31 Mart 2026 Salı günü Balıkesir İdare Mahkemesi’nde görülen davada, CVK Maden İşletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yürütülen Sarıalan Altın Maden Projesi’ne ilişkin çalışma ruhsatının iptali talebi ele alındı. Gökçeyazı Mahallesi’nden dört vatandaşın söz aldığı duruşmada, davacıların avukatı İpek Sarıca, ruhsatın iptal edilmesi gerektiğine dair hukuki gerekçeleri mahkeme heyetine sundu.
Mülkiyet İzinleri Tamamlanmadan Ruhsat Verildi İddiası
Davacılar tarafından mahkemeye sunulan beyanlarda, maden sahasına ilişkin işyeri açma ve çalışma ruhsatının, gerekli mülkiyet izinleri tamamlanmadan verildiği vurgulandı. Ruhsat kapsamına, mülkiyet hakkı edinilmemiş taşınmazların da dahil edildiği belirtilerek, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğu ifade edildi.
Ayrıca, ruhsatın düzenlenme tarihinin, kamulaştırma projesinin hazırlanmasından (2 Mayıs 2024) daha önce olduğuna dikkat çekilerek, sürecin usule aykırı ilerlediği dile getirildi. Bu süreçte taşınmazlara erişimin engellendiği, taşkın kullanım yapıldığı ve tehlike arz eden faaliyetlerin gerçekleştirildiği ileri sürüldü.
“Mülkiyet ve Güvenlik Hakları İhlal Edildi”
Davacılar, söz konusu uygulamalar nedeniyle hem mülkiyet hem de güvenlik haklarının ihlal edildiğini, ayrıca ekonomik zarara uğradıklarını belirtti. Özellikle 263/83 numaralı taşınmazda, acele kamulaştırma kararı alınmadan önce taşkın kullanım yapıldığı, gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı ve faaliyet alanı ile taşınmaz arasında tampon bölge oluşturulmadığı ifade edildi.
Öte yandan, acele kamulaştırma kararının da iptal edilmiş olması nedeniyle, şirketin ilgili taşınmazlar üzerinde herhangi bir mülkiyet hakkının bulunmadığı vurgulandı.
ÇED ve Sağlık Koruma Bandı Uyuşmazlığı
Dava kapsamında, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunda belirtilen sağlık koruma bandı ile çalışma ruhsatında yer alan sınırlar arasında ciddi uyumsuzluklar olduğu da gündeme getirildi.
Davacılar, sağlık koruma bandı içerisinde meskenlerin bulunduğunu, açık ocak işletmesinin sınırında mera ve tarım arazilerinin yer aldığını belirtti. Ayrıca, söz konusu mesafenin bazı noktalarda 7 metrenin altına kadar düştüğü ve bu durumun ÇED taahhütlerine aykırı olduğu ifade edildi. Bu iddiaları destekleyen haritalar da mahkeme dosyasına sunuldu.
“Mücadelemiz Sürecek”
Dava, 26 Gökçeyazılı köylü ile Kazdağı Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından açıldı. Davacılar, mahkemeden kararın lehlerine çıkmasını beklediklerini ifade etti.
Gökçeyazı Türkmen Dağı Çevre Koruma ve Dayanışma Derneği Başkanı Dilek Yalçın, yaptığı açıklamada çevre mücadelesini sürdüreceklerini belirterek, “Havamızı, suyumuzu ve topraklarımızı korumak için mücadeleye kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.





