuk Devletine Müdahaledir”

Açıklamada ayrıca şu vurgular yapıldı:

  • Avukatların görevlerini icra ederken hiçbir makamdan izin almadığı,

  • Savunmayı engellemeye yönelik her türlü müdahalenin hukuk devletine saldırı niteliği taşıdığı,

  • Kolluk eliyle avukatlık faaliyetlerinin sabote edilmesinin endişe verici olduğu,

  • “Cezasızlık zırhı” olarak nitelenen uygulamaların kabul edilemez olduğu.

Baro temsilcileri, savunma makamının hukuk dışı uygulamalar karşısında geri adım atmayacağını ve adalet arayışını sürdüreceğini ifade etti.


24 Ocak Tehlikedeki Avukatlar Günü Nedir?

Her yıl 24 Ocak’ta anılan Tehlikedeki Avukatlar Günü, dünya genelinde avukatların görevleri nedeniyle karşı karşıya kaldıkları baskı, tehdit ve şiddete dikkat çekmeyi amaçlayan uluslararası bir farkındalık günü olarak biliniyor. Balıkesir’de yapılan açıklamada, yaşanan olayın Türkiye’de de savunma makamına yönelik risklerin sürdüğünün göstergesi olduğu ifade edildi.

Muhabir: OSMAN KANTARLIOĞLU